Bu nasıl müttefik(lik)?

– NATO’nun en güçlü ülkesi bir NATO üyesinin egemenliği altındaki Grönland’ı almakta ısrar ediyor. Bu talebini bir NATO zirvesinde tekrarlıyor,

– Aynı ülkenin devlet başkanı sıfatı taşıyan zat, başta Filistin olmak üzere uluslararası sorunlara karşı en samimi insani söylem ve tutumu takip eden İspanya Başbakanına diplomatik ve ahlaki teamüllerin dışına çıkarak saldırıyor. NATO’ya da…

– Aynı kişi, zirveye korkunç paralar harcayarak ev sahipliği yapan NATO üyesini ticaretten turizme, iç güvenlikten dış güvenliğe, İran’dan Suriye’ye, finanstan bütçeye, enerjiden tarıma, sanayiye kadar etkileyen İran savaşını zirve devam ederken yeniden başlatıyor.

Bu nasıl müttefiklik? Bu nasıl güvenlik ittifakı?

Trump’ın iki müttefiki var; içerde MAGA tabanı, dışarıda İsrail ve siyonist terör çetesi. Trump bir NATO zirvesi sürerken bile bu müttefiklerini memnun edecek adımları ve söylemlerini peşpeşe tekrarlıyor.

Biz de, Titanik’teki orkestra rolüyle 30-35 kanal NATO ve Trump güzellemesi yapıyoruz. Neyin karşılığında? F35’ler mi verilecek, S400 yerine Patriot sistemleri mi? Teknik ve askeri olarak yeterince denenmemiş bir hava aracına 80 motor almak için mi bunlar? Patriot hava savunma sistemleri masada mı, pek bahsi geçmiyor. S400’ler olmuyorsa hava savunma meselemiz nasıl halledilecek?

Bu zirveden bu sorulara kesin ve ikna edici cevaplar çıkmayacağı düşüncesindeyim. Boş sözler uçuyor havada… Trump, tam bir sahtekâr ve yalancı, hiçbir sözünü tutmayan biri. Gazze’de neler yaptığı ortada. Bizim de, her nedense, dahil olduğumuz Gazze barış kurulu ne iş yapar? Gazze’de adına ateşkes dedikleri şey İran operasyonu için bir önlemdi. Lübnan’ı işgal etmek, İran’ı yok etmek için Gazze’de vites düşürmek, askeri operasyonu yavaşlatmak gerekliydi. Hangi ateşkesten, hangi barıştan bahsediyorsunuz?

Trump Gazze’de, İran’da bütün dünyaya yalan söyledi. NATO hakkında da, her konuda da söylüyor. Yer kürenin, uluslararası siyasetin görüp göreceği en sahtekâr ve yalancı birine, asla hak etmediği kadar itibar ve güven istinat etmek milli dış politika ve stratejiler açısından nasıl riskler barındırıyor?

Türk Dış Politikası tarihte hiç bu kadar savruk bir dönem daha yaşamadı? Veya ben hatırlamıyorum. Bir düzine örnek var ortada. Biz F35 programından neden çıktık, nelere mal oldu arka plandaki politik tercihler? Gazze’de savunduğumuz ve takip ettiğimiz iddia edilen politika ve yaklaşım ile abartılı NATO şovları ve Trump aşkımız nasıl yanyana konuluyor?

Üyesi ve ev sahibi olduğumuz bu zirvede, bir güvenlik örgütü olduğu iddia edilen NATO’nun liderler zirvesinde, ev sahipliği yapan bu ülke kendi sınır, ekonomi ve milli güvenliğini açıkça tehdit eden İran Savaşını muhatapları ile konuşabiliyor mu?

Pakistan’ın aylarca süren çabasıyla İran’da ulaşılan kırılgan bir ateşkes ve soğuma sürecinin Ankara’da bir NATO zirvesi esnasında çöpe atılması nasıl bir şey? Türk diplomasisi Trump’ı memnun etmekten başını kaldırıp da muhataplarıyla acil ve güncel güvenlik konularımızı konuşuyor mu? NATO üye ülkelerin güvenliği için var değil miydi?

Şova değil, sonuçlara bakalım.

12-13 sene önce Suriye’deki savaş ve istikrarsızlık nedeniyle NATO’dan istenen Patriotların geri çekilmesi ile başlayan dış politika krizinin, İran Savaşı ile Suriye dahil daha geniş bir bölgeyi, bütün güney komşularımızı istikrarsızlaştıran, İsrail’e kalıcı yayılma alanı açan Trump’ın bilinen ve kabul edilemez Filistin ve bölge politikaları ile ortadan kalktığına mı inanıyoruz?

Ankara’da büyük bir diplomatik zirveyi organize etmek önemli ama bu zirvenin bizim için kazanımları ne olacak? Dış politikamızda, güvenlik ve askeri ajandamızda çözümü uzadıkça uzayan sorunların varlığında, bu zirve öncesi ve sonrasında dış politika zaferimiz nerede tam olarak?

Yazar
Ahmet ÖZTÜRK

Bu websitesinde farkı kaynaklardan derlenen içerikler yayınlanmakta olup tüm hakları sahiplerinindir. Sitedeki içerikler atıf gösterilerek kaynak olarak kullanlabilir. Yazıların yasal sorumluluğu yazara aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kırmızlar® 2010 - 2026

medyagen