Müslümanlığımızı Sorgulamalıyız   

Bunalım, çatışma, kavga, adaletsizlik üreten bir toplum olduk.

Genelleme yaparsak Müslüman bir toplum, çatışma, buhran üretmemeli; bilakis çatışmalara, buhranlara çözüm olmalı.

Bugün güveninin, ahlakın, dürüstlüğün, adaletin, merhametin katledildiğini; helâl ve haramın ölçü olmaktan çıktığını istatistiklerle gördüğümüz bu toplumun Müslümanlığı sorgulanmalı.

“Âlimin uykusu, cahilin ibadetinden hayırlıdır.” diyen bir Müslümanlığın Müslümanları bugün, çağın teknolojisinin, bilgisinin çok gerisinde ise; okumuyor, düşünmüyor, akletmiyorsa; kâfirin teknolojisine, bilgisine muhtaçsa elbette Müslümanlığımız sorgulanmalı.

Dünyanın en büyük adliyesini, hapishanesini, hastanesini yaptığımızı ilan ediyorsak; sokaktaki her iki insandan biri birileri ile davalıysa; adliyelerde, hapishanelerde, hastanelerde yer bulamıyorsak; sistem bizi kendisine benzetmişse Müslümanlığımız sorgulanmalı.

Cinayetlerin, boşanmaların, adli davaların, uyuşturucu kullanımının katlanarak arttığı bir cemiyette Müslümanlığımız ve yönetim sorgulanmalı.

Bir doların elli TL olduğu, faizini ödemekte zorlandığımız 600 milyar dolar dış borcun ticari piyasayı boğduğu; ticari ve sosyal ahlâkı yiyen faizin yüzde ellilere tırmandığı; insanlarının bankalara esir edildiği ve borçlu yaşatıldığı bir toplum, bir devlet, bir yönetim ve Müslümanlığımız sorgulanmalı.

Yaşasın Kapitalizm!! Yaşasın Kapitalizm!!

Kolay para kazanma yollarının teşvik edildiği; üretime yansımayan, alın terinin olmadığı para kazanma kapılarının rağbet gördüğü bir toplumun Müslümanlığı sorgulanmalı.

“Dicle’nin kenarında bir kuzuyu bir kurt kapsa…” diyerek kürsülerde adaleti, güveni konuşurken; sözlüklerdeki doğruların hepsini yalanına, hırsızlığına, yönetim acizliğine perde yapan; hitabeti ihanete dönüştüren‘’ dili bilgili ve sihirli’’ yöneticilerin, bürokratların olduğu bir toplumun Müslümanlığı sorgulanmalı.

Hasırda yatmış, açlıktan beline taş bağlamış bir peygamberin ümmeti bugün, konforun konforunu, servet biriktirmenin zirvesini yaşıyor.

Merhametimiz, öfkemize, servet edinme hırsımıza galip gelmiyorsa; ahlâkımızla, dürüstlüğümüzle model olamıyorsak; güzelim değerlerimizi hayatımıza yansıtamıyorsak, değerlerimiz eylemlerimizde yaşamıyorsa, eylemimiz söylemimizin önünde değilse Müslümanlığımız sorgulanır, sorgulanmalı.

Verdiğimizi unutacak kadar cömert değilsek; bir çaresize çare olamıyorsak, kazanmayı, infak etmeye odaklamamışsak; ürettiğimizi tüketmiyor, tükettiğimizi üretmiyorsak; ölene kadar üretici değilsek; alnımızla beraber infakımız, vicdanımız, merhametimiz secdeye gitmiyorsa Müslümanlığımız sorgulanır, sorgulanmalı.

İslam dünyasının cehaletini, rezaletini, onursuzluğunu, geri kalmışlığını; petrol paralarının Siyonist bankalarını beslediğini; birçok İslâm ülkesinin kâfire dost, Müslümana düşman olduğunu, bilim ve teknolojiye yatırım yapmadığını, zevk ve sefa içinde yaşadığını hangi Müslümanlığımızla izah edebiliriz ?

Müslümanın Müslümanlığı muamelesi ile belli olur. Eylemi olmayan bilgi çöplüktür.

Müslüman kasayla, masayla, nisayla imtihan edilmeden Müslümanlığı kavi olamaz.

Müslümanlığımızın kalitesi burada ortaya çıkar. Bunlarla imtihan olunmadan efelenmenin bir anlamı yoktur.

Hani, “devlet malı, yetim malı”ydı ? Şimdi ‘’Han-ı Yağma- Yiyin Efendiler Yiyin…’’ zamanı mı diyelim.

Devleti yönetenlerin makamdan kaynaklı kazandığı her servet, her hediye haramdır.

Bugün çocuklarının veya kendilerinin mal varlığı konuşulmayan siyasi yok gibi. Bu utanç bize yeter.

“İHA-SİHA” sözlerinden bıktık. Ben bu teknolojiyi 1920’lerde biliyordum ve üretiyordum. Bugün bu konuşulanlar benim yitik malım. Bu alanda konuşmak için daha ileride olmalıyım. O yıllarda hava ve silah teknolojim ABD ve İngiltere ile aynıydı. Sonra ne oldu? Beni yönetenlerin ihanetine uğradım. Yöneticiler küresel güçlere satıldı ve üretim durduğu gibi üreten mühendisler de iflas ettirildi. Bu hal, geçiştirilmeden çok iyi sorgulanmalı, belgelendirilmeli, anlatılmalı.

Yıllarca tarihimle, değerlerimle, inancımla, kültürümle ve İstiklâl Savaşı’nı kazanan milletimle ülke yönetimi kavga etti. Savaşı millet kazandı; ama yönetimde millet olmadı. Bunun örneği dünyada yoktur.

. . . . . . . . . . . . . . .

Hülâsa, halâ durum tespiti yapmakla meşgulsek bu acziyetimizi gösteriyor.

Güvende, dürüstlükte, çalışkanlıkta, gelişmişlikte, bilgide, örneklikte dünyaya model olamamışsak Müslümanlığımız sorgulanmalı, sorgulanmalı, sorgulanmalı.

İbrahim GÜLSU

Yazar
İbrahim GÜLSU

Bu websitesinde farkı kaynaklardan derlenen içerikler yayınlanmakta olup tüm hakları sahiplerinindir. Sitedeki içerikler atıf gösterilerek kaynak olarak kullanlabilir. Yazıların yasal sorumluluğu yazara aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kırmızlar® 2010 - 2026

medyagen