“Kâbe’de Hacılar Der Allah”

Tam boy görmek için tıklayın.

Samsun’da yaşayan Roman vatandaş bu ilahi ile çıktı piyasaya. Onunla karşıladık Ramazanı…

Sözleri değiştirilip ilahiye dönüştürülen türküler üzerine çalışması var Halil Atılganın. Yani intihal yani çalıntı. Yüzlercesi var piyasada bunlardan. Tartışma yarattı okullara taşınması, örttü üzerini eğitimdeki problemlerin.

Öğretmen yetiştirme, atamalar, mülakat, müfredat, partizanlık kayırmacılık, Cumhuriyetin temel değerlerinden uzaklaşma vs. Yokluk içinde oruç ayına giren emekliler, çaresiz milyonlar unutuldular onlar da. Varsa yoksa “Kâbe’de hacılar der Allah!”

 ***

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliği yaptım. On dokuz sınıfın dersine girerdim bir lisemizde. Yunus Emre’ye başka din ulularına gönül adamlarına ait onlarca ilahiler öğrettim girdiğim sınıflara.

Eşrefoğlu al haberi / N’oldu bu gönlüm / Dervişlik baştadır taçta değildir / Mülki bekadan gelmişim / Sevgi baht olmuş ezelden bize /Sordum sarı çiçeğe… İlahiyatta Ruhi Kalender Hocamızın öğrettikleriydi bize. Son on dakikasının ona ayırırdık dersin. Sözleri üzerinde konuşur yorum yapardık. Mutlu olurlardı çocuklar ondan. Sünnisi, Alevi’si, Yahova şahidi hepsi vardı öğrencilerim arasında. Kitap listesi vermiştim ayrıca, Türkçe meal, Nutuk, Safahat, Mesnevi, Dede Korkut, Yunus Divanı gibi Türk İslam klasiklerinden elli adet. Şikâyet gelmedi veliden öğrenciden.

Bugün yapılana bakıyoruz çok farklı o günden. Sabıkalı terör önderi geçiyor öğrenci karşısına Şeflik ediyor Selefi andına. Nerede duracağı da belirsiz bu gidişin.

Bu konu tartışılıyor kanallarda kaç gündür. İzledim o birisini onların. İbretlik şeyler duyduk orada.

***

Öğretmen “cennette çikolata şelalelerinin” olduğunu söylüyor sınıfa. Çocuk varıyor eve. “Anne ölmek istiyorum cennette çikolata şelaleleri varmış” diyor.

***

Bir başkası “Çocuklar yüksekten düşerlerse melekler tutar onları” demiş.

Çocuk eve dönünce soruyor annesine; “Anne balkondan atlasam melekler beni tutar mı? diye

***

Kızım ilkokula gidiyor, kardeşi beş yaş küçük ondan. Birlikte yemek yiyorlar. Abla ikaz ediyor “Tabağında yemek kalırsa Allah günah yazar “diyor. “Okula gitmiyorum defterim yok ki” diyor o da. Biri öğretmen biri hukukçu şimdi.

 ***

Yaşanmış bu üç örnek, soyut kavramların bu yaşlarda çocuklara verilemeyeceğini göstermiyor belli ki bu kafalara?

Pedagoji diye dertleri yok, öyle eğitimde almamışlar zaten. Merdiven altı yerlerde, şeyhlerinin eteği dibinde, hurafelerle doldurmuşlar bagajlarını.

Karınları tok böyle şeylere, çoğu öyle.

“Camiye, kışlaya, mektebe, siyaset giremez” düsturu vardı. Devlet geleneği idi Cumhuriyete kalkandı o. Rafa kalktı yerle bir edildiler iyiden iyiye.

En çok da kötü gösterip her nimetinden istifade ettikleri Batıyı memnun etmiştir bizdeki bu gelişme. Dört köşe olmuşlardır zevkten.

Destek çıkıyorlardır sarıklı cüppelilerimizin bindirilmiş kıtaların sayıları artsın, Türkler de öteki İslam ülkeleri gibi medeniyet yarışının dışında kalsınlar diye.

Osman ERENALP

Ankara 26 Şubat 2026

Yazar
Kırmızılar

Bu websitesinde farkı kaynaklardan derlenen içerikler yayınlanmakta olup tüm hakları sahiplerinindir. Sitedeki içerikler atıf gösterilerek kaynak olarak kullanlabilir. Yazıların yasal sorumluluğu yazara aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kırmızlar® 2010 - 2026

medyagen