1 Aralık 2021

Mehmet DEMİRCİ

1989’den beri Kutlu Doğum Haftası adıyla bir dizi kültür faaliyeti yapılmaktadır. Bu hafta için Diyanet tarafından her yıl bir konu belirlenir. Camiler dışında çeşitli salonlarda konferans ve paneller düzenlenerek bu konuda halkımızbilgilendirilir. Başlangıçta Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri hicri takvime göre, Mevlit Kandili’nin peşi sıra düzenlendi. Fakat bu tarih her yıl 10 gün kaydığı için, sıcak yaz günlerinde salon toplantıları yapılamayınca, 1994 yılından itibaren, miladi takvime görekutlanmaya başlandı ve sabitlendi. 2008 yılından sonra Kutlu Doğum günleri 14-20Nisan tarihleri arasında düzenlenmeye başlandı. 20 Nisan Hz. Peygamber’in doğum günüdür.
Kutlu Doğum etkinlikleri bilhassa kasabalarda geniş halk kesimlerinin salonlara gelip sosyalleşmesine yardımcı oldu. Cami dışında din kültürü konularının topluluklarla buluşmasını sağladı. Devlet erkanı ve yerel yöneticilerin katılması, halkla devletin bütünleşmesi bakımından iyi bir uygulamadır.
İlk yıllardaki Kutlu Doğum panel ve konferanslarının bir kısmında ben de yer aldım. Dinleyici olarak mahalle veya yakın köylerden gelen kadınların ilgi ve tavırları gözlerimi yaşartmıştı.

PROJE DİYANETİN

Can sıkıcı olan şu: Geçtiğimiz günlerde medyada bir Kutlu Doğum karşıtlığı dile getirildi. Bunu FETÖ ile ilişkilendirdiler. Bu kadar saçmalık olamaz. Konunun içinde olanlar yazdılar, anlattılar. Bu mesele tamamen Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bir projesidir. Uygulamanın FETÖ ile uzaktan yakından alakası yoktur. Diyanet yönetimiyle bir şekilde hesabı olanlar, utanmadan bu iftirayı atmaktadır. Bütün bunların din adına yapılması çok ayıptır. Bu etkinliğin en güzel yönlerinden biri ismidir: “Kutlu Doğum”.
Anlamıyla ve sesiyle ilk günden beri hiç yadırganmadı, sıcak bir alaka gördü. “Kutlu” uğurlu, mübarek demek. “Doğum” Peygamber Efendimizin doğumu. Hafta ile ilgili tartışmalarda hiç gereği yokken, isim değişikliği gündeme gelmiş. Kutlu Doğum yerine “Siret Haftası” denmesi isteniyor. “Siret” kelimesinin Hz. Peygamber’le ilgili zengin bir anlamı olduğu doğrudur. Ama söz, bizim halkımıza yabancıdır ve Kutlu Doğum’un çağrışımlarından uzaktır.

İSİM DEĞİŞMEMELİ

Şunlar eleştirilebilir: Bazı yerlerde seviye düşüp, ilkokul müsameresine dönüyor.
Buna fırsat verilmemeli. Ayrıca şovmenlik yapılmamalı. Amatör müftülük korolarının dini musikimizi katletmesine fırsat verilmemeli.
Özellikle de siyasetin rengi ve kokusu asla hissedilmemelidir. 2011 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nın genelgesiyle okullarda Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri düzenlenir oldu. Bence buna da gerek yoktur. Benim temennim, tarih ve ismin değişmemesidir.
Daha sade bir şekilde, şova dönüşmeden bir kültür faaliyeti olarak devam etmelidir

Yukarıdaki yazi http://www.mehmetdemirci.org/kutlu-dogum-tartismalari/ sayfasından alınmıştır. Yazı ayrıca Yeni Asır gazetsinin 5 haziran 2017 tarihli nüshasında da yayınlanmıştır.

Bu kategorideki Makalelerden