Gençlerden

                                                                                                          Metehan KAYGI

Yazının başlığından da anlaşılacağı üzere bahsini edeceğim kişiler Tıbbıyeli Hikmet ve arkadaşlarıdır. Onlara aziz vatanın kutlu bekçileri dememin sebebi o gece Karacaahmet Mezarlığı’nda memleketimizin kurtuluş tohumlarını atmış olmalarıdır.

Hikmet Boran’ı anlatmadan önce onun özgeçmişine kısa bir göz atmak faydalı olacaktır.

Hikmet Boran 1901 yılında Balıkesir’in Savaştepe ilçesinde doğmuştur (O zaman Karesi Sancağı’na bağlıydı.) Ailesi 21 Mayıs 1864 Rus-Çerkes Savaşı sonrası Rusların sürgünü neticesinde ilk önce Trabzon’a, buradan da Savaştepe nahiyesine yerleştirilmiştir. Hikmet Boran ilk ve orta tahsilini Balıkesir’de ta-mamladıktan sonra İstanbul’a gelip Mektebi Tıbbiye-i Şahane’ye başlar. Öğrencilik yıllarında vatansever davranışlarıyla arkadaşlarının sevgisini ve takdirini kazanır. İngilizlerin Mondros Antlaşması’na dayanarak Mektebi Tıbbıye-i Şahane binasını işgal etmesiyle Hikmet Boran memleketin kötü gidişatına dur demenin vakti geldiğine karar verir.

Bugün Tıp Bayramı olarak kutladığımız 14 Mart’ın da doğuşu buradadır. Hikmet Boran’ın öncülüğünü yaptığı vatansever tıbbıyeliler14 Mart 1919 tarihinde okulun açılış yıldönümünü kutlamak bahanesiyle okul yönetiminden izin alırlar. Tabi ki burada asıl amaç balo değil,ülkenin içinde bulunduğu ahvali istişare etmektir. Bunun da göstergesi olarak okulun iki kulesi arasına dev bir Türk bayrağı asarlar. Bu toplantıyı basan İngilizler çok sayıda tıbbıyeliyi gözaltına alır.

Burada dikkat edilmesi gereken husus bu mücadeleyi ortaya koyanların henüz 3.sınıf tıbbıye öğrencileri olmalarıdır. Yine burada üzüntü verici bir durum var ki o da günümüzde ülkemizdeki tıp bayramı etkinliklerinde kahraman Hikmet Boran ve arkadaşlarının aziz hatırası yad edilmemektedir. Edilse bile çok azdır, bu noktada 14 Mart Tıbbıyeliler Derneği’ne teşekkürü unutmamak gerekir. Çünkü geçtiğimiz 14 Mart’taki muhteşem Anıtkabir buluşması Hikmet Boran ruhunun en güzel vesikalarından biriydi. Bu buluşmaların sürmesi temennimizdir. Tıbbı-yeli Hikmet’ten, arkadaşlarından ve Karacaahmet Mezarlığı’dan doğan milli ruh-tan bahseden kitle iletişim yayını çok azdır. 14 Mart ağaç kovuğundan çıkmamıştır. 14 Mart yeniden dirilişin ve bize biçilen kefeni sıyırıp atmanın sembolüdür.

Yazımı sonuna yaklaşırken aziz vatanın kutlu bekçilerini ve vatan toprağını kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimizi saygıyla anıyorum.

Yazım bir tarih yazısı olmadığı için yazının başındaki gelişmelerin devamını yazmadım. Merak edenler inkılap tarihini konu edinen kitaplardan kalan kısmını okuyabilirler.

Türk hekimleri ve Türk tıbbıyelileri Hikmet Boran ruhunu kanlarında taşımaya devam edeceklerdir.

Ne mutlu Türk’üm diyene…

Medeniyet Tasavvuru

Müfit Selim SARUHAN
Erdemlerin Erdemi: Adâlet

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

30893527