Rusların Kazan’ı İşgali ve Süyün Bike

Fatih ORTA

Giriş
Altın Orda Hanlığının varislerinden birisi olan Kazan Hanlığı bilhassa kurucusu Uluğ Muhammed Han zamanında güçlü olarak Ruslara karşı yapılan seferlerde büyük başarılar kazanmıştır. Fakat XVI. asırda eski gücünden düşmüş ve içeride ve dışarıda hâkimiyetini tesis etmekte zorlanmıştır. 1552’de Kazan’ın Rus işgaline uğraması ile doğudaki Türk illerinin işgali de hızlanmıştır. Biz bu yazımızda Kazan’ın Rus baskısı altında bulunduğu sırada cefakâr, samimi ve üstün bir mücadele örneği sergileyen merhum Safa Giray Han’ın eşi Süyün Bike’nin[1] yaptıkları ve yaşadıklarıyla Kazan Tatarlarının nasıl milli kahramanı olduğunu göstermeye çalışacağız.

Süyün Bike’nin Hayatı
Nogay mirzası Yusuf’un kızı olan Süyün Bike kaderin cilvesi ile üç Kazan hanına ardı arkasına eş olmuştur. Güzelliği dillere destan olan Süyün Bike ayrıca yüksek bir karaktere ve milli şuura da malikti. Babasından aldığı terbiye ve ikinci kocası Safagerey Han’ın tesiri ile Rus düşmanı olarak tanınmıştı.[2] Buna ilaveten ilk eşi olan Can Ali Rus tesirindeyken Süyün Bike, eşini bundan kurtarmaya çalışmıştır.

Süyün Bike ilk olarak Kasım sülalesinden olan ancak Kazan Hanı olan Can Ali ile evlendi. Esasında Süyün Bike, Can Ali Han’ı hiç sevmemiştir. Süyün Bike’nin Can Ali Han’dan hoşlanmadığı hatta nefret ettiği, dönemin Rus diplomatik belgelerinde de kayıtlıdır.[3] Ayrıca Kazanlılar Süyün Bike’yi sevdikleri kadar eşi Can Ali Han’dan da hiç hoşlanmazlardı. 1531 yılında Kazan Hanı olan Can Ali 1535 yılında düzenlenen bir darbe sonucu tahttan indirildi ve Süyün Bike dul kaldı. Bu darbe Kazan Hanlığı’nda ilk defa gerçekleşen bir olaydı. Ardından aynı yıl Kazan tahtına Kırım hanedanından Safa Giray Han geçti. Bu Safa Giray Han’ın Kazan tahtına ikinci kez geçişiydi. 

Kazan tahtına yeniden oturan Safa Giray Han, Nogay mirzalarından Mamay’ın kızıyla evli olmasına rağmen Can Ali’den dul kalan Süyün Bike’yi de nikâhına almak istedi. Safa Giray ile bu Türk-Tatar hatun pek çok yönden birbirine denk idiler. Dolayısıyla Can Ali’den hoşlanmayan Süyün Bike de bu izdivaca herhangi bir itirazda bulunmadı.[4] Süyün Bike, Safa Girey Han’la çok güzel bir hayat yaşadı ve onun eşleri arasında en sevileni ve en itibarlısı oldu.[5] Safa Giray Han’ın bu evlilik haricinden iki çocuğu olmasına rağmen onlar Kırım’daydılar. Safa Giran Han’ın Süyün Bike ile olan evliliğinden Ötemiş Giray adlı oğlu dünyaya geldi. Bu çocuk Safa Giray Han ölünce çocuk yaşta tahta çıkmıştır.

Safa Giray Han döneminde Moskova, Kazan’ı rahat bırakmadı ve sürekli Kazan’a askeri harekâtlarda bulundu. Ancak bu harekâtlar başarısız girişimler olarak kalmıştır. Ayrıca bu dönemde Kırım Hanı Sahib Giray da Kazan ile müşterek hareket edeceğini beyan etmiştir. Ancak Kazanlılar Safa Giray Han’a karşı içeride bir muhalefet başlattılar. Sebebi açıkça bilinmemekle beraber, bunun Kazan’ın dâhili bünyesinin, bilhassa arazi mülkiyetinin yeni ihtiyaçlara göre tanzim edilmemiş olmasından ileri geldiği anlaşılmaktadır.[6] Ardından Safa Giray Han Kazan tahtından çekilmek zorunda kaldı ve yerine Rusların desteklediği Kasım sülalesinden Şah Ali geçti. Ancak Şah Ali’nin saltanatı bir ay kadar sürdü; Safa Giray Han tahtını tekrardan aldı. Bu dönemde Rus muhipleri cezalandırıldı. Safa Giray Han ülkede Rus tahakkümünü kırmaya çaba sarf etmiştir. Safa Giray Han 1549 yılında Kazan’daki üçüncü hanlık döneminde, 42 yaşında vefat etmiştir. Safa Giray Han’ın yerine kimin geçeceğinin müzakeresi yapılmıştır. Müzakerelerden sonra Ötemiş (1549-1551) han ilan edilmiş ve henüz çocuk olan hanın yerine, annesi Süyün-Bike memleketin idaresini eline almış idi.[7] Kazanlılar Ötemiş Giray’ın han olduğunu Kırım’a ve Moskova’ya iletilmişti. Rus Çarı IV. İvan, Ötemiş Giray’ın hanlığını Moskova’nın muvafakati olmadığı için tanımadığını ilan etti.[8]

Safa Giray zamanında Kazan Hanlığı’na çok sayıda Kırımlı yerleşmişti ki Han’ın ordusu bile Kırımlılardan oluşuyordu. Süyümbike de hükümeti oluşturduğunda Kırımlıların yardımına başvurarak hükümetin başına Kırımlı komutan olan Kuçek’i getirdi. Kuçek Süyümbike’nin sağ kolu olup devlet işlerini de üstlenerek Kazan’da birlik ve beraberliği sağlamaya çalıştı.[9] Kuçek’in çalışmaları ve devlet idaresinde yer alması Kazanlı elitleri rahatsız etmekteydi. Bunlar Süyün Bike’nin Kuçek ile yasak aşk yaşadıkları iddia etmişler ancak bunlar asılsız iftiralardan ibaret kalmıştır. Kısa bir süre sonra da Kazan’da çıkan bir silahlı çatışmada Kuçek ve arkadaşları ele geçirilmiş ve öldürülmüştür. Böylece Kazan Hanlığı büyük bir değerini kaybetmiş oldu. Kuçek’in ölümünden sonra Huday-Kul ile Nur Ali Bey iktidarda etkin oldular. Onlar Ruslarla barış yanlısıydılar. 

Kuçek’in ölümünden sonra siyaset rüzgârı Kazan’ın aleyhine esmeye başlamış ve gelişen olaylar neticesinde Kazan ahalisi Moskova’nın soğuk nefesin enselerinde hissetmeye başlamışlardır. Ruslar Kazan’a 30 kilometre mesafedeki bir alan Zeya (Sviyajsk) kalesini inşa ettiler. Böylece Kazan üzerinde daha çok baskı kurabileceklerdi. Başarısız birçok seferden sonra İvan 16 Mayıs 1551 tarihinde bir ordusunu daha Kazan’a gönderdi. Fakat bu ordu diğerlerine göre başarılı oldu. 18 Mayıs’ta Kazan kuşatıldı. Çuvaş ve Mari halkları çara bağlılıklarını bildirdiler. Kazan Hanlığı kurulduğu günden beri Ruslar karşısında ilk kez bu kadar aciz duruma düşmüştü.[10] Kazanlı beyler Rusların askeri müdahalesi ile karşı karşıya kalmak istemeyerek barış anlaşması yapmayı kabul ettiler. Kazanlı beyler ile Çarlık arasında yapılan anlaşmaya göre; Çar Kazanlıları bağışlayacak, Kazan’daki Rus esirler serbest bırakılacak, Moskova’daki Türk-Tatar esirler ise Şah Ali tahta geçince serbest olacak, Moskova’nın himayesini kabul eden Mari, Mordva, Çuvaşlar ve onların toprakları Moskova mülkü sayılacak, Süyümbike, Ötemiş Girey Han ve taraftarları esir olarak Moskova’ya gönderilecek.[11] Ayrıca, İdil’in sol yani ova tarafı Kazanlılara tabi kalacak, dağlık tarafı yani Hanlık arazisinin yarısı ise Moskova’ya bırakılacaktı.[12]

İşte burada Tatarların milli sembolü haline gelecen olan Süyün Bike’nin hazin hikayesi başlar. O ve oğlu Ötemiş Giray sanki savaş esiri veya vatan haini imiş gibi tutuklanır ve Ruslara teslim edilir. Süyün Bike’nin Kazan’dan ayrılışı çok acı e hüzünlüdür. O, şehirden ayrılırken merhum eşi Safa Giray’ın kabri başında şu sözleri sarf etmiştir: “Ey Padişahım, görmüyor musun? Senin sevgili Hatunun ile oğlunu düşmanlar tutsak sıfatıyla alıp götürüyorlar. Niçin sen bizi yeryüzünde bıraktın da kendin yer altına gittin? Bizi Moskova padişahına tutsaklığa veriyorlar. Benim onunla mücadele etmek için gücüm kuvvetim yetmiyor, yardımcım da yoktur. Ey Sultanım, aç bana mezarını, bu kabirde her ikimize de yer bulunsun, genç karını yanına kabul et! Hatununun sabrından başka dindekiler istifade etmesinler! Kaygılarımı kime devredeyim? Oğlum ise gençtir, babam da uzakta, karşımdaki Kazan ahalisi ise yeminlerini bozdular. Ey Padişahım, sen bana cevap vermiyorsun. Katı gönüllü askerler beni tutup almak için hazır duruyorlar. Şimdiye kadar ben bir kraliçe idim, şimdi ise kaygı dolu fakir bir cariye olacağım. Benim artık ağlayacak halim kalmadı, gözyaşlarım hep aktı bitti, gözlerim kör oldu, sesim kısıldı.”[13]

 Süyün Bike’nin bu kabir ziyareti ve vedalaşmasının ardından Kazan Irmağı kenarına vardı. Süyüm-Bike’nin İdil üzerindeki gemiden Kazan şehrine bakarak son hitabının da şöyle olduğu naklediliyor: “Keder ve kan dolu şehir, sana kaygı ve hasret olsun. Başından tacın düştü; efendi iken köleliğe indin, şöhretin biti, halsiz kaldın ve yere serildin. Nerede senin sultanların ve onların meclis bayramları? Nerede senin hatun ve kızlarının rahat ettiği günler? Şehrin içinde o zaman bal nehirleri akardı, şimdi ise kan su gibi akıyor, nereden bulayım sivri kanatlı, güçlü kuvvetli bir kuşu babama göndermek için?”[14] Sahile toplanan bütün Kazan halkına, Süyün Bike vedalaşmak için elini sallayınca halk aynı anda ağlamaya başladı. Böylece Knez Obolenskiy başkanlığında tekne Kazan’dan ayrılmıştır. Tekne Moskova’ya 5 Eylül 1551 tarihinde varmıştır.[15]

Oğlu birlikte Moskova’ya götürülen Süyün Bike bir süre sonra IV. İvan yönetiminin zorlaması sonucu, Nogayların muhalefetine rağmen Şah Ali’ye nikâhlandı. Böylece Süyün Bike, Şah Ali’nin kardeşi Can Ali ve Safa Giray Han’dan sonra üçüncü kez bir Kazan hanı ile evlenmiş oldu. Oğlu Ötemiş Giray ise 8 Ocak 1553 tarihinde zorla vaftiz edilerek Hristiyanlaştırıldı. Kendisine Aleksandr ismi verilerek Korkunç İvan’ın sarayında terbiye edilmiştir.[16] Ötemiş Giray 1566 yılında 20 yaşında ölmüş ve Arhangel Katedrali’nde toprağa verilmiştir.

Süyün Bike ise Çar İvan’ın zorlamasıyla Kazan tahtına oturtulan Şah Ali evlenmek mecburiyetinde kalmıştır. Yusuf Mirza kızı Süyün Bike ‘nin ve torununun yanına gönderilmesi istemişse de Çar İvan Süyün Bike’nin kendi rızasıyla Şah Ali Han ile evlendiğini belirtmiştir. Süyün Bike hiçbir zaman Şah Ali ile evlenmesinden mutlu olmamıştır. Şah Ali’nin kaba ve özensiz bir insan oluşu bunda etkilidir. Süyün Bike 1557 yılında 38 yaşındayken vefat etmiştir. Süyün Bike’nin nerede ve  hangi şekilde öldüğü ve kabrinin yeri de bilinmemektedir.

Rus Çarı IV. İvan (Korkunç) Kazan hanbikesi Süyün Bike hakkında övgü dolu sözle sarf etmiş ve şöyle bir cümle ile hanbikeyi methetmiştir: “Ruh mertliğiyle orduya komuta eden kadın.” Süyün Bike halkın zihninde güzel, akıllı ve cefakeş biri olarak kalmaktadır çünkü o, halkını kurtarmak için kendisini feda ederek bile bile esir olmuştur. Süyümbike’nin dünyada eşine rastlanmamış bir simge haline gelmesinin nedenlerinden biri belki de tarih boyunca İdil Bulgar Devlet, Altın Orda ve Kazan Hanlığı gibi büyük devletlere sahip olan Tatarların o tarihte kaybettikleri devlet tekrar bağımsız hale getirememelerinden kaynaklanmaktadır.[17]

Kazan Düşünce Neler Oldu?

Süyün Bike Kazan tarihinin en önemli simalarından biridir ve onun Moskova’ya gidişi ile Kazan ahalisi büyük bir hata işlediklerini anladılar. Artık bundan sonra Kazan için cansiperane çalışacak bir değer yoktu. Hal böyle olunca Ruslar için elzem olan Kazan’ın işgali kolaylaşmış oldu. 1552 yılında Kazan Ruslarca işgal edildi. Şehir ele geçirilince Rus tarihinin en karanlık sayfalarını teşkil eden korkunç bir katliam başlamış, erkeklerden kimse sağ bırakılmamış, kadınlar ve çocuklar da öldürülmüş ancak küçük bir grup savaşçı şehirden çıkarak, mücadeleyi devam ettirmek üzere ormanlara sığınmış, bir kısım ahali de esir edilmiştir. Kazan’ın bütün serveti yağma edilmiş, camiler, mescitler, evler yıkılıp yakılmıştır. Şehrin içinde Türklerin yaşaması yasaklandı. IV. İvan hanın yaşadığı sarayı görünce buradaki bütün mallara kendi damgasını vurdurttu.[18]

Kazan’ın düşmesi elbette Türkler içinde belli başlı sonuçları olmuştur. Rusların Türkistan’ı ele geçirme imkanı doğmuş ve bu gerçekleşmiştir. Osmanlı Devleti, Kazan’a, kendinden istenilen yardımı sağlayamamış ve ileriki yıllarda gittikçe güçlenen Ruslarla mücadele etmek zorunda kalmıştır.

Kazan’ın düşmesi Türk ülkeleri tarihi bakımından bir dönüm noktası teşkil eder: Bu hadiseden sonra İdil Nehri Rusların eline geçmiş, o zamana kadar 1000 yıl müddetle bir “Türk nehri” sayılan İdil bundan sonra bir “Rus nehri” olmuş ve Rusya’nın ekonomisi için can damarı vazifesi görmeye başlamıştır.[19]

KAYNAKLAR
Ahmet Temir, “Kazan Hanlığı”, Türk Dünyası El Kitabı, TKAE, İstanbul, 1976.
Akdes Nimet Kurat, “Kazan Hanlığı”, DTCF Dergisi, XII/3-4, 1954.
Akdes Nimet Kurat, IV-XVIII. Yüzyıllarda Karadeniz Kuzeyindeki Türk Kavimleri ve Devletleri, 3.Baskı, Ankara, 2002.
İlyas Kamalov, “Tatar Prensesi Süyümbike ve Kazan’ın Ele Geçirilmesi”, Avrasya Fatihi Tatarlar, İstanbul, 2007.
Nadir Devlet, “Kazan Hanlığı”, Doğuştan Günümüze Büyük İslam Tarihi, C.9, İstanbul, 1989.
Reşit Rahmeti Arat, “Kazan”, İslam Ansiklopedisi, C.6, İstanbul, 1955.
Rızaeddin Fahreddin, Altın Ordu ve Kazan Hanları, Çev: İlyas Kamalov, İstanbul, 2003.
Serkan Acar, “Kazan Hanlığı (1437-1552)”, Doğu Avrupa Türk Tarihi, Ed: O.Karatay, S.Acar, İstanbul, 2013.
Serkan Acar, Kazan Hanlığı-Moskova Knezliği Siyasi İlişkileri, TTK, Ankara, 2013.

[1] Süyün Bike, Süyümbike, Süyünbike, Süyüm-bike gibi pek yazılış şekli vardır.
[2] Akdes Nimet Kurat, IV-XVII. Yüzyıllarda Karadeniz Kuzeyindeki Türk Kavimleri ve Devletleri, 3.Baskı, Ankara, 2002, s.179
[3] Serkan Acar, Kazan Hanlığı-Moskova Knezliği Siyasi İlişkileri (1437-1552), TTK, Ankara, 2013, s.206
[4] Acar, a.g.e. ,s.209
[5] İlyas Kamalov, “Tatar Prensesi Süyümbike ve Kazan’ın Ruslar Tarafından Ele Geçirilmesi”, Avrasya Fatihi Tatarlar, İstanbul, 2007, s.137
[6] Reşit Rahmeti Arat, “Kazan”, İslam Ansiklopedisi, C.6, İstanbul, 1955, s.511
[7] Arat, a.g.md. ,s.512
[8] Akdes Nimet Kurat, “Kazan Hanlığı”, DTCF Dergisi, XII/3-4, 1954, s.235
[9] Kamalov, a.g.m. ,s.138-39
[10] Acar, a.g.e. ,s.237
[11] Serkan Acar, “Kazan Hanlığı (1437-1552), Doğu Avrupa Türk Tarihi, Ed: O.Karatay, S.Acar, İstanbul, 2013, s.715; Kamalov, a.g.m. ,s.143
[12] Kurat, a.g.e. ,s.183
[13] Kurat, a.g.e. ,s.184
[14] Aynı yer.
[15] Rızaeddin Fahreddin, Altın Ordu ve Kazan Hanları, Çev: İlyas Kamalov, İstanbul, 2003, s.167
[16] Acar, a.g.e. ,s.239; Fahreddin, a.g.e. ,s.168
[17] Kamalov, a.g.m. ,s.150.
[18] Ahmet Temir, “Kazan Hanlığı”, Türk Dünyası El Kitabı, Ankara, 1976, s.935.; Nadir Devlet, “Kazan Hanlığı”, Doğuştan Günümüze Büyük İslam Tarihi, C.9, İstanbul, 1989, s.348.
[19] Aynı md. , s.936.
Yazar
Fatih ORTA

Bu websitesinde farkı kaynaklardan derlenen içerikler yayınlanmakta olup tüm hakları sahiplerinindir. Sitedeki içerikler atıf gösterilerek kaynak olarak kullanlabilir. Yazıların yasal sorumluluğu yazara aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kırmızlar® 2010 - 2024

medyagen