Güncel Yazılar

Turgut GÜLER

"Kültür" ün târifinde mutâbakat sağlayamamış bir cemiyetin, onunla ilgili değişmelere sağlıklı bakabilmesi mümkün mü?  Sâdece bu duruş bile, başlı başına bir değişimin fotoğrafını gösteriyor. Bahsedilen isâbetsiz bakış vâdisinde, öyle sadra şifâ reçete arayışları falan yok. Günlük nafaka teminindeki kurulmuş saat yeknesaklığı, aslâ “kültür” gibi ciddî semtlere uğramıyor.

Çok köklü ve muhteşem bir millî kültür yekûnu bulunan Türk milleti, uzun târîhi boyunca en şuûrlu değişimlere de imzâ atmıştır. Bizim devlet geleneğimizde pek revaçta olan siyâsetnâme yazıcılığı, onu okuyan devletlûların teşvîki ile âdetâ Kutup Yıldızı’nın mevkii derecesinde yön tâyin edici bir mesâî kabûl edilmiştir. Nice değerli siyâsetnâme arasında Kutadgu Bilig’in çok farklı durduğunu, kültürümüze âşinâ herkes biliyor. Yûsuf Has Hâcib’in, İslâmî Türk edebiyâtının ilk eserleri cümlesinde kaleme aldığı bu müstesnâ kitap, aynı zamânda muazzam çaptaki bir kültür değişiminin canlı şâhidi ve zabıt varakasıdır.

Milâdî dokuzuncu asrın sonlarıyla onuncu asrın başlarında kalabalık kitleler hâlinde Müslüman olmaya başlayan Türk milleti, yaklaşık yüz senede bu değişikliği hazmedecek olgunluğu yakalamış, yeni dininin acemî saymayacağı ustalıkta eserler vermeye başlamıştır. Kutadgu Bilig, bunlardandır. Türklerin İslâm’ı kabûl edişleri, dinî olmanın ötelerinde topyekûn bir hayat tarzı değişikliğidir. Gök Tanrı inancı ile İslâm dini arasında pek çok bakımdan benzerlikler bulunmasına rağmen, müessese ve müştemilât farklılığı, değişmeyi zarûrî kılmıştır. İslâmî dâireye dâhil oluş hikâyemizin ilk kilometre taşlarını döşeyen Yûsuf Has Hâcib, değişmenin ölçülerini de ince tülbentlerden geçirerek vermiştir.

Devlet prizmasının en yukarıdaki temsîlcilerinden bir idârî kadroyu, Kutadgu Bilig’de konuşturan büyük Türk edîbi, milletin önüne konacak farklılık teklîflerinin şu dört temel özelliği taşıması gerektiğini; altını çizerek, üstüne basarak ifâde ediyor: Könilik (adâlet), Tüzlük (eşitlik), Uzluk (faydalılık), Kişilik (İnsan haklarına uygunluk).

Bu temel esaslara riâyet eden her çeşit değişim,  tereddütsüz zenginlik sebebidir. Bugünkü hukûk terminolojisinde bile sık olarak karıştırılan ve nice akademik titr taşıyan yazılı, sözlü metinde birbirinin yerine kullanılan adâlet ve eşitlik tâbirlerini, bin yıl önce nüans çadırına yatıran Has Hâcib’imizi, bir def’a daha hezâr-fenlik ve hikmet tahtına oturtmaz mısınız?

Medeniyet Tasavvuru

Necati ÖNER
Niçin Felsefe?
Mehmet BULUT
Ahlak ve İktisat

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

22800537