Düşmanın Yeni Hedefi: Gerçeklik Duyuşumuz!

Cümlenize hayırlı sabahlar, makbul erdemler, yakınlaştıran ibadetler diliyorum arkadaşlar.

***
Gerçeği ve gerçekliğe verdiğimiz değeri kuvvetle koruyacağımız günlere inşaallah.

Gerçeklik duyuşu hayatımızın sağlıklı ve dengeli devamı adına vaz geçilemez bir farkındalık hali.

Gerçek kadar gerçeklik duygumuz da rakiplerimiz indinde önemlidir! O “duyuş” bizi ya güçlendirir veya takatsiz bırakabilir!

***
Genel anlamda tarih ve kültürler adına spekülatif kurgular eskiden beri eksik değil. Bu uğurda yaratılmış hayli zengin bir edebiyat var, komplo teorileri rafları dolduruyor.

Ülkemiz bin yılda bir bile rastlanmayacak fırsatlar elde etmiş, fevkalade ataklara hazırlanırken; toplumdaki bilgi derinliği zayıf, ortaya atılan iddiaları tahkik kaabiliyeti cılız kitlelere dönük operasyonlara dikkat edilmelidir…

Son zamanlarda toplumumuzu bir arada tutan, birlikte yaşamayı saadet kaynağı kılan anlama modellerimizi bozmayı, kültürel algılarımızı tahrip etmeyi hedefleyen bir kampanya yürütüldüğünü görüyorum.

Dinimiz üzerinde yıllardır yürütülen abuk sabuk tartışmalar giderek ve nisbî anlamda duruldu. Türkçeyi sistematik saldırılarla tahrip çabalarını ise epeyce zayiat versek de durdurduğumuz zannındayım.

Ama öyle anlaşılıyor ki artık tesirini yitirmiş bölerek vuruşturma, kan kaybettirme teknikleri birer birer çöp olunca, şer mihraklar da hamlelerini bir adım daha geriden alıyorlar.

Toplumun tarafları hangi değerlere sarılarak barışıyor, birleşiyorlarsa o değerleri boşaltmayı, itibarsızlaştırmayı hedef alıyorlar…

***
Düşmanı bol bir milletiz, biliyorsunuz. İşin tuhafı karşımızdaki düşman topluluklar, aralarında kedi köpek gibi durmadan didişseler bile gündemin ilgi odağı Türklük olunca aralarındaki düşmanlıkları derhal bizim aleyhimize tehir ederler, güçlerini bize karşı birleştirirler…

Yüzlerce yıldır doğuda da batıda da durum bu maalesef.

***
Son zamanlarda türeyen bir takım sözüm ona tarihçiler tarihî bütünlüğümüzün ana değerlerini zeminsiz bırakan söylemler saçıyorlar… Bu söylemler ya dinî esâtir/İsrâiliyat kullanılarak, ya bilim kurgu yollarıyla dikkatler millî kaynaklardan uzak tutularak, veyâ destan-masal-efsane parçalarıyla inşa edilmiş, doku bütünlüğü aranmadan ortaya konan kurgularla kimliğimizi çözüp çürütme niyetleriyle yapılıyor.

Güya Agartalılar, Mular, Atlantisliler, İskitler vs vs… üzerinden, mevcut toplumsal birliğimizi sağlayan aktif değerlerimizin zeminini çürüterek tüketiyor, insanlarımızı nereye bakacağını bilemez, önünü ardını seçemez kılmaya uğraşıyorlar…

En az iki bin senelik bilinen tarihimizin milletimize en üst seviyede kazandırdığı şanlı mefâhirimiz belki böylece topluca hasıraltı edilebilir düşleri kuruyorlar!..

Son derece sığ, gerçekliğe saygısız kaynak atıflaryla “bilimsellik” elde ettikleri görüntüsü uyandırıyorlar.

Milletimize cepheden saldırarak elde edemediklerine efsane bozması anlatılarına bilimsellik kılıfı uydurmakla ulaşmayı diledikleri açık!

Böylece değerleri boşaltılmış ve istikametini kaybetmiş bir Türklük yaratma mücadelesini kazanacakları vehmindeler.

Bu bir köksüzlük depresyonu üretme, idealleri değersizleştirerek çürütme operasyonu!..

Yeni oyun bu:

Annunaki, Agarta, Nuh’un soyu, Sümer tabletlerinden Uzaylı çıkartmaca hokkabazlıkları…

Gördüğüm o ki, asıl gayeleri gayr-ı ilmî türedi iddialarına sahici itibar elde etmek değil!

Gaye Türk toplumunun birlik harcındaki elemanları anlamsız kılmak!

Selamı bitirmek!

Ortak sevinç konularını mümkünse unutturmak, değilse gündemin arka sıralarına itmek…
Türkiye ve Türk Dünyası’ndaki toparlanmanın ana değerlerini görüş ufkumuzdan çıkartmak, gözden düşürmek!

***
Maalesef aramızda bazı safdiller veya bizdenmiş gibi bir hamaset diliyle konuşarak aynı değirmene su taşıyan birileri de yok değil!!!

 

Yazar
Sait BAŞER

Aralık 1957 tarihinde Isparta-Yalvaç’ın İleği köyünde doğdu. İstanbul Sağmalcılar Lisesini bitirdi. Üç yıl Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde okudu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nde yüksek öğren... devamı

Bu websitesinde farkı kaynaklardan derlenen içerikler yayınlanmakta olup tüm hakları sahiplerinindir. Sitedeki içerikler atıf gösterilerek kaynak olarak kullanlabilir. Yazıların yasal sorumluluğu yazara aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kırmızlar® 2010 - 2026

medyagen