Sovyetler Birliği’ndeki Türklüğün ve İslâmın Bazı Meselelleri
Yazar: Dr. Baymirza Hayit
ISBN: 43
Yayınevi: Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı
Basım Yılı: 1987
Sayfa Sayısı: 264
Hazırlayan: Mehmet MEMİŞ, (E) Öğretmen
SOVYETLER BİRLİĞİ’NDEKİ TÜRKLÜĞÜN VE İSLÂMIN BAZI MESELELERİ
Türkistan Türklerinden büyük mücadele adamı, tarihçi Dr. Baymirza Hayit hayatının büyük bölümünü içinde yaşadığı Sovyetler Birliği’ndeki soydaşlarının hayatını, kültürünü ve tarihini, Türk Dünyası Araştırma Vakfı yayınlarında çıkan bir kitabı ile anlarmıştır. Sovyetler Birliği’ndeki Türklüğün ve İslâmın Bazı Meseleleri adlı bu eser her ne kadar güncelliğini yitirse de genel Türk tarihinin de önemli bir devreyi kapsayan, Türkistan Türklerinin zulüm ve bakılar altında yaşadığı, yakın tarihini bütün yönleri ile ortaya koymuştur. Yazarın hayatı zaten bu dönem içinde geçmiş; bu açıdan olaylara içerden bakarak bütün yönleri yazmıştır.
Sovyetler Birliği’ndeki Türklüğün ve İslâmın Bazı Meseleleri kitabı üç bölüm halinde tertip edilen makalelerden oluşmuştur. Kendisi de bir Türkçü tarihçi olan yazar, birinci bölümde genel Türk tarihinin, ikinci bölümde Türkistan Türklüğünün, üçüncü bölümde ise Sovyetler Birliği’nde İslâmın bazı meselelerini ele almıştır.
Kitabın konusu olan bu devre hakkında Türkiye’de yok denecek kadar az eser olduğunu görerek bu konuda bir eksiği gidermek istemiştir yazar. Bir amacı da, bu konuda eser veren, olaylara kendi düşünce ve anlayışları ile ele alan Batı ve ABD araştırmacılarına cevap vermektir. Zaten Rus ve Sovyet yazar ve bilim adamlarının Türkistan Türkleri ile ilgili eserler, işgalini kolaylaştırmak ve meşrulaştırmak amacıyla yazılmıştır.
Birinci Bölüm: Sovyet Devrimi 1917 yılında olmuş, Türk Kurtuluş Savaşı da 1919 da başlamıştır. Bu açıdan Dr. Baymirza Hayit, Sovyetlerin Atatürk ve Kemalizm hakkındaki düşünceleri ile Ankara hükümetiyle Sovyet devletinin ilişkilerini belgelere dayanarak yazmıştır. Aynı zamanda Sovyetler’in Türk Kurtuluş savaşına yardımları ve Sovyetlerin Türkiye’ye komünizmi getirme gayelerini ele almıştır.
İkinci Bölüm: Yazar önce çeşitli Türk boylarının yaşadığı, batıda Urallar, doğuda Çin, kuzeyde Sibirya, güneyde Pamirler’e kadar yayılan coğrafyayı Türkistan diye adlandırmıştır. Bu vatan parçasını tarih, kültür, medeniyet açısından bir bütün olarak ele almıştır. Aynı zamanda bu bölgenin yer altı ve yer üstü zenginliklerini, bu kaynakların, Sovyetler ve işgal altında bulunan Doğu Türkistan’da Çin tarafından nasıl sömürüldüğünü anlatmıştır. Burada özellikle Sovyet petrol ihtiyacının büyük kısmının Azerbaycan, Tataristan topraklarından karşılandığı, sonra kömürün ve doğal gazın büyük kısmının da bu bölgedeki ocaklardan gittiği çıkış yerleri tek tek belirtilerek verilmiştir. Tarım konusunda Özbekistan’da pamuk üretimin artırmak için yapılan vahşi sulama neticesinde nasıl çevre felaketine yol açıldığı ve hayvan varlığının nerede ise bitme derecesine getirildiği gözler önüne serilmiştir.
Ele alınan konulardan birisi de Türkistan’ın Çarlık Rusyası’ndan itibaren nasıl aşama aşama işgal edildiği,1917 Ekim devriminde, önce kavim ve boylara ayrılarak özerklik verildiği, sonra Sovyet Sosyalist Cumhuriyetine ve muhtar bölgelere çevrilerek kızıl ordu tarafından işgal edilerek Rusya’ya bağlandığı olayların tarihidir. Bu tarih aynı zamanda işgale ve zulüme karşı Türklerin mücadele tarihidir. Burada önce boyların liderleri önderliğindeki başkaldırıları, sonra ceditçilik hareketleri ve milliyetçiliğin yükselmesi ardından ‘basmacılar’ın mücadeleleri anlatılmış. Bu ayaklanma ve mücadeleler Sovyet kızıl ordusu tarafından bastırılmış; son olarak Stalin idaresi tarafından gerçekleştirilen binlerce Türk aydınının katledilmesi ve sürgün edilmesi ile Türkistan’ da Sovyet hakimiyeti tam olarak sağlanabilmiştir.
Bir başlık da İkinci Dünya Savaşı’nda Türkistan Türklerine ayrılmıştır. Bir taraftan Türkistan Türkleri Ukranya’ya Alman cephesine gönderilirken Türkistan’ın kömürü, petrolü, buğdayı Rusya’ya akıtılmıştır. Cephede binlerce Kazak, Tatar; Azerbaycan, Türkistan genci Sovyetler adına savaşırken ölmüş, binlercesi Almanlara esir düşmüş ya da Rusya adına savaşmak istemedikleri için teslim olmuşlardır. Almanlar bu esir askerlerden Türkistan taburları oluşturmuşlardır. Bu taburlardaki askerler Ruslar yenilir, ülkeleri özgürlüğe kavuşur umuduyla Almanların yanında karşı cephede savaşmışlar, Almanların savaşı kaybetmeleri üzerine ortada kalmışlar, yapılan anlaşma gereği Ruslar’a teslim edilmişlerdir. Rusya bu askerleri vatana ihanet suçundan hemen sınırda kurşuna dizmişlerdir. Bu askerlerden çok azı Türkiye’ye veya başka Avrupa ülkelerine iltica ederek hayatlarını kurtarabilmişlerdir… Kitabın Yazarı Dr. Baymirza Hayit de bunlardan biridir.
Kitabın üçüncü bölümü Türkistan’da İslâmın meselelerini iki başlık altında ele almıştır. Birinci başlık, Sovyetlerin ibadethaneleri kapatması, dini eğitimi yasaklaması ve Türkler arasında ateizm yayma çalışmaları, ikinci başlık Afganistan’ın işgali ve ve bu işgale karşı mücahitlerin savaşıdır.
