“Dersîm konusu, hem Osmanlı’nın, hem İstiklâl Savaşı’nın, hem de Türkiye Cumhûriyeti’nin önemli konularından biriydi. Bölgenin dağlık ve sarp yapısı, aşîretlerin yarı bağımsız bir yaşam sürmesine ve fiilî devlet hâlini almalarına yol açmıştı. Bu durumun tehlikeye girdiğini gördükleri zamân ise savaş durumuna geçip, saldırmaktan da geri durmamışlardır.
Osmanlı’nın son yüzyıllarında bölgeye komşu olan köy ve kasabalardan İstanbul’a sürekli şikâyet dilekçeleri yazıldığı biliniyor. Bu konuda arşivlerde sayısız bilgi ve belge var. Bu dönemde bir eşkıyâlık merkezi gibi hareket ettiği için sık sık çevre bölgelere yönelik de yağma harekâtları yaptıkları bilinmektedir.
1. Dünyâ Savaşı ile birlikte işler değişmeye, devlet, asker toplamaya başlayınca, bölgenin aşîretleri büyük bir dirençle karşılık vermiş ve asker vermeyi reddetmiştir. Rusların kazanacağını düşünen aşîretler, asker verip, hem Ruslarla ilişkilerini bozmamak, hem de ellerindeki insan kaynağını kaybetmek istememiştir. Devletin ısrârlı hareketi üzerine ise mart ayında, 1916 İsyânı başlatılır ve birçok kasaba ve ilçe merkezi işgâl edilir. Hattâ Mazgirt kaymakâmının âilesi ile birlikte şehîd edilmesi gibi katliâmlar da yaşanır. Alanlı, Arılli, Demenan, Haydaran, İzoli, Karsan, Kırgan, Koçuşağı, Köseoğlu, Kureyşan, Pilvenk, Resikuşağı, Seyitler, Suroğlu, Şamuşağı, Topuzuşağı, Yusufan gibi aşîretler bu isyâna katılır. Yaklaşık bir ay süren isyân, 9 Nisan târihinde askerî birliklerin ve devlet yanlısı aşîretlerin etkisiyle bastırılır. Ancak Ruslar karşısında alınan yenilgilerin ve Doğu Anadolu’daki Rus işgâlinin de etkisiyle Temmûz 1916 târihinde geri çekilen tümenlere karşı saldırıya geçerler. 1916 isyânı hakkında bilgi almak isteyenler, sayın Erhan Taş’ın “Dersim Aşiretlerinin Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’ne Karşı Sergilediği Paradoksal Tavır Üzerine Bir Değerlendirme” adıyla, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisinin 47. sayısında yayınlanan makâlesine bakabilirler. Bu arada 1937 yılında Seyyîd Rızâ ile birlikte asılan Fındık Ağa’nın 1916 isyânında da önde gelen isimlerden biri olduğu görülmektedir.
Ancak yaşananlar, bununla sınırlı kalmayacaktır. Sık sık yağma ve hattâ isyânvâri saldırılar sürecektir. En sonunda da 1921 Koçgiri İsyânı çıkmıştır. Bu isyân ise İstiklâl Savaşı’nın en zorlu günlerinde Ankara hükûmeti ile Erzurûm’daki Kâzım Karabekir Paşa’nın bağlantısını kesme tehlikesi yaratmış, bastırılana kadar yüzlerce askerin şehîd düşmesine yol açmıştır.
Cumhûriyet ile birlikte ise Kürdistâncı örgütler ve diğer Kürd isyânları ile koordinasyonun arttığı görülmektedir. Özellikle Koçuşağı aşîreti, Şeyh Sâid isyânına destek vermiş ve bunun için 20 Mart’ta Çemişkezek’i işgâl etmek için taârrûz başlatmıştır ama askerî birlikler karşısında başarısız olarak geri çekilmek zorunda kalmışlardır. Aynı Koçuşağı aşîreti, yaklaşık 1,5 yıl sonra 7 Ekim 1926’da yeniden harekete geçmiş, ancak bunu bekleyen Türk birliklerinin hazırlıkları karşısında, yaptıkları her taârrûz başarısız olmuş, 30 Ekim 1926’da resmen sona ermiştir. Bu isyân sırasında da bir subayımız ve 31 erimiz şehîd düşmüştür. On er ise kaybolmuştur. Yaklaşık dört yıl sonra, 8 Ekim 1930’da bu sefer Pülümür bölgesinde Pülümür aşîretlerinin ilçe merkezine ve kaymakâmın evine saldırısıyla Pülümür İsyânı başlamış ve askerî birliklerin kararlı ve hızlı tâkibâtı ile 14 Kasım 1930 târihinde bastırılmıştır.
1937 yılında başlayan Dersîm isyânı ve akabinde gerçekleşen dört ayrı harekât ile bölge sükûnete kavuşturulmuştur. Osmanlı’nın son yıllarından beri süren isyân hareketi, 1937 isyânı ile son bulmuş, ancak yeniden yaşanmasın diye arama ve tarama faâliyetleri ile silâhsızlaştırılma çalışması sürdürülmüştür. Bu da yaklaşık 35-40 yıllık bir sükûnet dönemi yaratmış, güçlü aşîretlerin altında ezilen zayıf aşîretler, kendilerini toparlama fırsatı bulmuştur. 1970’lerden beri ise bölgeyi mesken tutan TİKKO ve PKK gibi örgütlerle birlikte yeniden silâhlı çatışma dönemleri başlamıştır.
Bu konuda bilgi sâhibi olmak isteyenler için, bana göre en iyi kaynak eser, Kaynak Yayınlarından çıkan, iki ciltlik “Genelkurmay Belgelerin Kürt İsyanları” adlı eserdir.”
