Sevgililer Gününün Sahibi

VEDÛD

(Seven, sevilen)

Vedûd, Allah’ın isimlerinden biridir; çok seven, çok sevilen demektir.

Allah kullarını sınırsızca sever, sınırsızca sevilmeyi de ister.

Varlığın hareketi Vedûd’un sevgisindendir. Varlıkta hareket etmeyen hiçbir şey yoktur. Varlığın hareketinin temelinde çekim gücü yer alır. Buna cazibe kuvveti denir.

Cazibeyi sağlayan, rabbimizin Vedûd isminin yansıması, yani sevgidir. Bu sevgi bir an kalkarsa varlık kozmostan kaosa döner. Kısaca varlığı ayakta tutan şey sevgidir.

ALLAH KELİMESİNİN ANLAMI SEVGİ DEMEKTİR. BİZ VAR OLANI SEVERİZ, O SEVİNCE VAR OLUR

İlahi sevgi çift yönlüdür. Vedûd hem çok sever, hem de çok sevilmeyi ister.

Sevgi konuşulmaz yaşanır. Sevgiyi konuşmak, sözün bittiği yerde konuşmaktır. İnsan ancak sevgiye dair konuşabilir. Nasıl ki sessizliğin sesi seslerin en etkilisi ise, sevgi üzerine en etkili sohbet de sükût sohbetidir.

SEVGİ HARCADIKÇA ÇOĞALAN SERMAYEDİR

Sevgi ışık, sevgisizlik karanlık gibidir. Sevginin kaynağı Vedûd olan Allah’tır. Bu yüzden sevgi harcayarak bitirilmeyecek bir sermayedir. Aksine harcadıkça çoğalır. Sevgi insanın insana sunabileceği ölümsüz hediyedir.

Aklı baştan alan sevgi, sevgi değil tutkudur. Gerçek sevgi sevgide yok olmak değil, sevdiğinde hayat bulmaktır. Muhabbet ak sevda, tutku kara sevdadır.

EN ÇOK ALLAH’I SEVMEK

Kur’an’ın hiçbir yerinde sevginin sadece Allah’a has kılınmasını isteyen bir ayet yer almaz. Aksine Kur’an sevgide tahsisi değil, tertibi öğütler. Yani en büyük sevgiyi en büyüğe vermektir.

Esas olan en çok Allah’ı sevmektir. Allah’tan başkalarını sevmek yasaklanmamıştır. İkinci sırada Allah Resulünü sev. Sonra kimi seversen sev.

ALLAH’I SEVMENİN ÜÇ HALİ

Bir adamın değerini öğrenmek için onun neyi ve kimi sevdiğine bakın. Ya da ne ile tatmin olduğuna bakın.

Allah’ı sevmek üç türlü olur: Fiillerini, İsimlerini, Zatını…

  1. Fiillerini sever. Allah’ın fiillerini seven Allah’ın vermesi kadar vermemesini de sever. Hatta vermesi kadar almasını sever. Yaşatma fiiline (yuhyi) ne kadar saygı gösteriyorsa, ölümü takdir etme (yumit)’e de o kadar hürmet gösterir. İzzetine (tuizzu) ne kadar saygı gösteriyorsa, zilletine de (tuzillu) o kadar saygı gösterir.
  2. İsimlerini sever: Allah’ın fiillerini seven isimlerini de sever. Zira Allah’ın Güzel İsimleri Allah’ın insanlara olan sevgisidir. İsimlerini seveni cemal tecellileri ile Davut ve Süleyman gibi sultan eder. Celal tecellileri ile Zekeriya ve Yahya gibi kurban eder. Her ikisine de “Lebbeyk (Emrindeyim) ya Rab” demeyen, kendisini O’nun isimlerini sevmiş saymasın.
  3. Allah’ın zatını sever: O’nun zatını sevme kemaline ulaşan kul, artık fiilin ne yönde tezahür ettiğiyle ilgilenmez. Hangi sıfatın yansıdığı da mühim değildir. Önemli olan Allah’ın yansımalarına mazhar olmaktır. Onun için artık, Allah’ın vermesiyle alması eşittir. O Allah’ı verdiği için değil Allah olduğu için sever. Bu sevgi ifadesini şu sözde bulur: “İlahi ente maksudi ve rızake matlubi: Allah’ım maksadım sensin ve talebim rızandır.”

SEVGİNİN 3 GÖRÜNTÜSÜ VARDIR:

  1. Sever sevdiğinden ister: Kulun Allah’a olan duası budur
  2. Sever ve sevdiğini ister: Herkes Allah’tan isterken, o Allah’ı ister
  3. Sever, sevdiğinin iradesine kendisini teslim eder.

SEVEN SEVDİĞİNİN HER ŞEYİNİ İSTER:

Allah’ı seven Kur’an’ı da ister. Sevene en çok lezzet veren şey, sevdiğinin sözünü dinlemektir.

Allah’ı seven, O’nun evini de sever. Kâbe sevgisi budur.

Allah’ı seven, Allah’a yürümeyi de sever. Ölüme yürüyüş budur.

Allah’ı seven onun Nebilerini de sever.

Allah’ı seven O’nun yarattıklarını da sever.

Allah’ı seven, sevdiğinden infak eder.

Allah’ı seven, O’na giden yolda yürümeyi sever, yani O’nun yolunu da sever.

Allah’ı seven , “Allah var, O yar” der. “Gerisi olmasa ne çıkar” der

Allah’ı seven, Allah’ın sevmediklerini sevmez. İsraf eden, bozguncu, kibirli, fesatçı, zalimler, kâfirler bunlardandır.

Onun için “Sevgililer Günü”nün yılda bir gün olması yetmez. SEVGİLİ ALLAH’IMIZIN SEVGİ GÜNÜ HER GÜN OLMALI.

Bizi seven ve bize sevmeyi öğreten Rabbimiz. Biz Seni sınırsızca övüyor ve çok seviyoruz.

Sevgililer gününüz kutlu olsun.

Ankara, 14 Şubat 2026

Prof. Dr. Orhan ARSLAN

Yazar
Orhan ARSLAN

Bu websitesinde farkı kaynaklardan derlenen içerikler yayınlanmakta olup tüm hakları sahiplerinindir. Sitedeki içerikler atıf gösterilerek kaynak olarak kullanlabilir. Yazıların yasal sorumluluğu yazara aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kırmızlar® 2010 - 2026

medyagen