Sümerce-Türkçe İlişkisi: Türk Dil Kurumu Kütüphanesinde İki Kitap

Tam boy görmek için tıklayın.

Ahmet B. ERCİLASUN

Osman Nedim Tuna’nın kitabını hepimiz biliyoruz: Sümer ve Türk Dillerinin Tarihî İlgisi ile Türk Dili’nin Yaşı Meselesi. İlk baskısı 1995’te Türk Dil Kurumunca yapılan bu küçük eserin şu anda kaçıncı baskısı yapıldı, bilmiyorum. Tuna’nın kitabı Türk bilim dünyasını uzun yıllar besledi, daha da besleyecektir. Yazık ki bu küçük kitap dış dünyada görmesi gereken ilgiyi görmedi. Osman Nedim Hoca, kitabını birkaç kat genişletmiş ve bunu İngilizce olarak da yazmıştı. Bu nüshayı deriden yapılmış, eski, şişman çantasında gezdiriyor ve yanından hiç ayırmıyordu. “Niye baskıya vermiyorsunuz?” diye sorulunca da henüz tamamlanmadığını söylüyordu.

Eseri bastırmaya hocanın ömrü maalesef vefa etmedi. Keşke bir kopyasını TDK Kütüphanesine bıraksaydı ve ben de yukarıdaki başlıkta “iki kitap” yerine “üç kitap” yazsaydım. Hocanın kitabı şimdi nerelerdedir, bilmiyorum.

Osman Nedim’in genişletilmiş kitabı yok ama Türk Dil Kurumu Kütüphanesinde Sümerce Türkçe ilişkisiyle ilgili iki kitap var. Biri el yazısıyla çoğaltılmış, biri de daktilo ile yazılmış. El yazısıyla çoğaltılmış kitap, Alman bilgini Fritz Hommel’e ait: Zwei hundert sumero-türkische Wortvergleichungen als Grundlage zu einem neuen Kapitel der Sprachwissenschaft[1]

 

Eserin kapağında Hommel, çalışmasını F. W. K. Müller ve A. von Le Coq’a ithaf ettiğini minnet duygularıyla belirtiyor. Kapağın en altında ayraç içinde “el yazısıyla çoğaltılmıştır” kaydı var. Bu kaydın üstünde de şunlar yazılı: München (Leopoldstrasse 114) – April 1915. Kapakta bir de “Türklere, 1914/5” kaydıyla Eski Uygurca bir alkış sözü motto olarak yazılmış: ärk – türküngüzlär asılmakı bolzun. Sözün Almancası da verilmiş.

Türkçe olarak şöyle: Gücünüz kuvvetiniz artsın! Hommel’in çalışması Türk Dil Kurumu Kütüphanesi Etüt/86’da 139 numarayla kayıtlı bulunuyor.

Eserin ilk altı sayfası Vorbemerkungen (Ön Açıklamalar) başlığıyla eklere ve Sümercenin önemli ses olaylarına ayrılmış.

İki, üç, dört ve beşinci sayfalar düşey bir çizgiyle ortadan ikiye bölünmüş; sol sütuna Sümerce ekler ve örnekleri, sağ sütuna Altayca ekler ve örnekleri yazılmış. Sümerce -b – Altayca -b, -p; Sümerce -d – Altayca -d, -t gibi. Eğer türevler çok değilse “selten” kaydıyla “nadir” oldukları, çok ise “ziemlich häufig” kaydıyla “hayli sık” oldukları belirtilmiş.

 

Beşinci sayfanın alt bölümüyle altıncı sayfada Sümerceyle ilgili önemli ses olaylarından söz ediliyor. Kelime içinde g sesinin birçok durumda v olduğu, g sesinin Yeni Sümercede m ve b’ye döndüğü örneklerle gösterilmiş. Damak n’sinin Yeni Sümercede m olduğu (dingir “tanrı” > dimmir), Türkçe tunguz > domuz örneğiyle de desteklenerek gösterilmiş. Kelime başı g sesinin düşmesi, kelime sonu n sesinin m’ye dönmesi de önemli ses olayları arasında sayılmış. Bölümün sonunda Hommel, 1884, 1886 ve 1894 yıllarındaki bazı çalışmalarına da bakılmasını istiyor.

Çalışmanın 7-15. sayfaları arasında, her sayfada iki sütun olmak üzere, Hommel’in 200 kelimesi yer alıyor. Herhangi bir değerlendirme yapmadan bazı örnekleri gösteriyorum.

ab “konut” – Uygurca äv, Eski Türkçe äb “ev” (1)[2]

ad “baba” – Türkçe ata (3)[3]

anşu, anşi “eşek” – Moğolca elsi-gen, Türkçe eşe-k (İndogermen asin; Sami

atânu’dan) (7)

“tahıl” – Türkçe “tahıl, tohum”, aş-mak “yemek yemek” (12)

bad “yüksek, duvar” – Uygurca bädük “yüksek” (15)

bal “balta, kazmak” – Türkçe bel “çapa” (16)

bulug, bulung “sınırlandırma, bölge, alan” – Eski Türkçe ve Uygurca bulung

“köşe, yön” , Türkçe bölük “bölüm, bölge” (24)

tin “hayat” – Uygurca tinlig “canlı”, tin-tur “canlanmış, hareketli olmak” (35b)

dug, du, de “konuşmak, söylemek” – Uygurca ti-mäk (44)

gab “göğüs” – Azerbaycan kabag “ön, ön taraf” (53)

gal, val “olmak, mevcut olmak” – bol-mak, ol-mak (59)

gan “döllemek, üretmek” – kan “kan” (66)

gar “ışık” – Türkçe yaruk “parlak”, yalıng “alev”, yanmak “yanmak” (71)

gid, kid “yapmak” – Uygurca it-mek (Osmanlı et-) (78)

gig “hasta” – Uygurca ig (81)

gim, dim “biçim, son takı olarak ‘gibi’” – Eski Türkçe gib, gim, kep “biçim, kalıp,

gibi” (84)

gin “yürümek” – Doğu Türkçesi kil-mak “gelmek” (87)

giş “adam” – Uygurca kişi “kişi, insan” (95)

ku(ş) “gümüş” – Türkçe kü-müş, gümüş (102)

gud “öküz” – Uygurca ud “inek” (106)

kun “parlak” (gin’den) – Eski Türkçe kün “gün, güneş” (114)

ib “bağ, kemer” – ip “ip” (127)

eme, umme-da “hamile” – Doğu Türkçesi ve Moğolca umak “ana karnı, rahim”

(135)

lil “rüzgâr” – Uygurca yil “rüzgâr” (Yakut tel) (147)

nin, nig (aynı zamanda ning) “servet, mal” – Uygurca ning “mal, şey” (161)

u, udi “uyku” – Uygurca ve Yakutça u “uyku”, uti-mak, uy-mak “uyumak” (180)

ud “gün, aşırı olarak ‘zaman’” – Uygurca öd, ödün “zaman”, Moğolca edor “gün” (186)

uru “konut, yer” (gur’dan) – Türkçe orun “makam, yer” (192)

zalağ “esmek” – salkın “serin, sıcak günlerde serin rüzgâr” (200).

Hommel’in 200 kelimesi 15. sayfanın sol sütununda bitiyor. Sağ sütunda Sümerce sayılar hakkında bilgi var. 16. Sayfada Hommel hangi kaynakları kullandığını yazıyor. Türkçe için Zenker, Radloff, Vambery sözlükleri, F. W. K. Müller’in 1908 ve 1911’de yayımlanan Uigurica I-II’si, A. Von Le Coq’un Huastuanift yayını.[4] Sümerce için 40 yılı aşan kendi çalışmaları sonucunda oluşturduğu kelime listesiyle Friedrich Delitzsch’in 1914’te basılan Sumerisches Glossar’ı.

Çalışmanın 17 ve 18. sayfalarında Hommel’in Mayıs 1915’te yaptığı bir buçuk sayfalık ek var. 200 kelimeye 30 kadar kelime daha eklenmiş.

18-24. sayfalarda, eserin 2-5. Sayfalarındaki Türkçe ekler bölümü ile Sümerce ses olaylarına eklemeler yapılmış.

25-32. sayfalarda ikinci bir ek var. Bu ek, kelime karşılaştırmaları ve gramer bölümlerinden oluşuyor. 200 kelimeye birçok kelime daha eklenmiş.

Hommel’in el yazısıyla çoğalttığı bu eser kaç nüsha çoğaltılmış ve nerelerde var, bilmiyorum.

Türk Dil Kurumu Kütüphanesinde de bulunması bir şans. Eser bugüne kadar pek fazla dikkat çekmemiş.

 

1934’teki bir armağan kitabında “A törökség őskara” başlığıyla yayımlanan ve Şerif Baştav tarafından Türkçeye çevrilerek 1940’ta Ülkü Mecmuası’nın XV. Sayısında çıkan “Türklüğün Eski Çağı” makalesinde Gyula Németh, Hommel’in 1904’te çıkan bir makalesindeki 9-10 kadar eşleştirmeyi eleştirir; sadece dingir – teŋri arasındaki eşleştirmeyi “doğru ve manalı” bulur (2002: 380-381).

Németh’in 1915’teki 200 kelimelik çalışmayı görmediği anlaşılıyor.

Hommel’in çalışması, Osman Nedim Tuna’nın kaynakları arasında da yoktur.

1959-1960 yıllarında Türk Dil Kurumunda uzman olarak çalıştığı hâlde Tuna’nın, kütüphanedeki bu eseri görmediği anlaşılıyor. Muhtemelen o sırada Sümerce çalışmalarına yoğunlaşmamıştı.

Hommel’in eseri ancak 2010’lu yıllarda ciddi olarak değerlendirilmiştir. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğretim üyelerinden Süleyman Eratalay, Sümerce ve Türkçe: Bir Altay Dili Tartışması adlı eserinde 204 Sümerce–Türkçe kelimeyi karşılaştırmış, Hommel’in 200 kelimesinden 119’unu kabule değer görmüştür (2020: 295-312). Hommel’in çalışmasını görüp değerlendiren bir çalışma daha vardır ki o da basılmamıştır ve bu yazının konusunu teşkil eden ikinci kitaptır. Hommel’in Kurumdaki çalışması üzerinde bulunan bazı notlar da muhtemelen, bu ikinci kitabın yazarı olan İsmail Hami’ye aittir.

***

Türk Dil Kurumu Kütüphanesindeki ikinci kitap İsmail Hami Danişmend’in “Gramer, Fonetik ve Etimoloji Bakımından Sümer-Türk Dil Birliği” adını taşıyan kitabıdır. Kapakta 1935-1940 tarihleri bulunmaktadır. Eser, Türk Dil Kurumu Kütüphanesinde Etüt/137 olarak kayıtlıdır.

Danişmend’in eseri 356 daktilo sayfasından (A4) ve kelimelerin karşılaştırıldığı 158 fişten oluşan büyük bir eserdir.

Üç sayfalık başlıksız ön söz şu heyecanlı ifadelerle başlıyor:

“Resimden yazıyı çıkaran, yazıyı bulup insanlığı hayvanlıktan ayıran ve yazılı olmadığı için ‘tarihten evvel’ dediğimiz zamanlara nihayet vererek yazılı olduğu için ‘tarih’ dediğimiz devri başlatan, ilimlerle sanatların temellerini kurarak bütün medeniyetlerin üstünde silinmez damgalar bırakmış en eski kültür ocağını tutuşturan ve hattâ, ‘Woolley’nin dediği gibi, bugünkü Avrupa medeniyetinin bile manevî ve fikrî ataları sayılan Sümerliler kimlerdi? Dilleri hangi dile veyahut hangi dillere benzerdi?”

“Geçen asrın ortalarından itibaren sorulmıya başlıyan bu mukadder sualler, beşer tarihinin en muhteşem muammasına aitti.”

 

“On dokuzuncu asırdan itibaren bu çetin suallere cevap vermek istiyen âlimler Samî dillerden, ‘Turan’ ismiyle de anılan ‘Ural-Altay’ grubundan, Türk lehçelerinden, eski Mısır dilinden, Tibet, Mançu, Kafkas, Etrüsk, Okyanus, Hind-Avrupa ve hattâ Sudan dillerinden bile bahsettiler ve nihayet hepsinden vaz geçip Sumer dilini bütün karabet[5] ihtimallerinden tecrit ederek hiçbir dille mukayese edilmemesini tercih ettikleri ‘mücerret’[6] bir dil saymak istediler. Bu muhtelif telâkkiler tarihine göre Sümerce ya her dile bağlanmış, yahut hiçbir dile bağlanmayıp kalmış demektir.”

“Bugün Sümeroloji sahasında umumiyetle işte bu tecrit ve tecerrüt nazariyesi, bu ‘mücerret dil’ telâkkisi hakimdir.”

“Bu son telâkki Sümeroloji’nin faaliyet sahasını çok daraltmış, insanlığın kültür tarihi için ölçüsüz bir ehemmiyeti haiz olan bu saha, nihayet çivi yazısındaki ideogramların fonetik ve semantik kıymetleriyle bir takım gramer inceliklerinin tavzih ve tespiti gibi şeylerle iktifa edilen daracık bir teknik sahası haline getirilmiştir.”

Danişmend’in ön sözünün sonlarındaki şu paragraf onun “ümidi”ni yansıtıyor:

“1935’den beri devam eden ve güçlüğü bazen ıztırap derecesini bile geçen çetin bir gayret içinde yegâne kuvvet menbaımız, Türk dilinin tarihini altı bin yıllık bir maziye çıkarmak ve bu suretle yer yüzünün en eski medeniyet ve kültür ocağını ateşliyenlerin ana Türk diline en yakın Türk lehçesiyle konuşmuş olduklarını tespite muvaffak olmak ümidinden ibaretti: Bu eser, işte o ümit uğrunda yazıldı.”

Daktilo eserde “içindekiler” bölümü yoktur. Ana başlıkları yazmak, eserin mahiyeti hakkında fikir verecektir.

Yayınlandığı Yer:

Türk Dili, Aralık 2021, Yıl: 70 Sayı: 840

[1] 1 Dil Biliminin Yeni Bir Konusuna Esas Olmak Üzere Sümerce – Türkçe İki Yüz Kelimenin Karşılaştırılması.

 

[2] Hommel, kelimelerin karşılıklarını Almanca olarak vermiş; Türkçeye ben çevirdim. Uygurca uig., Eski Türkçe altt. olarak kısaltılmış. Ayraç içinde de Hommel’in verdiği sıra numarasını gösterdim.

[3] Bütün açıklamaları vermedim.

[4] Hommel’in çalışmasını bitirdiği 1915 yılında Eski Uygurca ile ilgili çalışmalar aşağı yukarı bunlardan ibarettir. Maniaica, Türkische Turfantexte gibi önemli yayınlar henüz yoktur.

[5] Akrabalık.

[6] İzole.

Yazar
Ahmet Bican ERCİLASUN

Bu websitesinde farkı kaynaklardan derlenen içerikler yayınlanmakta olup tüm hakları sahiplerinindir. Sitedeki içerikler atıf gösterilerek kaynak olarak kullanlabilir. Yazıların yasal sorumluluğu yazara aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kırmızlar® 2010 - 2026

medyagen