Prof. Dr. Şener Aktürk ile Modernliğin Kökenlerini Konuşmak

Prof. Dr. Hüsamettin Arslan Seminerleri kapsamında gerçekleştirilen “Modern Dünyanın Kökenleri” başlıklı buluşma, sadece bir akademik sunum değil, modernliğe dair yerleşik kabulleri sorgulamaya davet eden güçlü bir düşünce etkinliğiydi. Konuşmacı olarak aramızda bulunan Şener Aktürk (Koç Üniversitesi), son çalışmasında ortaya koyduğu tezleri tarihsel, siyasal ve sosyolojik boyutlarıyla ele alarak dinleyicilere alışılmış modernleşme anlatısının ötesine geçme imkânı sundu.

Seminer boyunca modern dünyanın kökenleri, çoğu zaman göz ardı edilen bir soruyla birlikte düşünüldü: Bugün “ilerleme” olarak andığımız kurumsal yapıların ortaya çıkabilmesi için hangi toplumsal ve insani bedeller ödendi? Aktürk’ün çalışmasının merkezinde yer alan, Batı Avrupa’daki dinî çoğulluğun tasfiyesi meselesi, modernliğin karanlıkta bırakılmış kuruluş sürecini görünür kılan çarpıcı bir tartışma başlığı olarak öne çıktı. Bu yönüyle program, modernliği yalnızca kurumlar tarihi olarak değil, aynı zamanda dışlama ve yok sayma pratikleri üzerinden okuma çağrısı yaptı.

Etkinliğin moderatörlüğünü üstlenen Bengül Güngörmez Akosman, tartışmayı yalnızca tarihsel bir çerçevede tutmakla kalmayıp günümüz dünyasına uzanan düşünsel bağlantılar kurarak zenginleştirdi. Modern ulus-devlet, vatandaşlık, çoğulculuk ve birlikte yaşama meseleleri, seminerin soru-cevap bölümünde dinleyicilerin de aktif katılımıyla canlı bir düşünce zeminine dönüştü. Böylece program, tek yönlü bir anlatımın ötesine geçerek ortak bir tefekkür alanı üretti.

Bu seminerin, adını taşıdığı Hüsamettin Arslan’ın entelektüel mirasıyla da anlamlı bir bağ kurduğunu söylemek mümkün. Arslan’ın sosyal bilimleri yerleşik düşünce kalıplarını sarsan, konfor alanını bozan bir faaliyet olarak gören yaklaşımı, Aktürk’ün modernlik anlatısına yönelttiği eleştirel bakışla güçlü bir şekilde örtüştü. Bu açıdan program, yalnızca bir kitabın tanıtımı değil, aynı zamanda eleştirel düşüncenin sürekliliğine işaret eden bir buluşma niteliği taşıdı.

Etkinliğin Uludağ Sosyoloji Topluluğu tarafından düzenlenmiş olması da ayrıca kıymetliydi. Gençlerin, sosyal bilimlerin en temel kavramlarını yeniden düşünmeye dönük bu tür tartışmalara alan açması, üniversite ortamının düşünsel canlılığı açısından umut verici bir tablo ortaya koydu. Modern dünyanın nasıl kurulduğunu anlamaya çalışmak, aslında bugün nasıl bir dünyada yaşamak istediğimize dair sorular sormanın da bir yolu hâline geldi.

Sonuç olarak bu program, modernliği yüceltmek ya da toptan reddetmek yerine, onu daha dürüst ve bütünlüklü biçimde kavrama çabasının önemli bir adımı oldu. Dinleyiciler salondan yalnızca yeni bilgilerle değil, aynı zamanda yeni sorularla ayrıldı. Belki de seminerin en büyük başarısı tam da buydu: Modern dünyanın kökenlerini konuşurken, bugünün dünyasını yeniden düşünmeye kapı aralamak.

Yazar
Nuh Muaz KAPAN

Bu websitesinde farkı kaynaklardan derlenen içerikler yayınlanmakta olup tüm hakları sahiplerinindir. Sitedeki içerikler atıf gösterilerek kaynak olarak kullanlabilir. Yazıların yasal sorumluluğu yazara aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kırmızlar® 2010 - 2026

medyagen