ABD-İsrail’in İran Saldırısı Üzerine Kısa Tespitler

Tam boy görmek için tıklayın.

 

Prof.Dr. Ahmet ÖZTÜRK

– Rejimi ve yönetimi ne olursa olsun İran’a karşı başlatılan savaş haksız, uluslararası hukuka ve evrensel ahlaka aykırıdır. Kirli ve teolojik olarak sapkın bir grubun operasyondur. Bu savaşta jeopolitik gerekçeler ve nedenler ikinci planda kalıyor.

1- 1979’dan beri hiçbir İran yönetimi Ortadoğu’da ve ötesindeki eylemleri itibari ile hiçbir Amerikan ve İsrail yönetiminden daha despotik ve daha kanlı bir rejim olmadı. Suriye’de, Irak’ta, Yemen’de, Lübnan’da pek çok çatışmada İran dolaylı veya doğrudan birçok çatışmada rol oynadı ancak bunlar İsrail ve Amerika’nın dünya ve bölgedeki katliamları ile asla kıyaslanamaz.

2- İran’a yapılan saldırı hazırlanış ve icra bakımından saf bir siyonist hamledir; bu yönüyle bugünkü saldırıların öncesinde yapılan ve sonrasında yapılacak eylemler dizisinin önemli bir halkasıdır. İran’a karşı yürütülen kampanyanın, propagandanın ve yapılan saldırıların emperyalist niteliği Siyonist niteliğinin gölgesinde ve ikincil kalıyor. Yeni bir din ve medeniyet savaşı daha başlatıldı. Avrupa hükümetlerinin de dahil olduğu Siyonist İttifak var bu savaşın arkasında. Avrupa ve Amerika halkları çoğunluk olarak Hristiyan olsalar da yönetimleri, yönetimlerin arkasındaki elitler ve sermaye Siyonisttir. Amerika’da bir de klasik Hristiyan doktrinden kökten ayrışan ve daha çok Musevi köklerine yakın bir şekilde konumlanan, bu yönü ile Amerikan iç ve dış politikasında etkili olan Evanjelistler var. Bu neden önemli? Hristiyan hukuku da İslam hukuku da ‘önleyici savaş veya önleyici saldırı’ doktrinine yer vermiyor. Bu tür bir saldırı tanımı ve anlayışı kadim dini medeniyetler içinde sadece Musevi/Yahudi hukukunda yer alıyor.

3- Bu saldırının mimarı son bir yılda Beyaz Saray’a 7 kez ziyarette bulunan soykırım çetesinin başı ile İsrail devletidir. Yani MOSSAD merkezli katliam çetesidir. Pek muhtemeldir ki, halâ önemli bir bölümü kamuoyuna ve yargı organlarının erişimine kapalı olan, gizli Esptein dosyaları sayesinde İsrail’e teslim olmuş ve hakkında kendi toplumu nazarında pedofili iddiası ve şüphesi artan Trump sayesinde İsrail bu savaşı başlatabiliyor. Gerçi Trump’ın ideoloji, inanç, zihniyet ve karakter olarak Israil’deki soykırım suçlularından pek farkı yok. Yedi savaşı bitirdiği iddiası ile övünen, barış ödülü hak ettiğini iddia eden Trump’tan bahsediyoruz. Trump ile ilgili bu iki özellik aşağıdaki sorunun en kolay ve yüzeydeki cevabını da oluşturuyor. Tahran’da, bölgede İran Devrim rejimi yarım yüzyıldır var, peki bu savaş neden bu dönemi bekledi?

4- Bu savaşın alt yapısı öncelikle tam 4 yıl önce Biden Yönetimi döneminde ABD ve NATO’nun önlenmesi için için hiçbir adım atmadığı, Clinton döneminde Rusya’ya verdikleri güvenlik taahhütlerini unuttukları aymaz ve anlaşılmaz tavırları ile başlayan Ukrayna Savaşı ile atıldı. Rusya’yı yıpratmak ve zayıflatmak için milyonlarca Ukrayna’yı feda ettiler. Bunun için milyonlarca Rus veya Ukraynalı Slavı kurban edecek bir kukla lideri Ukrayna’nın başına getirdiler ve hala da orada tutuyorlar.

5- Ukrayna operasyonundan daha önce ve eş zamanlı olarak sahayı Ortadoğu’da hazırladılar. İran’a karşı 50 yıldır yapılamayan kapsamlı bir saldırı ve operasyonun önündeki en büyük engel olan Suriye’yi öncelikle yıktılar, istedikleri idari ve politik olarak zayıf ve elverişli hale getirdiler. Bu işte bölgedeki İran karşıtı devletler, bölgesel ve küresel siyasete sorunlu bir şekilde mezhepsel aidiyetler üzerinden bakan aktörler taşeron roller icra ettiler. Türkiye de dahil bunlara.

6- Bu kapsamda Filistin’de Hamas, Lübnan’da Hizbullah, Yemen’de Husiler’i zayıfladı veya büyük ölçüde pasifize edildi.

Bunun için 7 Ekim saldırıları ve sonrasındaki süreç etkili oldu. Şimdi 7 Ekim saldırılarını anlamak daha büyük bir önem arzediyor. Bu saldırıların sonuçlarına baktığımızda bugün 7 Ekim’i kimin yaptığından ziyade böyle bir kapsamlı saldırıya Siyonist rejimin göz yumduğu iddiaları veya neden engel olamadığı, olayları ve bugünkü saldırıyı daha açıklayıcı bir özellik kazanıyor.

7- İran’dan sonra sıra hangi ülkeye gelecek? Bunun cevabını herkesin bildiğini tahmin ediyorum. Benim cevabım önceliğin Pakistan olacağı yönünde. Arkasından Türkiye’nin de bu Siyonist çetenin hedefi olması çok şaşırtıcı olmaz.

8- Siyonist küresel çete Avrupa ve Amerika’daki yönetimleri ve kurumları uzun süredir zaten kontrol ediyorlar. Yine uzun bir süredir kendi mezarlarını kazmaktan haz duyan Ortadoğu ülkeleri ve yönetimleri de bu yapının kontrolünde. Körfez ülkeleri, Mısır, Ürdün, Irak gibi…

11 Eylül 2001’de başlayan ve 7 Ekim 2023’te hızlanan yeni bir küresel düzen yeni bur bölgesel durum var. Siyonist yayılma.  Buna karşı en büyük ve en etkili tepki maalesef bölge ülkelerinden değil, Avrupa ve Amerikan toplumlarından gelebilir. Ne Çin, ne Rusya, ne de Japonya’dan…

Yazar
Ahmet ÖZTÜRK

Bu websitesinde farkı kaynaklardan derlenen içerikler yayınlanmakta olup tüm hakları sahiplerinindir. Sitedeki içerikler atıf gösterilerek kaynak olarak kullanlabilir. Yazıların yasal sorumluluğu yazara aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kırmızlar® 2010 - 2026

medyagen