Güncel Yazılar

Kenan EROĞLU

“Gençler önce dil öğrenin” deniliyor.

Genç insanların bir yabancı dil öğrenmesi elbette önemli ve iyidir.

Gerçekten genç insanlar en önce ve her şeyden önce bir yabancı dil öğrenmeli mi? Yoksa öğrenmemeli mi? 

Peki, genç insanlar bir yabancı dil öğrenirlerse ne olur?

Kendi dillerinin yanı sıra bir dil daha öğrenmiş olurlar.

Bir dil bir insan, iki dil iki insan derler ya. Yani iki insan olurlar.

İşte öyle

Fakat genç insanlar kendi dillerini kendi dillerinin kurallarını, kendi dillerinin güzelliklerini, kendi dillerinin masallarını, hikâyelerini, şarkılarını yeteri kadar bilmiyorlarsa, 300-500 kelime ile konuşma ve yazma ihtiyacını karşılıyorlarsa. Günlük konuşmalarında bir takım yabancı dil terkiplerini, kısaltmalarını kullanıyorlarsa. Günlük hayatın içinde yiyecek, içecek ve giyim-kuşam isimlerinde bile yabancı kelimeler giderek artan bir oranda kullanılıyorsa;

O zaman:

Genç insanlar ikinci bir dil öğrenirlerse kendilerine ne katkıda bulunur düşünmek lazım.

Kendini ve kendi dilini ve dilinin güzelliklerini bilmeyen genç adam yeni öğrendiği dili ve kuralları yanı sıra onun verdiği havayı da alacaktır.

İngilizce ders kitapları ve o kitapların verdiği İngiliz kültürü.

Genç adam kendi kültürünü özümsemeden yeni bir kültürle tanışacak ve belkide bilmeden o kültürü de özümseyecek.

Yani genç adam giderek kaybedilecek.

Kendi milletine yaramayacak çünkü kendini yeterince bilmeyecek.

Kendi milletinin ve değerlerinin bir önemi olmayacak.

Ülkemizde yabancı dille eğitim yapan okullar var. Bu okullarda yetişen insanlar belki bir meslek ediniyorlar ve bunun yanı sıra da bir yabancı dil öğrenmiş oluyorlar.

Öte yandan bu öğrenciler ne kadar milli şuur sahibi ve ne kadar milletin dertleri ile ilgililer. Hepimizin bildiği ve ülkenin en önemli okulları arasında gösterilen ODTÜ öğrencileri bilindiği gibi büyük çoğunlukla komünist ideolojileri benimsemiş ve okulu bir üs bir merkez olara kullana gelmişlerdir. Bu okullardan mezun olan insanlar belki diplomalarının verdiği önemli katkı ile bir iş bir meslek sahibi olabilirler fakat millete fayda açısından bakıldığı takdirde aynı faydayı sağladıkları pek düşünülemiyor.

O zaman ne yapmalı?

Bir insan bilgiyi her zaman edinebilir. Olmadı gece gündüz çalışır kitap okuyarak bilgisini artırabilir.

Hâlbuki Milli kültür sonradan okuyarak pek elde edilemiyor. Milli şuur konusu daha dikkatli ve titiz bir şekilde belkide anaokulundan beri çocuğa verilmelidir.

Gençler önce kendilerini tanımalı.

Genç adam önce kendi gibi olmalı.

Önce kendini bilmeli. Kendi kültürünü, dilini, edebiyatını, milletini, tarihini tanımalı.

Genç adam öncelikle kim olduğunu bilmeli, “ben kimim”, “hangi millete mensubum” demeli “nereden geliyoruz, nereye gidiyoruz”.  Sorularının cevabını vermeli ve bilmelidir.

“Biz hangi milletten geliyoruz, milletimizin tarihteki yeri ve insanlığa yaptığı katkılar” yanında “hangi dinden geliyoruz”, “dinimiz İslamiyet’in büyüklüğü, yüceliği nedir” önce bunların öğrenilmesi lazımdır.

Genç insan, “şu olmalı, bu olmalı, okumalı, bilgili olmalı” doğru, fakat bunlardan önce en önce kendi olmalı. Müslüman-Türk olmalı.

Elbette söylediklerimizden bir insanın dil bilmesi konusuna karşı olduğumuz anlaşılmasın. Gerekiyorsa her insanımız mutlaka bir dil bilmelidir. Buna karşı değiliz.

Bizim konumuz; Öncelik ve sonralık meselesidir. Dil bilmek birinci öncelikli bir konu olamamalıdır.

Hayatı anlayan, hayatı tanıyan, ardından milletini ve kendini tanıyan bir insanın dil bilmesinin hiçbir mahsuru yoktur.

Kendini tanımayan, kendisi gibi olmayan bir insan bir başka dil bilse ne, 3-5 tane dil bilse ne.

Medeniyet Tasavvuru

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

17575181