Bir Yer Gezelim

Konya Alâeddin Tepesi’nin batı eteğinde bulunan İnce Minareli Medrese’yi Selçuklu Veziri Sahib Ata Fahreddin Ali 1260’ta yaptırmıştır.

Mimarı taç kapı üzerindeki iki madalyonda ismi yazılı olan Kölük bin Abdullah’tır. Kölük Bin Abdullah, Anadolu Selçuklu döneminde yeni denemeleri ile tanınmış ve Selçuklu mimarisinde etkili olmuş bir mimardır.

Konya’da avlusunun üzeri kubbe ile örtülü olan üç medreseden biri olan bu medrese aynı zamanda Sahip Ata Darülhadis’i olarak da anılmaktadır. Minaresine yıldırım düştü. Medreseye bitişik olarak yapılan mescidin cephesi üzerindeki sırlı tuğlalarla süslenmiş olan minaresi bu medreseye İnce Minareli isminin verilmesine neden olmuştur. İki şerefeli olan minare oldukça yüksek idi. Ancak, 1901 yılında yıldırım düşmesi sonucu birinci şerefeden yukarısı, daha sonra da şerefesi yıkılmıştır. Günümüzde mescit de yıktırılmış, yalnızca medrese ile birlikte olan mihrabı kalmıştır.

Medrese 1956 yılında taş eserleri müzesi olarak açılmıştır. Müzede Selçuklu ve Karamanoğlu Devrine ait taş ve mermer üzerine oyma tekniği ile yazılmış inşa ve tamir kitabeleri, Konya Kalesi'ne ait yüksek kabartma rölyefler, çeşitli ahşap malzemeye oyma tekniği ile yapılmış geometrik ve bitkisel motiflerle bezenmiş kapı ve pencere kanatları, ahşap tavan göbeği örnekleri ve mermer üzerine işlenmiş mezar şahidesi ve sandukalar teşhir edilmektedir. Başkenti Konya olan Selçukluların sembolü çift başlı kartal ve kanatlı melek figürlerinin en güzel örnekleri de bu müzede sergilenmektedir. 

Mescit yapının dışındadır.  İnce Minareli Medrese’yi oluşturan mekânların bazıları günümüzde mevcut değildir. Ancak gerek yapıdaki izlerden gerekse yayınlardaki fotoğraflardan yapının orijinal planı hakkında fikir edinilmektedir. Kuzey-güney yönünde yaklaşık 23.60×20.30 metre ölçülerinde dikdörtgen bir alan üzerine inşa edilmiştir. Anadolu Selçuklu dönemi medreselerinin birçoğunda olduğu gibi kuzey cephesinin doğu ucuna, iki birimli son cemaat yeri olan tek kubbeli bir mescit bitiştirilmiştir. İnce Minareli Medrese’de diğer yapılardan farklı olarak mescit, yapının dışında inşa edilmiştir.   Taç kapı cepheden dışa taşar Doğu cephesinde yer alan son cemaat yerinin güneydoğu köşesinde, iki şerefeli minare vardır.Medresenin doğu cephesin ortasına yerleştirilmiş, yaklaşık 5.50×7.00 metre ölçülerine sahip taç kapı kuruluşu cepheden dışa taşıntı yapmaktadır. Medreseyi oluşturan mekânlar bir kubbe ile örtülü bir avlunun kuzey, güney ve batı kenarına yerleştirilmiştir.

Avlunun kuzey ve güney kenarlarında öğrenci hücreleri; batı kenarında ise iki kışlık dershane mekânı ile bunların arasına inşa edilmiş, dershane eyvanı bulunmaktadır. Eyvanın batı ve güney duvarlarını dıştan destekleyen payandaların, kışlık dershaneler yıkıldıktan sonra 1899’da Avlunya Ferit Paşa’nın Konya Valiliği sırasında inşa edildikleri bilinmektedir.

Kışlık dershaneler, mescit ve kuzey kanadının doğu ucundaki ikisi dışında tüm öğrenci hücreleri yıkılmıştır. Geometrik ve bitkisel süslemeler  Doğu cephesinin ortasındaki taç kapı, gerek formu, gerekse süslemeleri bakımından, dönemin diğer taç kapı örneklerinden farklıdır. Taş ile inşa edilmiş taç kapı, yazı örnekleri başta olmak üzere, geometrik ve bitkisel motiflerle süslenmiştir.Taç kapı ana nişinin üst köşelerine yerleştirilmiş iki enginar motifi ilginçtir. Ayrıca taç kapı cephesinde, birinde  “Amel-i Keluk”, diğerinde, “Bin Abdullah” yazılı iki rozet içerisinde yapının mimarının adına yer verilmiştir.

Taç kapıdaki sivri kemerli giriş ile medrese avlusu arasında, üzeri bir çapraz tonozla örtülü giriş mekânı vardır. Kubbenin altında kare havuz  Medrese avlusunu örten kubbeye yelpaze pandantiflerle geçilmiştir. Üst kesimi açık bırakılan kubbenin altında, avlunun ortasında kare şekilli havuz bulunmaktadır.

Yapının dışı taşlarla inşa edilmişken, iç kesimlerin tuğlalarla inşa edildiği görülmektedir. Günümüzde mevcut olmayan öğrenci girişleri örülerek kapatılmıştır. Avlunun batı kenarının ortasına yerleştirilmiş dershane eyvanı beşik tonoz ile örtülüdür.

Taş üzerine kabartma tekniği  Medresedeki süslemeler taç kapı, minare, avlu kubbesi ve medreseyi oluşturan mekânların avluya bakan cephelerinde yer almaktadır. Taç kapı ve minarenin kaidesindeki süslemeler taş üzerine kabartma tekniği ile yapılmıştır. Bu süslemelerdeki yazı örneklerinde ise bitkisel ve geometrik motifler kullanılmıştır. Öğrenci hücrelerinin girişleri üzerinde yer alan pencerelerin alınlıklarında, kubbe eteğinde ve yelpaze pandantifleri oluşturan üçgen dilimlerin arasında yazı örnekleri ile bitkisel ve geometrik motiflerin bulunduğu süslemeler çini mozaik tekniğiyle yapılmışlardır. Minare gövdesi ve kubbe yüzeyindeki geometrik süslemelerde ise sırlı ve sırsız tuğlalar kullanılmıştır.

 

Yukarıdaki metin sayın Haldun Domaç’ tan alınmıştır.

http://www.haldundomac.com/haber_detay.asp?haberID=135

 

 

 

 

 

 

Medeniyet Tasavvuru

Mehmet BULUT
Ahlak ve İktisat

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

20834101