Cânâ

Tam boy görmek için tıklayın.

Cânâ

Âmiş Dede Fâtih’in o gülbahâr semtinde

Vücûd bulmuş da devir, güle batmış ey cânâ

Görünce seni birden İstanbul göğe aktı

Şehrin tozlu yolunda bu durak nedir cânâ?

Beni böyle sükûna ve huzura çağıran

Ezelde dinlediğim Dilkeşîde mi cânâ?

Kimsin ki bakışınla tutulup kaldı dilim

Bir nazarla bu balçık nasıl yeşerir cânâ?

Kudum kalbe vurmadan duyulmazmış illâ hû

Neyleri üflemişsin derviş semâda cânâ

Ol Zekâi Dede ki yekpâre cân eylemiş

Râm olmuşsun kapıya, kapı Hakk olmuş cânâ

Şeyhin hû çekmiş göğe, sıvazlamış başını

Ne güzel ak pak yüzün, kokun şifâ bu cânâ

Bu kemikler bu tenler nerelere savrulur?

Yâ makâmın nerdedir, durur mu hâlâ cânâ?

Aşk ile vücûd bulmak şimdi bir hayâl bana

Edepten yoksun çamur nasıl aksın o cânâ

Siz gidince kararmış zindân olmuş bu dünya

Utandım ben varımdan külümü yaktın cânâ

Yazar
Saliha MALHUN

Bu websitesinde farkı kaynaklardan derlenen içerikler yayınlanmakta olup tüm hakları sahiplerinindir. Sitedeki içerikler atıf gösterilerek kaynak olarak kullanlabilir. Yazıların yasal sorumluluğu yazara aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kırmızlar® 2010 - 2026

medyagen