Güncel Yazılar

Kenan EROĞLU

Pek çok kimse “Milli değerlere saygılıyım, milli değerlerin korunması gerektiğine inanıyorum” der.

Milli kültürü savunduğunu ve temsil ettiğini söyleyen, iddia eden insanlar,  esasında Milliyetçi söylemlerinin dışındaki yaşantıları, davranışları, düşünüşleri ve fikirleri bakımından pek de milli kültüre uyum göstermiyorlar.

Milliyetçilerin duygu ve düşüncelerinin, kendi milletinin-halkının duygu ve düşünceleri ile örtüşmesi gerekirken, Milliyetçiyim diyen insanların yaşantıları, olaylara bakışları ve halkın değerlerine yaklaşımları, içinde yaşadıkları halka-millete önemli ölçüde uzak oldukları hatta ters düştükleri dikkat çekiyor.

Okumuşların millet-halkla aralarındaki bu fark günden güne kapanmadığı gibi git gide de açılıyor.

Milliyetçilerin Milliyetçilik fikirleri biraz “Askeri karakter” taşıdığı için,  daha çok “buyurgan,  idare eden, üstten bakan” bir karakter sergiliyor.

Halkın değer yargılarına ve fikirlerine önem verilmediği için Milliyetçiler halkı çoğu kez yanlarında göremiyorlar.

Milleti kucaklamak iddiasında olan insanlar ne yazık ki milleti kucaklayamıyorlar. Milletten yana davranmıyor, kendilerini “öncü, kurtarıcı” olarak görürken, yeri geldiğinde de halkı “geri, sürü, yobaz, hiçbir şey bilmez” olarak görüyor ve nitelendiriyorlar.

Ayrıca Milliyetçiyim diyen insanlar; Milliyetçiliği de yeteri kadar bilmiyor ve eskimiş bilgilerle Milliyetçilik yapmaya çalışıyorlar. Türk Milliyetçiliği fikriyatının kaynağı olan Ziya Gökalp, Osman Turan, Peyami Safa, Mümtaz Turhan, Erol Güngör, Yılmaz Özakpınar, Dündar Taşer, Galip Erdem ve Nevzat Kösoğlu gibi düşünürlerimizi yeterince incelemiyorlar, olaylara bakışlarını ve yorumlarını da yeterince bilmiyor, anlamıyor ve anlatamıyorlar. Çoğu kez de birilerine karşıtlık üzerinden sol ve liberal açıdan milletin değerlerine yaklaşıyor, çözümler teklif ediyorlar.

Ayrıca Türk kültürünü, Türk tarihini, Türk Coğrafyasını da yeterince incelemiyorlar. Hindistan’da 900 seneden fazla kaldığımızı, bu zaman zarfında Hindistan’da bulunan milletleri adaletle, huzur içinde idare ettiğimizi ve yine Hindistan’da bulunan eserlerimizin Balkanlardan daha çok olduğunu duyduklarında şaşırıyorlar.

Milliyetçiler,  Milliyetçiliği okumadıkları için,   herhangi bir konuya kendilerine göre ve eski bilgileri ışığında yorumlar getiriyorlar. Milliyetçilik adı altında dile getirilen bu yorumlar da günün özellikle muhalif basın ve yayınlarının fikirlerine görüş ve düşüncelerine benziyor.

Temelde kayda değer bir fikir bilgi oluşumu da meydana gelemiyor.  Bu yüzden yerli yersiz ve çok saçma fikirler milliyetçilik adına savunuluyor.

Dolayısı ile yanlışlara düşülüyor.

Milli şuur sahibi insanlar bu gibi konulara dikkat etmek zorunda olduğu gibi Türk Milliyetçiliğinin temel kitaplarını yeniden gözden geçirmek, yeniden yorumlamak ve o kitaplarda bulunan “Milliyetçi ruhu” yeniden almak zorundadırlar. Aksi takdirde tepki hareketi olmaktan öteye gidilmez.

           

*********

Sözün Özü:

Millete rağmen milliyetçilik, milli şuur sahibi olmadan ülkücülük ve Türk Dünyası’na sevdalanmadan Turancılık yapılamaz.

*********

Sözün Özü;

“ Türkiye’de batılılaşma hareketleri sonunda münevver ( okumuş ) tabaka Türk kültürüne büyük öncüde yabancı kalmış, hakiki bir kültür yaratarak bunu milletin bütün tabakalarına yaymayı da başaramamıştır. Tarih içinde gelişen Türk milli kültürünü daha çok halk kitleleri muhafaza etmiş bulunuyorlar. Şu halde Milli kültürün modern imkânlarla geliştirilmesi demek olan Milliyetçilik, ister istemez, halk içinde yaşamakta olan temel kültür unsurlarına dayanmak zorundadır. “

                                 Türk Kültürü ve Milliyetçilik 

                                  Erol Güngör

                                  Ötüken Neşriyat, İstanbul 1978, s: 10

Medeniyet Tasavvuru

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

18764373