5 Aralık 2021

kirmizilar.com

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hazırlayan: Mehmet MEMİŞ, (E) Öğretmen 

ALİYA

Tarihe Tanıklığım

Aliya İzzetbogoviç faktörü olmadan Bosna’nın bağımsızlık mücadelesi anlaşılamaz.

Aliya’yı herhangi bir özgürlük savaşçısından ayıran özellik, liderliğinin çok yönlü yansımalarında aranmalıdır.

Onun hayatı, toplumunun değerlerine sahip çıkan, bu değerlerin entelektüel ve siyasi olarak yeniden diriltilmesine adanmış bir ömürden ibarettir.

Aliya; Bosnalı Müslümanların, asimile edilerek kimliklerinin silinmesine yönelik sistematik uygulamalara karşı bir aydın olarak direnmiş, yıllarca hapis yatmıştır.

Bir özgürlük savaşçısı ve devlet adamı olarak bağımsızlık mücadelesine öncülük etmiş, bağımsız Bosna’nın yeniden kurulmasında belirleyici olmuştur.

Düşünür, özgürlük savaşçısı, devlet adamı olarak Aliya İzzetbegoviç yeni bir lider tipinin öncüsüdür.

Bilge kral Aliya İzzetbegoviç’in anılarını okumak, imkansızlıklar içinde büyük umutlar besleyen, adaletsizliğe karşı ahlâkın zaferine inanan bir ulusun tarihine tanıklık etmektir.

SUNUŞ 

Toplumların tarihini bjraz da kahramanlar yazar; en azından büyük dönüşümler öncü isimlerin damgasını taşır. Tarih yazan toplumların tarih yazan kahramanları vardır. Müslüman Boşnaklar yüz yıl içinde iki önemli olay yaşadı. 19. Yüzyılın sonuna kadar Osmanlı sınırlan içinde olan Bosna'nın Avusturya tarafından işgal edilmesi, aynı zamanda ait  oldukları medeniyetten zorla koparılmaları anlamına da geliyordu. Bu durum Müslüman Boşnaklar için tarihin en büyük kırılmasıydı. Müslüman Boşnaklar sadece topraklarını yitirmekle kalmadılar aynı zamanda sistematik bir şekilde kimlik ve medeniyetlerini değiştirmeye de zorlandılar. Osmanlı hakimiyetinden çıkmasının üzerinden hemen hemen bir asır sonra Bosna, tarihe damgasını vuracak kavşak noktasına geldi. Boşnak halkı, II. Dünya Savaşından beri Avrupa'nın şahit olduğu en büyük katliamlara maruz kalmasına rağmen göz kamaştırıcı bir özgürlük savaşı verdi. 1990 sonrasında Boşnak halkının verdiği bu ulusal bağımsızlık mücadelesi Aliya İzzetbegoviç faktörü olmadan anlaşılamaz. Aliya yı herhangi bir özgürlük savaşçısından ayıran özellik, liderliğinin çok yönlü yansımalarında aranmalıdır. Siyasi bağımsızlıktan önce toplumun medeniyet değerlerine sahip çıkmış, bu değerlerin entelektüel planda yeniden diriltilmesinin mücadelesini vermiştir. Bosnalı Müslümanları asimile ederek kimliklerini silmeye yönelik sistematik uygulamalara karşı her anlamda direnmiş, aydın sorumluluğunu yerine getirmiştir. Bir aydın olarak ülkesini, halkını ve sahip olduğu değerlerin savunmasını yapmış, düşüncelerinden dolayı ağır hapis cezalarına çarptırılmayı göze alabilmiştir. Bir düşünür olarak bağlı olduğu medeniyetin değerlerini yeniden keşfederken, insanlığın varoluş problemi ve onun evrensel konumu üzerinde özgün fikirler üretmiştir. Aliya bir özgürlük savaşçısı olarak entelektüel ve siyasi alanda komünist yönetime, ırkçı şovenizme karşı halkının önünde oldu. Yapı itibariyle siyaset ilişkilerine uzak olmasına rağmen önderlik yapmak gibi tarihi bir sorumluluğu omuzlamaktan da kaçınmadı. Bosna'nın bağımsızlık savaşı sırasında yürüttüğü liderlik, kişiliğinin bu farklı boyutlarını ortaya çıkardı. imkansızlıklara ve acımasız katliamlara karşı halkının direniş bilincini sürekli diri tutmasını bildi. Kendilerini Sırp ve Hırvat saldırganlığı karşısında çaresiz ve yalnız hissettikleri bir dönemde halkının yanında olarak direniş ruhunu diri tutmayı başardı. Halkının yeteneklerini ve zaaflarını iyi kavrayan, halkıyla birlikte soluklanan bir lider olması, Bosna'nın haklı davasının dünyaca kabul edilmesini ve bu savaştan siyasi ve askeri olarak zaferle çıkmasını sağladı. Eğer Boşnak halkının Aliya'ya duydukları güven olmasaydı savaş bu şekilde bitmeyebilirdi. Savaşın ilke tanımayan acımasızlığına rağmen savunduğu ilkelerden hiç taviz vermedi. Katliamlara, intikam duygusuyla değil, çok kültürlü bir Bosna idealini sonuna kadar savunarak cevap verdi. Devlet başkanı olarak sergilediği siyasi ve askeri yeteneğinin yanı sıra diplomatik alandaki başarısı, özgürlük mücadelesinin uluslararası platformda meşruiyet kazanmasını sağladı. Tüm bu özellikleriyle Aliya izzetbegoviç Bilge Krallığı hak etmektedir. Aliya, islam dünyasında yeni lider prototipini ortaya koymuştur. Bu kitap, Aliya'nın, çocukluğundan Bosna'nın bağımsızlığını kazanmasına kadar geçen dönemi anlattığı bir otobiyografidir. Kitapta kullanılan dil açısından Aliya'nın tarih karşısında bir tür savunma sunduğu söylenebilir. Bosna'nın içinden geçmekte olduğu kritik durum nedeniyle olsa gerek; savaşa ve uluslararası komplolara ilişkin tüm ayrıntıları vermekten kaçındığı, resmi bir tutanak gibidir bu eser. Bu haliyle bile, bir ulusun yeniden dirilişine ve özgürlüğüne önderlik eden bir kalemden çıkmış olması, bir tutanak olmaktan daha fazla anlam yüklemektedir ona. Düşmanlarının dahi kişiliğine saygı duymadan edemediği Aliya İzzetbegoviç'in anlaşılması, hak ve özgürlük mücadelesinin modern zamanlarda da ulusların kaderini belirlemede ne denli belirleyici olduğunun anlaşılması anlamına gelmektedir. 

ALİYA İZZETBEGOVİÇ: 1925 yılında Bosna Hersek'in Bosanski Samac ilinde doğdu. Babaannesi Üsküdarlı bir Türk kızıdır. İki yaşında iken ailesiyle birlikte, hayatının en önemli kısmının geçeceği Saraybosna'ya taşındı. Saraybosna' da hukuk eğitimi gördü ve avukat olarak çalıştı. Genç yaştan itibaren İslami çalışmalara ve Müslümanların sorunlarına ilgi gösterdi. Genç Müslümanlar.Örgütü'ne üye olduğu gerekçesiyle 1946 yılında üç yıl hapse mahkum edildi. Kendini entelektüel çalışmalara verdi. İslam Deklarasyonu 'nu yayınladı. 1983 yılında düşüncelerinden dolayı 14 yıl hapse mahkum oldu. Cezasının 5 yılını hapiste geçirdi. Yugoslavya'nın dağılma sürecine girdiği dönemde Demokratik Eylem Partisini kurdu ve genel başkanı seçildi. Komünist yönetimin çökmesiyle birlikte yapılan ilk serbest seçimlerde Bosna Hersek Federal Cumhuriyeti Devlet Başkanı seçildi. Sırp ve Hırvat güçlere karşı yürütülen bağımsızlık savaşına liderlik yaptı. 1995'te savaşa son veren Daylon Anlaşmasını imzaladı. 1996 yılında yapılan seçimlerde üçlü başkanlık konseyine seçildi. Uluslararası gücün baskılarına karşı çıkan İzzetbegoviç 2000 yılında sağlık nedenlerini gerekçe göstererek başkanlık görevinden istifa etti. Aliya İzzetbegoviç entelektüel, eylem adamı, siyasetçi, özgürlük savaşçısı ve düşünür kimliği ile halkına öncülük etmiş bir isimdir. Bu özellikleriyle İslam dünyasında yeni bir lider tipinin öncüsü sayılmaktadır. 

Bu kategorideki Makalelerden