19 Mayıs 2022

 “Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.” der Bertrand Russel. Daha az bilgi sahibi olan kişilerin, çok daha fazla bilgi sahibi olan kişilerden daha fazla şey bildiklerini sanmaları durumuna Dunning-Kruger Etkisi denir. Dunning ve arkadaşlarının öğrenciler üzerinde yaptığı çalışmada, öğrencilerden sınav sonrası alacakları notları tahmin etmeleri istenmiş. Öğrencilerden en başarısız alt dilimde olanlar genelde alması gereken notun bir hayli üstünde bir not alacağını iddia ederken, en başarılı üst dilimde olanlar alacağı nota yakın veya (daha mütevazı davranarak) biraz daha altında bir not alabileceklerini belirtmişlerdir. Bu çalışmadan yapılan çıkarım, bir insan bir konuda ne kadar yetersizse, yetersizliğinin de bir o kadar farkında olmadığıdır.

Daha yetkin olan kişilerin toplumda etkin pozisyonlarda olmaları beklenirken genellikle tam tersi bir durum söz konusudur.  Etraftan birilerininin yönetici konumundaki kişiler hakkında “Hiç bir şeyden anladığı yok ama geldi o koltuğa oturdu.” ya da “Bundan kaz çobanı bile olmaz” gibi  serzenişlerini mutlaka işitmişsinizdir. Bazen kıskançlıkla söylense bile, bu tespit yabana atılacak türden değildir. Yetkin kişiler (doğal olarak daha zeki olması beklenenler) çoğunlukla mütevazı oldukları için ortalıkta çok boy göstermezler. Yaptıkları işin değerinin farkındadırlar ve bu değeri farkeden birilerinin mutlaka bir gün çıkıp geleceğini, kendilerini takdir ve taltif edeceğini düşünerek pasif konumda bekleyişi tercih ederler.

Yetkin olmayan kişiler için durum farklıdır. Yetkin olmadıkları gibi, olmayan yeteneklerini de abartma eğiliminde olurlar. Bu eksikliklerini fark ettirmemek için ortalıkta gereğinden daha fazla dolanarak bilmedikleri konularda bile biliyor görüntüsüne bürünürler. Göze girmeye, göz boyamaya, göz doldurmaya çabalarlar. Başarırlar da ! Etrafınıza dikkatlice baktığınızda gerçekten bu tür insanların hızlı bir şekilde üst kademelere çıktığını kolaylıkla gözlemleyebilirsiniz. Matematik öğretmeni ile matematikten sürekli zayıf alan bir öğrenci arasındaki diyalog bu paradoksu çok güzel özetlemektedir:

Bir gün bir matematik öğretmeni eski bir öğrencisine rastlar. Öğrencisinin durumu gayet iyidir. Kendi şirketini kurmuş ve çok zengin olmuştur. Öğretmeni şaşkınlıkla sorar: “Yavrum, seni iyi hatırlıyorum. Matematiğin çok kötüydü. Hep düşük notlar alırdın. Nasıl oldu da böyle zengin oldun?” Öğrencisi öğretmeninin bu şaşkınlığına biraz da keyiflenerek cevap verir. “Hocam, çok kolay. Üç liraya alıyorum sonra da beş liraya satıyorum. Aradaki yüzde iki de bana fazlasıyla yetiyor.

Dunning-Kruger Etkisi görülen birinin şu özelliklere sahip olduğunu görürüz*:

  1. Her şeyi en iyi kendisinin bildiğini iddia eder.
  2. Bilgiyi, eğitimi aşağılama eğilimindedir.
  3. Çok iş yaptığı havası vermek için çok gürültü patırtı çıkarır.
  4. Herşeyi kendi başına halledebilir.
  5. Her konuda ön hazırlıklı gibi davranmaya bayılır.
  6. Üstlerine karşı saygıda asla kusur etmez ama altındakileri ezme konusunda üstüne yoktur.
  7. Bugün ak dediğine yarın kara der, ama demediğini iddia eder.
  8. Başarısız olması halinde, başarısızlığını hiç yaşanmamış hale getirmeye çalışır.
  9. Kendi doğruları, düşünce ve eylemleri kesin doğrudur.
  10. Herkesin gördüğü, şahit olduğu bir şeyi inkar edebilir ve sizi de buna inandırmaya çalışır.

*Bu maddeler Onedio.com’da yer alan benzer bir yazıdan özetlenerek alınmıştır.

 

Bu kategorideki Makalelerden