Yeni Parti programını beğenmedim.
“Ortak” başlığından başlayarak beğenmedim.
Şu anda Türkiye’de en kritik kelime ve kavram bu “ortaklık”tır.
Karar’da bu fikrimi yazmıştım.
Ak Parti ve Dem’in tarihi kullanarak bu “ortaklık”ı işlediklerine dikkat çekmiştim.
Tarihi tahrif ettiklerini yazmıştım.
Malazgirt’ten başlayarak söylenenler düpedüz yalandı.
Buna nasıl ses çıkarılmadığına şaştığımı yazmıştım.
Tarihçilere, aydınlara seslenmiştim.
Özgür Özel CHP’si de o dile yer yer katılmıştı.
Onu da en sert şekilde eleştirmiştim.
Yeni Parti’nin devletin kuruluş kodlarına vurgu yaparken bu dili bırakacağını ümid etmiştim.
Bırakmamışlar.
Yeni Parti’nin yeni olduğu muhakkak ama değiller.
Bir kere Dem dilini bırakmamakla yeni değiller.
Programda yine Türk dememek için ne lazımsa yapmışlar.
Gerine gerine Kürt Sorunu, Kürt ve benzer kavramları kullanmışlar.
Türk diyememişler.
Bu, Atatürk’le taban tabana ters olmak demek.
Kuruluş kodlarını inkâr etmek demek.
Cumhuriyet değerlerine taban tabana zıtlık demek.
Tarihi ve geldikleri geleneği reddetmek demek.
Oyunu kuran bilir de önemli olan samimi halk partililer bilmem bu oyunun farkındalar mı?
Özgür Özel’in iktidara gelmesi o kadar kolay hale gelmişti ki…
Yine fırsatı tepiyorlar mı acaba?
Bu program ve dilin onlara çok şey kaybettireceğini söylemek isterim.
Türk Milleti, Kürt Türk ayrımı yapanlara, hele hele Türk’ü Kürd’e zulüm yapma yalanıyla suçlayanlara katılanlara iyi bakmaz.
Türkiye’de bir Türk Kürt kavgası olduğunu söyleyenlere iyi bakmaz.
Çünkü onların gayretlerine rağmen böyle bir kavga yoktur.
Vatandaş onlara rağmen hala gül gibi geçiniyor.
Dem’in kazandığı alanı verenler buna itiraz etmeyen ve o yalan dile izin verenlerdir.
CHP de Dem’e alan açanların başında görülüyordu.
Halkımız olanı biteni tam bilmese de sezgileriyle bilir ve geri durur.
Bu vakte kadar CHP’nin yerinde saymasının sebepleri arasında bu da vardı.
31 mart seçimlerini bu bariyerin kalktığı manasında anlamak yanlışına girdiler.
Halbuki orada başka faktörler rol oynadı.
Millet iktidara ders verdi.
Şimdi de iktidarı başından atmak istediği açık.
Ama mührü kime versin?
İktidar da başka kimse yok ki dedirtmek için uğraşıyor.
Enerjisinin çoğunu memleket meselelerine değil buna harcıyor.
Olmayacak işlere girişiyor.
Yaptıkları memlekete zarar üstüne zarar veriyor, kendisine de yaramıyor.
Muhalefet halkın hoşuna gitmeyecek,, onlara bunların bakışı problemli dedirtecek işleri bıraksın yeter.
Dem diline itibar etmemek başta gelir.
Emin olun başta gelir.
Türk Milleti, onların kaçak kavramıyla “bu millet” devlet düşmanlığına prim veriliyor görüntüsünü sevmez.
Umalım ki Yeni Parti bu yanlışı düzeltir
Çünkü Türkiye’nin bir değişime ihtiyacı var.
Bu değişim iktidardan beklenmez.
Onlar yanlışlarından kurtulamayacak kadar bozgunda ilerlediler.
Memleketi gererek sonuca gitmek istiyorlar.
Muhalefet onlar gibi olmayacak.
Muhalefet değişecek.
Muhalefet dünyanın gidişini görecek.
İkinci veya birinci parti olan muhalefet partisi Yeni Parti özellikle görecek.
Yeni Parti’nin bakacağı Batı Avrupa demokrasileridir.
İngiltere’de, Fransa’da, Almanya’da, İtalya’da, İspanya’da ne varsa bizde de o olsun.
Baksınlar, o memleketlerde parti programlarına yazdıkları hususlara izin var mı, yok mu?
Onların hepsi millet(Ulus devleti) devletidir.
Üniter devletlerdir.
Hepsinde tek dil ve tek kimlik esastır.
Amerika gibi elli devletli birleşik devlette bile öyledir.
Alt kimlikler yaşanır ama üste çıkamaz.
Tek kimlikle yarışa girmeye kalkarsa kavga çıkar.
Ortaklık fikri asla kabul edilmez.
Batı’da bunlar var.
Aksini bulan varsa beri gelsin!
Yeni Parti yeni olacaksa böyle olacak.
O zaman Cumhuriyet değerleri dediklerimiz de değer kazanacak.
Vatandaş olarak eşitlik zaten bizde var.
Birileri daha eşitse onu değiştireceğiz.
Hukuku hâkim kılacağız.
Var mısınız?
