Bu Topraklarda İt, İtilen Midir? Modernite Köpeği Neden Doğurdu?

Bu topraklarda analar askere yolladıkları çocuklarını uğurlarken onlara kınalı kuzum dediler. Ahırında yetiştirdiği hayvanına gösterdiği merhameti kendi evladinda birledi.

Bunu dünyayı paylaştığı bütün canlılara da kademe kademe teşmil etti.

Buraya kadar bir mes’ele görünmüyor.

Ancak bir kadın oğlum, kızım, kuzum, bebeğim, evladım diye sevdiği canlılara “Seni ben doğurdum” diyorsa bu merhametin değil artık psikiyatrinin bir konusudur.

İşte modernitenin insan hayatına soktuğu zehir bu noktadır.

Burada, sapkınlık başlar, istismar başlar, insan fıtratına bir savaş başlar!

Fakat devletin bu sapkınlık karşısında aldığı tavır ve üslûp çok yanlış.

Siz, kendisini kınalı kuzum diye sevilerek büyümüş insanlara, hayvanlara karşı aşağılayıcı bir dil kullanırsanız bu ters teper!

Sokağında can çekişirken bulduğu kedi ve köpeklere bakmak zorunda kalan insanlar sizi anlayamaz!

Modern şehir hayatında tabiatta bulunan hayvanların canı, sağlığı, üremesini kontrol etmek devletin görevidir.

Eğer devlet belediyelere bu konuda yeterli bütçe ayırmamış ise… Yahut ayrılan bu bütçe ile sokak hayvanları kısırlaştırılıp azaltılmamış ise… Burada suç şehrin kaldırımına doğmuş masum, zavallı köpeklerin mıdır? Çoğalan bu hayvanlar, fıtratı gereği ne kadar bize patili dost ise, gruplaştıkları vakit tehlikeli hal alabiliyorlarsa burada suç Allah’ın yarattığı düzenekte mıdır yoksa onu yeryüzüne idareci kıldığı insan ve devlet düzeninde mıdır?

Bizim geleneğimizde devlet Hüma kuşu gibi esirgeyen, koruyandır. Onun için devlet-i hümayun adı verilmiştir. Adaleti sağlayan ise devleti yönetenlerdir. Kutadgu Bilig “Tanrı adalet için seni buraya tıkdı!” der. Yani Torei’yi, tanrısal türeyiş kanunlarını uygulayasın diye.

Devlet, sokak hayvanları için görevini eksik yapmışsa, suç kontrolsüz üreyen, kaldırımlarda sersefil gezen hayvanlarda mıdır?

Bu açığı yakalayan küresel güçlerin, hem insanların yardım ve merhamet duygusunu sömürmek için bebek mamasından pahalı hale getirdikleri bin bir çeşit mama üretmesi, pazar oluşturması gayet tabii değil midir?

Ya veteriner terörü!

Can çekişen sokak hayvanlarını yaşatmak için adım atar atmaz önüne fahiş fiyatlar konulan vatandaşlar çaresizlik içinde kıvranırken ve derdi bu iken devletin köpek ittir, necistir vs yollu etimolojik, sosyolojik, fıkhi karmakarışık dilini anlaması, itperest adını taktığı  küresel belaya karşı mücadelesini anlaması, yanında olması mümkün mü?

Kim kime ne diyor, neyi anlatıyor?

Modernite denilen seytaniyet ile savaşmanın dili bu değildir!

Tarihi boyunca birçok meydan savaşından çıkmış bu millet, köpek sürülerinin ülkeyi esir aldığı söylenirse bunu anlamaz, acizlik görür!

Sefalet sınırındaki emekli maaşı ile evine tek bir kedi bile alıp besleyemeyen, mamayı geçtik en küçük bir hastalığında önüne koyulacak bir ev ve araba parası miktarlardan korkan halk sizi anlamaz!

Merhamet ve vicdan sahibi olarak yaratılmış insanlığa, kontrol edilmesi engellenmiş canlıları yok etme dili ile ortaya çıkan dil; asıl seytaniyet budur!

Siyaset, akademi ve din düştüğü bu tuzağı nasıl görmez?

Deccaliyet, molok denilen kadim iblise hep masum canlıları seçmiştir! Gazze’deki çocuklar, hastahanelerde soykırıma tabi tutulan bebeklerimiz, yavrumuz, evladımız dediğimiz sokak hayvanlarımız, ormanlarımız hepsi iblise ayįn sunuluyor.

Köpeği ben doğurdum diyen sapkınlık ile evladına kınalı kuzum, köpeğine oğlum, kızım diyen kadim varlık anlayışımızı ayırt edecek dili iyi seçmemiz gerekiyor.

 Evvela varlık anlayışımız nedir siyaset, akademi ve ilahiyat bunu yeniden fark etmesi, anlaması, yeniden güncellemesi gerekmektedir.

Doğru mücadeleyi, kaba, yoz, yanlış, kendinden başka alan tanımayan, ustenci, eşari gelenekten gelen kupkuru fıkhi ölçülerle dayatmak da deccaliyetin çelmesine gelmektir!

Çift cinsiyetle doğan fıtrata karşı devlet LGBT denilen deccaliyete paçayı kaptırırsa evlilikler azalır, nüfus yok olur, Lut kavmi haline geliriz!

Sadece canlıya değil eşyaya da iyi davran diyen varlık anlayışına karşı ittir, köpektir, necistir vs dili ile çıkamazsınız! Yunus’un bin yıl daha mayalanmaya yetecek gönlüyle yoğrulmuş bu millet sizi anlamaz!

İslami anlayışı yüzyıllar içinde Eşarilesse de gönlü, varlık anlayışı aynı farkında değil misiniz?

Moderniteye karşı, varlığı birlemiş ruhu müsavi tutamazsınız.

Devlet dairedir; o çemberi daraltmaz, zindan etmez, o dairedeki varlığı yok etmez, idare eder. Bu yüzden mudirdir. Bu düzeni sağlayacak mudirligi tayin eder.

Yok etmez, zulmetmez, oradan oraya sevk ve idare eder…

Çünkü Töreyi, şeriatı, Tanrı düzenini ancak Devlet ile o devletin kurumları ile sağlayabilir.

Kut kazanmış bütün bu mudirlerin, vekillerin, yöneticilerin görevi halkın da kutunu kazanması için onları eğitmesi öğretmesi olacaktır.

Devlet görevini sessizce yapmalıdır, halkla bu toprakların varlık anlayışı ile konuşmalıdır, pençesini göstereceği dil halka ve canlılara değil deccaliyete olmalıdır.

Bunun yolu da mesuliyet almak, görevini yapmak, kanun koymak, denetlemek, istismarcıların başını ezmek, işine çomak sokmaktır.

Akıllı Beğ, halkın karşısında canlı cansız her varlığın başını okşayan gönül adamıdır!

Gönlünü alamadıklarınızın değil oyunu, günahını bile alamazsınız…

Asıl vazife ise entelijansiyada…

Biraz tahlil edilsin bakalım bu topraklarda it, itilen midir, modernite köpeği neden ve nasıl doğurdu?

Bu konuda yolunu, yönünü ve dilini şaşırmış siyasete akıl versin.

Kadirşinaslıkla efendim…

Saliha MALHUN

Yazar
Saliha MALHUN

Bu websitesinde farkı kaynaklardan derlenen içerikler yayınlanmakta olup tüm hakları sahiplerinindir. Sitedeki içerikler atıf gösterilerek kaynak olarak kullanlabilir. Yazıların yasal sorumluluğu yazara aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kırmızlar® 2010 - 2026

medyagen