Gençlerden

                                                                           Metehan KAYGI*

Tanzimat Fermanı’nın ilanından itibaren hayatımızın her alanında bizleri tesir altına alan ve etkileri günümüze değin devam eden kültür farkılaşması ve yabancı kültürlerin bombardıma-nı konusuna bu hususta çorak gönülleri yeşerten ve bizlere ufuk açan Nevzat Köseoğlu büyü-ğümüzün penceresinden bakmak bizler için faydalı olacaktır.Çünkü Köseoğlu ‘’Milli Kültür ve Kimlik’’adlı eserinde tamamıyla bu önemli mevzudan bahsetmektedir.

Köseoğlu,kültürün geçirdiği evreleri kültürün doğduğu dönem,olgunluk dönemi ve kültür soğuması olan dönem olmak üzere üç sınıfa ayırmıştır.Kültürün doğduğu dönemin en önemli özelliği toplumda imanın kuvvetli oluşudur.Burada imandan kasdedilen sadece dinsel inanışlar değil bir toplumun sahip olduğu inanç sistemlerinin bütünüdür.Yani bu gruba toplumun varoluşundan beri biriktirerek günümüze taşıdığı gelenekleri,örf ve adetleri de dahildir.Kültür bu döneminde gayet canlı olup etkileştiği kültürlerden aldığı unsurları kendi kültürüne adapte etmektedir,yani millileştirmektedir.Böylece kültür mozaik gibi büyümekte ve zenginleşmektedir.Bu dönemin bir diğer özelliği ise amellerin iman çerçevesinde gerçek-leşmesidir.Amel-iman ilişkisinin bozulması,yani amellerin imandan sapmaya başlaması iman zayıflığını da beraberinde getirecek ve kültür sahip olduğu heyecanı yavaş yavaş kaybedecek-tir.

Kültürün ikinci dönemi ise olgunlaşma dönemidir.Bu dönem en parlak dönem olmakla bera-ber çözülme tohumlarının da atıldığı dönemdir.Bu dönemde kültür müesseseleri sıradanlaş-maya başlamış ve yeni değerler üretimi özelliğini de yavaş yavaş yitirmiştir.Çünkü kültürün geldiği son noktada kültür müesseselerinin yöneticileri artık tüm sorunların çözüldüğünü ve meselelere geleneksel biçimde yanıt verilmesi gerektiğini düşünmektedir,onlara göre kültür ulaşması gereken son seviyeye ulaşmıştır.

Kültürün üçüncü ve son dönemi olan soğuma döneminde ise kültür tamamen canlılığını yitir-miştir.Artık yeni unsurlar üretme yeteneğini kaybettiği gibi elinde var olanı da koruyamamak-tadır.Bu dönemde sürekli yabancı kültürlerin baskısı sonucu toplumsal yaşantı değişmekte ve bireyler o günkü hakim olan kültüre uymak zorunda kalmaktadır.İnsanların yaşam tarzları,dü-şünceleri,eylemleri o zamana hakim olan kültür anlayışına göre şekillenmektedir.

Köseoğlu kültürün evrelerini bu şekilde tasnif ettikten sonra çözüm reçetesini şu şekilde ver-mektedir:

Kültürün canlanması,tekrar ayağa kalkabilmesi için iman tazelenmesine ihtiyaç vardır.Kültür iman tazeleyip milli bir üslup yakalarsa tekrar ihtişamlı günlerine dönecektir.Bizim kültürümüzün de ayak bağlarından kurtulup ihtişamlı günlere dönmesi dileği ile…     

*Metehan Kaygı, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisidir.                                                                  

 

Güncel Yazılar

A. Yağmur TUNALI
Ahmet KARTAL
Ahmet URFALI
Ayşe SAMİHA
Cemal KURNAZ
Dilek YILMAZ
Ekrem ÖZKAN
Esat ARSLAN
Fatih AKMAN
İbrahim BAYKAN
İhsan KURT
Kenan EROĞLU
Mehmet MAKSUDOĞLU
Metin SAVAŞ
Mustafa ÇAKIR
Mustafa TEZEL
Necdet BAYRAKTAROĞLU
Nuri GÜRGÜR
Ömer AĞAÇLI
Orhan ARSLAN
Sait BAŞER
Serdar ÖZBOSNALIOĞLU
Serina DERİCİYAN
Sinan KÖSEDAĞ
Turgut GÜLER

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

11249542