Murat Sururi ÖZBÜLBÜL
Konya’da bir kamu hastanesinde yaşanan vahim olayı sanırım duymuşsunuzdur, video kaydında da görüldüğü üzere bırak doktorluğunu insan olma vasfı bile tartışmalı biri giyim kuşamını beğenmediği genç bir kızı “ben teşhircileri muayene etmiyorum” diyerek odasından kovmaya çalışıyor…
Gerekçe olarak da “çıplaksın” ve “ben teşhircileri muayene etmem” diyerek doktorun hasta seçme hakkı olduğunu iddia ediyor.
Bu son derecede açık bir terbiyesizlik ve ayrımcılık kapsamında değerlendirilmesi gereken son derecede vahim bir anayasal suçtur!
Öncelikle bu terbiyesizliğe boyun eğmeyen ve işlenen bu suçu cesaretle ifşa eden genç kızımızı gönülden kutluyorum, mahalle baskısına boyun eğmeden böyle kişileri ifşa etmek her Türk vatandaşının yapması gereken bir görevdir.
Diğer yandan bu doktor müsveddesine şunu söyleyeyim: Bir doktorun hasta seçme hakkı yoktur!
Bir doktor hastanın cinsine, yaşam biçimine, dinine, sınıfına, ırkına ya da milliyetine bakarak hasta seçemez.
Bir kişi bu şartı kabul etmiyorsa da doktorluk moktorluk yapmaya kalkışmasın gitsin pazarda limon, maydanoz, ot çöp satsın dememiz gerekir.
Hele hele bir kamu hastanesinde görev yapan, maaşını Türkiye Cumhuriyeti Devletinin vatandaşlarının ödediği bir doktor kendi kişisel dini inancına göre hasta seçme hakkına sahip değildir.
Bakınız her doktor mesleğe başlarken mezuniyet töreninde Hipokrat andı içer, Hipokrat Andının Türk Tabipleri Birliği tarafından yayınlanan sözleri şöyledir:
Hekimlik mesleğinin bir üyesi olarak;
Yaşamımı insanlığın hizmetine adayacağıma,
Hastanın sağlığına ve esenliğine her zaman öncelik vereceğime,
Hastamın özerkliğine ve onuruna saygı göstereceğime,
İnsan yaşamına en üst düzeyde saygı göstereceğime,
Görevimle hastam arasına; yaş, hastalık ya da engellilik, inanç, etnik köken, cinsiyet, milliyet, politik düşünce, ırk, cinsel yönelim, toplumsal konum ya da başka herhangi bir özelliğin girmesine izin vermeyeceğime,
Hastamın bana açtığı sırları, yaşamını yitirdikten sonra bile gizli tutacağıma,
Mesleğimi vicdanımla, onurumla ve iyi hekimlik ilkelerini gözeterek uygulayacağıma,
Hekimlik mesleğinin onurunu ve saygın geleneklerini bütün gücümle koruyup geliştireceğime,
Mesleğimi bana öğretenlere, meslektaşlarıma ve öğrencilerime hak ettikleri saygıyı ve minnettarlığı göstereceğime,
Tıbbi bilgimi hastaların yararı ve sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi için paylaşacağıma,
Hizmeti en yüksek düzeyde sunabilmek için kendi sağlığımı, esenliğimi ve mesleki yetkinliğimi korumaya dikkat edeceğime,
Tehdit ediliyor olsam bile, tıbbi bilgilerimi, insan haklarını ve bireysel özgürlüklerini çiğnemek için kullanmayacağıma,
Kararlılıkla, özgürce ve onurum üzerine,
Ant içerim.
Eğer ki bir hekim bu andını çiğnerse onurunu da paspas yapıp çiğnemiş demektir.
Bakın bu noktada en büyük görev tesettür giyimini özgürlük olarak savunan muhafazakâr kesimlere düşmektedir!
Eğer siz giyim kuşam tarzınızı bir özgürlük olarak görüyor ve herhangi birinin bu giyim kuşam tarzınıza müdahale etmesine karşı çıkıyorsanız bu doktor müsveddesine en sert ve yoğun tepkiyi de sizin vermeniz gerekir.
Eğer siz bu doktor müsveddesine yoğun ve sert bir tepki vermez hatta inancınızı bahane ederek müsamaha gösterirseniz derdinizin insan hak ve özgürlükleri çerçevesinde bir giyim kuşam özgürlüğü talebi olmadığını bu konuda takiye ve çifte standart uyguladığınızı ifşa etmiş olursunuz.
Bu gün çağdaş muhafazakâr, iktidar muhalefet demeden bu ülkede yaşayan herkes bu yapılan büyük terbiyesizliğe işlenen ayrımcılık suçuna itiraz etmez ise demedi demeyin bu yol yol olur ve yarın birileri çıkar “ben başörtülüleri, engellileri, fakirleri, Alevileri ya da Kürtleri muayene etmem” gibi saçma sapan şeyler derse kimseye söyleyecek lafınız, sözünüz kalmaz!
———————————————–
Kaynak:
https://www.yenicaggazetesi.com.tr/doktor-hasta-secebilir-mi-948989h.htm