Ortak zemini kaybetmemeliyiz

Tam boy görmek için tıklayın.

Toplum dediğiniz şey, aynı sokakta yürüyen kalabalık değildir. Toplum; aynı acıda omuz omuza durabilmek, aynı sevinçte birbirinin gözünün içine bakabilmek, en önemlisi de öfke yükseldiğinde bile aynı gemiyi batırmamaya yemin edebilmek demektir. İşte bu yemin, “asgari müşterekler” denilen görünmez ama sarsılmaz bir direğe bağlanır. O direk kırılırsa, geriye ne komşuluk ne de hukuk kalır. Peki ne kalacaktır dersek; Geriye sadece hizipler, kamplar, “biz ve onlar” ayrımı ve yıkıcı bir fitne kalacaktır.

Üniversite sıralarında Rahmetli Anayasa Hukuku profösörü Orhan Aldıkaçtı’nın anlatımınıdan duyduğum “toplum asgari müşterekler etrafında toplanır” sözünün derin anlamını şimdi daha iyi analiz edebiliyorum.

“Asgari müşterekler” kimsenin hayalini küçültmez; bilakis, hepimizin hayatını büyütür. Çünkü asgari müşterekler, tartışmayı bitirmez; tartışmanın medenî kalmasını sağlar. Fikirler çarpışabilir; ama şiddet konuşamaz. Görüşler ayrılabilir; İnançlar, etnik kimlik, yaşam biçimi farklı olabilir; ama hiç kimse ötekini yok sayma hakkını kendinde göremez. Bir toplumun asgari müşterekleri, işte bu sınır çizgisidir: Bizi özgür kılan sınırdır; bizi insan yapan sınırdır.

Tarihin en sert hükmü şudur: Bir ülke, dışarıdan gelen darbelerle değil; içeriden çözülen ortak zeminle yıkılır. Dil bozulur önce… Aynı kelimeler artık aynı anlamı taşımaz. “Adalet” herkesin dilindedir ama kimsenin terazisinde değildir. “Hukuk” söylenir ama güven duyulmaz. Sonra güven erir… Komşu komşudan şüphelenir, kardeş kardeşe kuşkuyla bakar. Ve en sonunda, toplum kalabalığa dönüşür. Yürür ama bir yere varamaz; konuşur ama anlaşamaz; bağırır ama hakikate yaklaşamaz.

Bu yüzden “Toplum asgari müşterekler etrafında toplanır” sözü, bir temenni değil; bir hayatta kalma kanunudur. Asgari müşterekler, bir milletin tutkalıdır. Tutkal çekilirse, taşlar dağılır. Taşlar dağılırsa, duvar çöker. Duvar çökerse, içeride ne varsa yağmaya açılır: Emek, huzur, gelecek, çocukların umudu ve her şey.

Ve şunu da unutmayalım: Asgari müşterekler “asgari” diye küçümsenecek şeyler değildir. Bir binada kolonlar da asgaridir; ama kolonlar gidince bina dekoruyla ayakta kalmaz. Toplumun kolonları da bellidir: Adalet, hukuk devleti, eşit yurttaşlık, meşruiyet, şiddetin reddi, vatanın birliği… Bunlar yıkılırsa, geriye kimsenin kazanamayacağı bir kavga kalır.

O halde mesele şudur: Herkes kendi doğrusunu söyleyebilir; ama hiç kimse ortak zemini dinamitleyemez. Çünkü ortak zemin, “bizim” değil; hepimizin hayatıdır. Birlik, aynı düşünmek değildir. Birlik, farklı düşünürken bile aynı ülkenin geleceğine kıymamaktır. Birlik ve beraberliği güçlendirmek. Kardeşçe kucaklaşmak, vatanın bölünmez bütünlüğünü korumak, Atatürk’ün Kurduğu Cumhuriyeti ilelebet payidar kılmak, demokrasiyi güçlendirip onun kalbi millet iradesine saygıyı üst düzeye çıkarmaktır.

Mehmet YILMAZ 

E. Hâkim

Yazar
Kırmızılar

Bu websitesinde farkı kaynaklardan derlenen içerikler yayınlanmakta olup tüm hakları sahiplerinindir. Sitedeki içerikler atıf gösterilerek kaynak olarak kullanlabilir. Yazıların yasal sorumluluğu yazara aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kırmızlar® 2010 - 2026

medyagen