25 Haziran 2022

Mehmet MAKSUDOĞLU

Anthony Bryer, Peoples and Settlement in Anatolia and Caucasus, 800-1900 (London:Variorum reprints, 1988) IV, p. 485, note 3 “As for fratricide, it is true that Andronikos III Grand Comnesus executed his brothers Michael and George on his accession to the throne of Trebizond in 1332, before any known cases of Otoman fratricide.”

III.  Andronikos Grand Komnenos,  Kosova (1389) dan 57 yıl önce, Trabzon tahtına çıktığı gün, kardeşleri Mihail ve Yorgi’yi öldürdü.

Batılı yazarlar, Osmanlı’ya hiç de dost olmayan bu Batılı’nın bu îtirâfını görmezden gelirler, hiç sözünü etmezler, sanki kardeş katlini Osmanlı îcâd etmiş gibi, onu kalemlerine dolar dururlar. Nitekim, Rûmların bu konudaki sâbıkaları hiç de az değildir: İrene, altı yaşındaki oğlu VI. Konstantin’in gözlerini kör ettirmiş, Doğu Roma İmparatorluğunu (‘Bizans’ değil! Bu da ayrı bir oyun: kültürü 6. yy.da yunanlılaşmış olan Rûm İmparatorluğunu M.Ö. 660 yıllarında İstanbul’un küçük bir yerinde kurulup göçmüş ‘Bizans’ devleti yerine koyup Roma İmparatorluğunun vârisi olmak oyunu; Bizans, Fâtihten 2000 yıl önce kurulup göçmüştü.) altı yıl boyunca Augusta adıyla yönetmiştir. Oğlu VI. Konstantin’e olan vasîliğini, önce ortak hükümdarlığa çevirmiş, 797 de onu tahttan indirip İmparatorluğu tek hâkim olarak yönetmiştir:  [The Cambridge Mediaeval History, ed. by J.M. Hussey, (Cambridge : 1967), IV. Part II, p. 5. ] ; Herbert J. Muller, The Uses of the Past : Profiles of Former Societies (New York: New American Library , 1954) p.16.

Bilindiği gibi, 1204 yılında IV. Haçlı Seferi için yola çıkan Avrupa’lılar, İstanbul’u zaptetmişlerdi de Roma İmparatorluğu Pontus’ta devâm etmişti.

“Rumlar kardeş katlini Osmanlı’dan öğrendi” iddiâsındaki Batılı’lara karşı Bryer Efendi, ‘Hayır, Osmanlı Rûmlardan öğrendi ama, Pontus küçük bir devletti, Fâtih bunu kurala bağladı’ diye sûret-i haktan görünüp bir yandan da suçlamaktadır. Halbuki, esâs olan “model” olmaktır, “çığır açmaktır”.

Kardeş katline mecbûr eden sebebi zâten etraflıca açıkladınız. Sultan İkinci Murâd İstanbul’u kuşatınca, Rumlar, amcası Mustafa Çelebi’yi salıverdiler; Osmanlı Devleti 1422 de fiilen ikiye ayrıldı da Ulubat suyu başında Vezîr İvâz Paşanın kurnazlığıyla tehlike atlatıldı, bu defa da Murâd Hân’ın küçük kardeşi 13 yaşındaki Mustafa ortaya sürüldü, o zavallı çocuk da hayatıyla ödedi. Rûm İmparatorluğu, böylece, İstanbul’u kuşatmış olan Sultân Murâd’ı, kuşatmayı kaldırmak zorunda bırakmıştı.

 Kardeş katli konusunda; onbinlerce asker öleceğine, devlet yıkılacağına, Osmanlı, fedâkârlığı kendi âilesi içinde yaptı.

Yazar Hakkında:

Mehmet MAKSUDOĞLU

Mehmet MAKSUDOĞLU

Mehmet Maksudoğlu, Eskişehir’de Kırım kökenli bir âile içinde doğdu. İnkılâp İlkokulunu, Eskişehir  Lisesini ve Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesini bitirdi. İzmir İmam-Hatîp Lisesi’nde Meslek Dersleri Öğretmeni olarak Arapça, Farsça, İngilizce ve Hadîs öğretti. Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde İslâm Târihi Asistanı oldu. Tunus’ta doktora tezi ile ilgili malzeme topladı, dilbilgisini bildiği Arapça'nın pratiğini yapmak imkânını buldu. Dördüncü sınıfına kabûl edildiği Burgiba Yaşayan Diller Enstitüsü Arapça Bölümü’nü bitirdi. Türkiye’ye dönüp İstanbul, Başbakanlık Osmanlı Arşivinde belge inceledi. "Tunus’ta Osmanlı Hâkimiyeti" konulu doktorasını verdi. İngiltere’de, University of Cambridge’de Faculty of Oriental Studies’de Türkçe öğretti, orientalistlerin nasıl yetiştirildiklerini gördü. Türkiye’ye dönüp Diyânet İşleri Başkanlığına bağlı olarak İzmit, Ankara ve İstanbul’da vâizlik yaptı. Marmara Üniversitesi'nde 1983 yılında Yardımcı Doçent, 1986 da Doçent ve 1995 yılında Profesör oldu. İzinli olarak gittiği Malezyadaki International Islamic Universty’de 4 yıl (1991-95) Târih ve Medeniyet Bölümü başkanlığı yaptı, Osmanlı Târihi öğretti. Orada iken yazdığı Osmanlı History adı geçen üniversite tarafından bastırılıp (1999) textbook olarak kullanıldı. Marmara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde bir yıl daha öğretim üyeliği yaptıktan sonra Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi kurucu dekanı olarak Eskişehire gitti. 2004-2005 öğretim yılında izinli olarak gittiği Kazakistan’ın Türkistan Beldesindeki Hoca Ahmed Yesevî Milletlerarası Türk-Kazak Üniversitesinde, Hollanda Rotterdam Milletlerarası İslâm Üniversitesinde bir dönem öğretim üyeliği yaptı.

Yazarın diğer makalelerinden: