7 Temmuz 2022

Esat ARSLAN

FETÖ’ nün, himmet, bağış gibi adlar altında, çoğu zaman baskı ve tehditle milletten elde ettiği 7,5 milyarı gayrimenkul, 41 milyar lirası şirket varlığı olmak üzere toplam 48,5 milyarı bulan haksız servetin, devlete dolayısıyla millete iade edilmesi gerçekten büyük olay… Ortaya konulan kararlılığa binlerce şükran…Örgütün, bu şekilde finansal ayağı kırılınca, örgütbaşı FETÖBAŞI’nın 15 Temmuz’un Birinci yıldönümünde “France 24”’ten Türkiye Cumhuriyetine meydan okuması anlamlı bir o kadar da düşündürücü olmuştur. FETÖBAŞI 18 Temmuz 2017 tarihinde France 24’ten gazeteci Leyla Jacintho ve gazeteci Philip Crowther’a verrmiş olduğu mülakatta bütün fütursuzluğunu ortaya koymuştur. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 5 Temmuz 2017 tarihinde vermiş olduğu röportaja bir karşılık olmak üzere bizzat kendisinin 15 Temmuz “Hain ve Kanlı Kalkışması”nın ardından “France 24”ü hem de ayrıcalıklı “exclusive” olarak mülakat vermesi olayın boyutlarını daha da üst seviyelere taşımaktadır. Bütün bunları bilmek durumundayız. Bilelim, bilelim ki tedbir almada ön alalım, derim sevgili okurlar.

Mülakat sonrası gazetecilerin vücut dili ve örgütbaşının mimiklerine göre yapmış oldukları değerlendirmeleri içeren France 24 tarafından yapılan haberde,  FETÖBAŞI alabildiğince masum ve mazlum bir çevre ve çehreye büründürülmüştür. Kuşkusuz bütün bunlar Batı’nın planlı bir tezgahıdır. Ortaya konulan izlenimler aşağıdaki şekilde özetlenmiştir:

“Gülen tıbbi tedavi için geldiği -Masumiyet göstersine bakar mısınız?- ABD’de 1999 yılından bu yana Pennsylvania'daki Pocono Dağlarındaki "Altın Nesiller İnziva ve İbadet Merkezi”nde kapalı kapılar arkasındaki bir yerleşkede yaşamaktadır. Ortaçağ görünümlü bir din adamı ve de Türkiye'den 8000 kilometre uzakta yaşıyor olmasına karşın ülkesindeki en son gelişmelerden çok iyi bir biçimde haberdar olmaktadır. “Ne olursa olsun, Philadelphia'dan yaklaşık 160 kilometre uzaklıkta bulunan Saylorsburg'daki yemyeşil, yerleşkesinde günlerini geçiren Gülen, ABD'de daha uzun süre yaşayacağından oldukça emin görünmektedir. “

Bu betimleme ile ilgili “ABD Başkanı Donald Trump ile Türk mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki samimi kişisel ilişkiler nedeniyle hızlı bir şekilde suçluların iadesi anlaşması kapsamında kendisinin iadesinin anlamına gelebileceği sorulduğunda terörist başı son derece rahat aşağıdaki biçimde yanıtlamıştır:

"Hem onun [Trump] hem de başka herhangi bir ABD başkanının Amerika Birleşik Devletleri'nin dünyadaki itibarını zedeleyerek riske atacağını ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın bu mantıksız taleplerini kabul edeceğini düşünmüyorum, Bu yüzden bu ihtimalden endişelenmiyorum "[1]

Türk milletine ve TC Devletine yaşattırılan bunca acı, gözyaşı ve kandan sonra duruşuna ve göstermiş olduğu kararlılık gösterisine bakar mısınız? Konuyla ilgili bir diğer haberde ise; daha büyük bir meydan okumayla “Türkiye'nin iade talebine rağmen, iade edilme olasılığından "endişe duymamaktayım." betimlemesi bir nevi masumiyet karinesi göstergesidir. [2] Haber yaşanılan bunca darboğaza rağmen, Gülen, hareketinin günlerinin bitmediğine daha da büyük bir meydan okumayla aşağıdaki şekilde sonlanmaktadır:

“170 ülkede, hareketlerimizin okulları hâlâ ABD, Brüksel ve Avrupa'da faaliyet göstermektedir. Bence bu, temel değeri sevgi olan bu hareketin devam edeceğinin bir işaretidir. Politikacılar, zamanları sınırlı. Demokratik yollarla gidecekler. Ama sevgiyle bağlanan bu hareket devam edecek. "

Sevgili Okurlar, lütfen, bu konuyu tutarlı bir biçimde derinlemesine irdeler misiniz? Türkiye Cumhuriyetinin nasıl bir Bâtınî bir örgütle karşı karşıya olduğu konusunda duyumsamak zorunda olduğumuzu bir kez daha tüm benliğimizde hissetmeliyiz. Ama, kesinlikle çaresizliğe ve yeise gerek yok, Aşık Veysel’in o karanlık dünyasından bir güneş gibi seslendirdiği “Uzun ince bir yoldayız” bilincinde olmak mecburiyetindeyiz.

 

 

 

[1] İngilizce metinden tercüme edilmiştir. http://www.france24.com/en/20170718-gulen-admits-meeting-key-man-turkey-coup-plot-dismisses-erdogan-senseless-claims/Erişim Tarihi 19 Temmuz 2017/

[2]İngilizce metinden tercüme edilmiştir.  http://www.france24.com/en/20170718-interview-fethullah-gulen-turkey-failed-coup-not-worried-extradition-erdogan-trump/ Erişim Tarihi 19 Temmuz 2017/

Yazar Hakkında:

Esat ARSLAN

Esat Arslan, İstanbul’da 15 Nisan 1947 tarihinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da; yükseköğrenimini Ankara’da tamamlayan Esat Arslan, Savunma Bilimleri, Kamu Yönetimi dallarında yüksek lisans; Türkiye Cumhuriyeti Tarihi dalında doktorasını ise Ankara Üniversitesinde yaptı. Şam Büyükelçiliği nezdinde askerî ataşelik görevinde de bulunan Esat Arslan, Türkiye’ye döndükten sonra doçent oldu.

1997-2005 yılları arasında Bilkent Üniversitesinde, Türkiye Cumhuriyet Tarihi Koordinatörlüğü görevini yürüten Prof. Dr. Esat Arslan; 29 Mart 2000 tarihinde “Türkiye Cumhuriyeti Devlet Övünç Madalyası” ile ödüllendirildi. Ayrıca kendisine, Türkiye–Ermenistan ilişkilerine yapmış olduğu katkılardan dolayı, Avrasya Araştırmalar Merkezi (ASAM) nin bünyesindeki Ermeni Araştırmalar Enstitüsü tarafından «2002 Yılı Özel Ödülü» verildi. 2005 yılında Çağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde göreve başlayan Esat Arslan, 2012 yılına kadar Bölüm Başkanlığı yaptı. 2010-2015 yılları arasında BM nezdinde Uluslararası Askeri Tarih Komisyonu Yürütme Kurulu üyeliği de yapan Esat Arslan, halen Türk Askeri Tarih Komisyonu Genel Kurulu Üyeliğini yapmaktadır. Bu komisyonun üyesi olarak ülkemizi, Güney Afrika, Brezilya, İspanya, İtalya, Portekiz, Bulgaristan ve Çin’de temsil etmiştir. Sekiz kitabı bulunan Esat Arslan 2002-2012 yılları arasında, TBMM Tarih Araştırma Grubu üyeliği sırasında yazmış olduğu 1852 sayfalık üç cilt halindeki «XVI. Dönem Parlamento Tarihi» adlı eseri 2013 Aralık ayında TBMM Meclis Başkanlığı tarafından yayınlanmıştır.

Suriye Devlet Arşivleri, İran Dışişleri Bakanlığı Belgeler Arşivi, Washington Ulusal Arşiv Dairesi ve Amerikan Kongre Kütüphanesinde araştırmalar yapan, Prof. Dr. Esat Arslan, SKYTURK televizyonunda dış politika yorumculuğu ATA Tv. de, ART televizyonlarında her hafta yayınlanan “Bakış Açısı” ve “Vizyoner” programlarının yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlenmiştir.

Prof. Dr. Esat Arslan iyi derecede İngilizce, Arapça, orta derecede Farsça, İspanyolca, Makedonca ve uzmanlık seviyesinde Osmanlıca bilmektedir.”

 

Yazarın diğer makalelerinden: