Abdullah Demirci hocam Konya Hadimli bir baba ve Gerede’nin Birinciavşar köyünden bir annenin evladı olarak Gerede’de dünyaya geldi. Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak uzun yıllar ülkemize hizmet verdi. 2019 yılında emekli oldu. Evli ve üç çocuk babası olan Abdullah Hoca’nın bir de torunu var.
Abdullah Demirci, “Gerede Birinciavşar Köyü Monografisi” başlıklı teziyle yüksek lisansını 1998 yılında, “Türk Kültüründe Yedi Uyurlar Kültü ve Edebi Dönüşümleri” başlıklı teziyle de doktorasını 2006 yılında bitirdi. Akademiye intisap etmedi. Meslek hayatını öğretmen olarak sürdürdü. Bir ara okutman olarak Bosna Hersek’te bulundu.
Abdullah Demirci, 1996’dan yani ilk sayısından itibaren 30 yıldır bir kültür dergisi olarak yayın yapan GERKAV Gerede Bülteni’nin yayın kurulunda bulundu, yayın yönetmenliğini yaptı. Ankara’da bulunan Milli Kütüphane’deki süreli yayınlarda Gerede hakkında bilgilere, üniversitelerde yapılmış tezlere ulaşmaya çalıştı ve bunları Gerede Bülteni’nde yayınlayarak okuyucuya duyurdu. Kendisinin şimdilik yayınlanan tek kitabı “Gerede Manileri” (Ankara 2026) adlı yayınıdır.

Bir kitap tutkunu ve iyi bir araştırmacı olan Abdullah Hoca’nın çeşitli dergilerde makale, derleme, gezi yazısı, söyleşi türlerinde yazıları yayınlandı. Sempozyumlarda bildiriler sundu. Özellikle Gerede, Dörtdivan kültürü üzerine yoğunlaşan yazılarıyla yöreye dâir araştırmalarına ve derlemelerine devam etti.
Abdullah Demirci çeşitli araştırmacılara kaynak ve bilgi desteği veren bir halkbilimcidir. Kendisinin yapmaya fırsat bulamadığı çalışmalarda özellikle genç yazarları teşvik etti. Bu hususta elindeki malzemeyi cömertçe paylaşmaktan geri durmadı. Gerede kültürü konusunda hem bilfiil ortaya koyduğu yazılar hem de araştırmacılara verdiği destek her zaman takdir ve minnet duygularıyla anılacaktır.
Gerede araştırmalarımızda biz de Abdullah Demirci Hoca’nın unutulmaz desteklerini gördük. Yöreyle ilgili çalışmalarımızda onun her zaman adeta bir editör gibi yanımızda olduğunu söyleyebilirim. Araştırmalarımızı zaman zaman kendisine gönderdiğimiz Abdullah Hocam, konuyla ilgili bilgi, belge ve tecrübelerini bizimle paylaşmış ve yayınlarımızda bize daima destek olmuştur.
Erbabına malumdur ki, bir çalışmanın bilgiden ve tecrübeden yana her zaman bir eksiği olabilir. Özellikle ilmî çalışmalar ne kadar kişi tarafından görülüp okunursa yayın öncesinde bu o kadar iyidir. El elden üstündür, demişler. Yazarın göremediği ya da tecrübe eksikliğinden doğan hususlar bu okumalarda ortaya çıkar. Fakat bu konuda size yardım edecek kişiler de azdan azdır. Herkesin bir işi, bir meşguliyeti vardır. Fakat Abdullah Hoca’nın özellikle Gerede kültürü konusunda her kitap, yazı, araştırma üzerinde titizlikle durduğunu ve bunları takip ettiğini ifade edebiliriz.
Sonuçta Abdullah Demirci çalışmalarımızda bize büyük ölçüde destek olan bir büyüğümüzdür. Doğup büyüdüğü topraklara vefa borcunu bir de böyle ödeyen hocamız araştırmalarımıza destek vermeye hâlen devam ediyor. En son olarak Gerede Halkbilimi Araştırmaları adıyla Gerede’yle ilgili son bir yıldan beri yazdığımız makaleleri ve derlemelerimizi bir araya getirdik. Burada Gerede’nin söz hazinesi olan kelime, deyim, atasözü konusunda en son derlenen ürünler de yer alıyor. Önceki derlemelerimizde olduğu gibi burada Abdullah Hoca’nın çok önemli katkıları oldu. Yayınladığımız kitaplarda bazı bölümlerin zengin içerikle ortaya çıkmasında hocamın çok değerli katkılarının olduğunu burada bir kez daha ifade etmek isterim.
Bu çalışmamız içinde yer alan “Söyleşiler” bölümündeki dört söyleşi de Abdullah Hoca’nın sorduğu sorulara verdiğimiz cevaplardan oluşuyor. Hocayla yaptığımız diğer söyleşiler çeşitli dergilerde yayınlandıktan sonra Gerede Yazıları, Dörtdivan Yazıları ve Bolu Araştırmaları adlı kitaplarımızda da yayınlandı. Böylece bir kitaba dönüşürken yaptığımız çalışmaların bizde uyandırdığı duygu ve düşünceleri de okuyucuyla paylaşma imkânı bulmuş olduk.
Kültür araştırmacıları, ilim adamları yeri ve zamanı geldiğinde paylaşmayı bilmelidir. Özellikle bilgi ve tecrübe paylaşımı bu alanda çok önemlidir. Bunun yanına tenkidi de koymak lazım. Bilgi ve tecrübe paylaşımının pek olmadığı, tenkide tahammül edemeyen akademik mecralarda bilim ve orijinal çalışmalar aramak beyhude bir iştir. İşte böyle bir dönemde Abdullah Demirci gibi isimlerin hizmeti büyük önem arz etmektedir.
“El kadar unun varsa git fırıncıya ver!” demişler. Abdullah Hoca da kıymet bilen, çalışan, üreten gençlere ve araştırmacılara hem gönül desteği veriyor hem de onlarla bilgi ve tecrübelerini paylaşmaya devam ediyor.
