Güncel Yazılar

 Kenan EROĞLU

Bazı insanlar, aşırı hayvan sever, aşırı çiçek-ağaç, böcek sever, çocuk sever davranırlar.

Bu insanlar sokakta gördükleri hayvanları, çiçekleri ağaç ve böcekleri olduğundan fazla severler ve o hayvanların sokaktaki hallerine bakıp kendilerini helak ederler. Başka bir yerde başka bir sebeple ağaçlar kesildiği halde ne düşüncedir bilinmez, bazen de üç beş ağaç kesildi diye ortalığı ayağa kaldırırlar. Milyonlarca ekilen ve dikilen laleleri görmez, teröristlerin eylemleri sırasında çiçekleri ağaçları özellikle ezdiklerini, kırdıklarını, kökünden söktüklerini nedense görmezler fakat fikren ve siyaseten karşı oldukları birileri bir dal koparsa ortalığı velveleye verirler.

Bu insanlar, evlerinde,  ailesinin diğer fertlerine göstermedikleri ilgi ve alakayı kendi hayatları dışında, sokak hayvanlarına,  parktaki kuru ağaçlara, kuşlara ve yabancı çocuklara gösterirler.

Aile içinde yeteri kadar mutlu olamayan, gerekli sevgiyi göremeyenler bu ihtiyaçlarını dışa vurarak aşırı çiçeksever, hayvan sever olurlar.  Yaralı bir kuş görseler kahrolur, hayatlarının en önemli meselesi yaparlar. Duygularını bu şekilde tatmin ederler.  Aslında durum o kişinin hem eksikliğidir hem de dış dünyayı duyarsızlıkla suçlayarak ortaya koyduğu tepkidir. Dışavurum şekli ile ise   “ne kadar merhametli,  hayvan sever, bitki sever“ ,  “çok erdemli bir davranış“   diye düşünürsünüz.

Avrupa’da yaşayan insanların çoğunluğunun bir tane ev köpeği vardır.

Parklarda,  yollarda bir elinde tasma, bir elinde poşet, köpek gezdiren pek çok insan görürsünüz.

Avrupa’da neden bu kadar çok köpek beslendiği sorulduğunda ise,  ilginç bir cevapla karşılaşırsınız.

“Çocuklarına hâkim olamayan, onlara söz geçiremeyen ebeveynler;  Köpek, kedi vs. besleyerek kendisine itiraz etmeyen, her dediğini yapan, tepki göstermeyen, sürekli sahibine sevgi gösteren bu varlıklarla, idare ederek, sevme, sevilme duygularını tatmin ederler “  denir.

Biz de de yeteri kadar mutlu olamayan, insanlarla ilişkilerinde biraz başarısız olan insanlar,   mutluluğu dışarda bir yerlerde arıyorlar. Hükmetme,  idare etme, şefkat görme ve gösterme duygularını tatmin etmek için köpek, kedi kuş vs. besliyorlar. Ve onlara, kendi yakın çevrelerine göstermedikleri ilgi ve alakayı gösteriyorlar.

Bu besledikleri kedi köpek gibi hayvanlar ve bitkiler, bir zarar gördüğünde onun için günlerce gözyaşı dökerek mutsuz oluyorlar.

Bütün bunlara ilaveten,  bir de ülke çapında ağaç sever, çiçeksever, böcek sever, çocuk severler vardır.  Bunlar genellikle rejim muhaliflerinden çıkar. Bu gibiler,  içinde bulundukları sisteme tepkilerini bir siyasi organizasyon içinde,  bir fikir hareketinin içinde yapmazlar. Bunlar, çeşitli vakıf ve derneklerle bu eksikliklerini tatmin ederler.

Dışardan baktığınız zaman bu insanlar, “ne kadar hayırsever”, “ne kadar ağaç sever”,  “çiçek böcek sever insanlar” diye takdir edersiniz. Bu gibiler gerçek yüzlerini bu yolla gizlemeyi tercih ederler. Çalıştıkları-bulundukları yerleri katıldıkları organizasyonları vs. yakından tanıdığınızda görürsünüz ki bunlar aslında rejim muhalifidirler.

Kendileri gibi olmayan ve politik mülahazaların dışında kalan çiçeksever, böcek severlerin sempatisini toplarlar.

Kimsesiz genç kızları koruyup kolladığını ifade ederek vakıf kuran, çok hayırsever! Çok yardımsever! Olarak tanınan ve takdim edilen bir ünlü kadının PKK’lı öğrencilere burs verdiği, başı kapalı genç kızlara ayrımcılık yaptığı ortaya çıktığında insanlar çok şaşırmıştı.

Bir de bu gibi aşırı çiçek böcek, yoksul çocuk severlerin azınlıklar kökeninden gelmiş olmaları da hayretle karşılanır ama aslında bunda da fazla hayret edecek bir durum yoktur.  Bu gibilerin azınlık kökünden gelme bir takım karışık duyguları vardır, içinde yaşadıkları toplumla bütünleşmemişlerdir. Bu eksikliklerini rejim muhalifi olarak, insanlığın ortak değerlerini aşırı savunur, çiçeksever, böcek sever, hayvan sever,  çocuk sever olarak telafi etmeye, örtmeye gizlemeye çalışırlar.

Sözün Özü:

Fakir-fukaraya, garip gurabaya, sâhipsiz sokak çocuklarına gerekli ilgiyi göster/e/meyenlerin “hayvanseverliği”,   kendi vicdanlarını susturmak için verdikleri “insânî” (!?) bir rüşvettir.

 

Medeniyet Tasavvuru

Mehmet BULUT
Ahlak ve İktisat

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

19822321