İnanç ve Akıl

İslam Dini, esas olarak bütün insanları eşit kabul eder ve eşit hukukla davranır. Ancak milletler uzun tarihi geçmişlerinde geliştirdikleri dünya görüşlerine ait algı ve yorumları, töreleri ile dini karşılarlar, benimserler, yaşarlar ve yaşatırlar. Allah sözü Kur’an, Hucurat Suresi (13)’de “Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık.” diye hükmetmektedir. Bu ayetteki çağrıyı “aynı inançla ve aynı ahlakla farklı kültür ve medeniyet çevreleri oluşturmak” olarak anlayabiliriz. Öyleyse İslam’ı Türk olarak yaşamak ta vardır, Fars, Arap, Alman olarak ta… Ortak yan Allah’ın katında eşit olmaktır. Ama bu ortaklık o inancın farklı yorumlarından değerler yaratmaya, hayat çıkarmaya, yüksek insani eserler vermeye engel değildir, hatta belki de teşvik edicidir. 

Türkler tarihi seyir içinde “İslam İnanç” ını akılla akl ederek geliştirmişlerdir. Bu süreçte en önemli rehber, Türklerin itikatta yani inançta rehberleri, inanca akılla yorumu getiren Maturidi, İmam-ı Maturidi olmuştur.

Bu sayfada, inancımızın akılla geliştirilmesiyle ilgili, tarihte İmam-ı Maturidi yorumlarıyla başlayan süreçte yapılan çalışmaları yayınlayacağız. Türk Felsefesi ve onun geliştireceği bir Türk Medeniyeti’nin “inanç” için kaynağı hiç kuşkusuz İmam-ı Maturidi ile başlayan “akılı kullanma işi” ile olacaktır.

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

3859433