18 Ağustos 2022

Mehmet MAKSUDOĞLU

Rahmetli Çiftçioğlu Necdet SANÇAR Beğ, kendi milletine yabancılaşmakla ‘çağdaş’laştığını zanneden bir zümreden, “maalesef Türkler” diye söz ederdi. Bunların, Türk mûsikıysinden hoşlanmayıp caz müziğiyle coştuğunu, kandil gecelerini gerici bularak yılbaşı gecelerini sevinçle karşıladığını anlatır, yazısını da, “bunlar da maalesef Türktür” diye bitirirdi.

O, böyle, kendini halktan ayrı gören, ‘üst tabaka’dakilere “maalesef Türkler” diyordu.

Günümüzde ise, böyle, kendini halktan ayrı gören, millete tepeden bakan, ‘ayrıcalıklı’ zümreye “Beyaz Türkler” denilmesi oldukça yaygınlık kazandı. Amerika’da, beyazların, zencileri hâlâ kabullenememiş olmasını, onlara karşı, bu vatandaşlarını, ikinci, üçüncü, beşinci sınıf yurttaşmış gibi gören davranışı hatırlatırcasına, bizdeki ‘ayrıcalıklı’ zümreden de, biraz istihfafla “Beyaz Türkler” diye bahsedilir oldu. Ancak, zamanla, istihfaf tonu silindi, ciddî ciddî Beyaz Türkler denilmeğe başlandı ve bu tutum büyük ölçüde yerleşti.

İyi de, BİZ Amerika’da mı yaşıyoruz, Amerikalı mıyız, Amerikan sömürgesi miyiz? Kafamızdaki model bu kadar ‘amerikanvâri’ midir ki HİÇ YADIRGAMADAN bu deyimi benimsiyoruz?

Aslında, bu ayrıcalıklı yurttaşlarımız içinde oldukça bol miktarda dönme, Sabatayist vb. bulunduğuna göre, bu zümreye çakma Türkler demek daha doğru olmaz mı?

Yazar Hakkında:

Mehmet MAKSUDOĞLU

Mehmet MAKSUDOĞLU

Mehmet Maksudoğlu, Eskişehir’de Kırım kökenli bir âile içinde doğdu. İnkılâp İlkokulunu, Eskişehir  Lisesini ve Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesini bitirdi. İzmir İmam-Hatîp Lisesi’nde Meslek Dersleri Öğretmeni olarak Arapça, Farsça, İngilizce ve Hadîs öğretti. Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde İslâm Târihi Asistanı oldu. Tunus’ta doktora tezi ile ilgili malzeme topladı, dilbilgisini bildiği Arapça'nın pratiğini yapmak imkânını buldu. Dördüncü sınıfına kabûl edildiği Burgiba Yaşayan Diller Enstitüsü Arapça Bölümü’nü bitirdi. Türkiye’ye dönüp İstanbul, Başbakanlık Osmanlı Arşivinde belge inceledi. "Tunus’ta Osmanlı Hâkimiyeti" konulu doktorasını verdi. İngiltere’de, University of Cambridge’de Faculty of Oriental Studies’de Türkçe öğretti, orientalistlerin nasıl yetiştirildiklerini gördü. Türkiye’ye dönüp Diyânet İşleri Başkanlığına bağlı olarak İzmit, Ankara ve İstanbul’da vâizlik yaptı. Marmara Üniversitesi'nde 1983 yılında Yardımcı Doçent, 1986 da Doçent ve 1995 yılında Profesör oldu. İzinli olarak gittiği Malezyadaki International Islamic Universty’de 4 yıl (1991-95) Târih ve Medeniyet Bölümü başkanlığı yaptı, Osmanlı Târihi öğretti. Orada iken yazdığı Osmanlı History adı geçen üniversite tarafından bastırılıp (1999) textbook olarak kullanıldı. Marmara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde bir yıl daha öğretim üyeliği yaptıktan sonra Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi kurucu dekanı olarak Eskişehire gitti. 2004-2005 öğretim yılında izinli olarak gittiği Kazakistan’ın Türkistan Beldesindeki Hoca Ahmed Yesevî Milletlerarası Türk-Kazak Üniversitesinde, Hollanda Rotterdam Milletlerarası İslâm Üniversitesinde bir dönem öğretim üyeliği yaptı.

Yazarın diğer makalelerinden: