Güncel Yazılar

Kanûnî Sultân Süleymân, İspanya - Almanya İmparatoru Şarlken’e karşı desteklediği, Şarlken’in hapsinden kurtardığı zavallı Fransuva’nın ülkesine, Fransa’ya, bâzı imtiyâzât (ayrıcalıklar) lütfetmişti. Fransız tâcirlerine tanınan bu ayrıcalıklar, her iki hükümdârın hayâtı boyunca devâm edecekti.

Şarlken 1541yılında büyük bir donanma ile Osmanlı idâresindeki Cezâyir’e saldırmış ve püskürtülmüştü. Fransa Kralı’nın kendisine denizden de yardım edilmesini istemesi üzerine, Osmanlı Kapudân-ı Deryâsı Hızır Hayreddîn Paşa (Bu büyük denizciye, düşmanları Barba Rossa derlerdi, bizim de ‘onlar gibi’ Barbaros dememize ne buyrulur?) 1543 yılı bahârında donanma-yı hümâyûnla Akdeniz’e açıldı. Fransız Elçisi Polen de Lagard Hayreddîn Paşa’nın gemisinde idi. Napoli yöresindeki Reçyo ve diğer bâzı yerler alındı. Roma’nın iskelesi olan Ostiya’ya gelen Osmanlı askerleri, şaşkın ve korku içindeki halktan aldıkları her şeyin bedelini ödediler. Donanma-yı Hümâyûn, Marsilya’da Fransız gemileriyle birleşti, gidip Şarlken’in müttefiki olan Savua Dükünün elindeki Nis’i kuşattılar ve 20 Ağustos 1543 te aldılar. Nis’in iç kalesi kuşatılırken, Fransızlar, barutlarının bitmesi üzerine, Hayreddîn Paşa’dan barut istediler. Buna hayret eden Paşa, müttefik amirali Dük Dankiyen’e :

Ne güzel muhâribler! Gemilerini şarap fıçılarıyla doldurup baruttan başka bir şey unutmuyorlar” dedi, yanındaki Fransız Elçisine de: “İstanbul’da iken, devletinin büyük hazırlık yaptığını söylediğinde, benimle eğleniyor muydun ?” diyerek çıkıştı.

Osmanlı Donanması kışı Tulon limanında geçirdi. Bu şehir halkı 1543 kışında Osmanlı gemilerinden yükselen beş vakit ezân sesini ve nevbet vuran mehteri dinledi.

Birinci Fransuva 1547 yılında ölünce, halefi ve oğlu İkinci Henri, babasının Osmanlı himâyesini elde etmek yolunu devâm ettirmişti.

Fransız Elçisi d’Aramont’un çabalarıyla, 1 Şubat 1553 târihinde, Devlet-i ‘Aliyye-i Osmâniyye (Pek Yüce Osmanlı Devleti) ile Fransa arasında bir anlaşma yapıldı. Bu anlaşma gereğince, Fransa, o zamana kadar gördüğü yardın için Osmanlı Hazînesine 300 000 altın ödemeyi kabul ve bu borcun ödenmesine kadar harb gemilerini rehin olarak vermeyi taahhüd ediyordu. Karlıeli Sancakbeyi Turgut Reîs, Fransızları desteklemek için, 17 Ağustos 1553 te, Şarlken’in müttefiki olan Cenevizlilerin elindeki Korsika adasını zaptetti.

İskenderiye limânında, bâzı Fransız gemilerine borç yüzünden el konulmuştu. Fransız Elisi Claude de Bourg’un çabalarıyla, Cihân Pâdişâhı Kaanûnî Sultân Süleymân Hân tarafından Fransa’ya lütfedilmiş olan imtiyâz Ekim 1569 da yenilendi. Yenilenen, lütfedilen bu imtiyâz müddet kaydını kaldırıyordu. Osmanlı limanlarına gelen yabancı gemiler, Fransız bayrağı çekecekti. Yoksul Fransa, böylece, Avrupa gemilerinden bayrak kirası alıyordu. Bu yenilenen imtiyaz sırasında Fransız tahtındaki Dokuzuncu Charles Avrupa’nın en fakir milletlerinden birinin hükümdârı idi. Osmanlı Cihân Devleti’ne o zaman için pek zararı olmayacak bu anlaşma, Fransa’ya verilmiş bir sadaka gibi bir şeydi. Osmanlı, niyetlendiği Kıbrıs seferi (1571) sırasında, Kıbrıs’ı elinde bulunduran Venedik Cumhûriyeti’nin yardımına koşacağa kesin olan Hristiyan Avrupa’nın birliğini bozmak için böyle yapıyordu.

Yoksul Fransa’ya verilen bu imtiyâz, okul kitaplarımızda KAPİTÜLASYON olarak geçer. Böyle okul kitaplarını okuyarak yetişen/îmâl edilen ‘çağdaş aydın’, kapitülasyon’nun TESLÎMİYET demek olduğunu bile düşünmez.

Fransa, Osmanlı Cihân Devleti’ni nasıl TESLÎM ALIR? Durum TAM TERSİNEDİR ama, Tanzîmât münevverinin yaptığı ve bilinçsizce benimsenen tercüme târih sâyesinde gerçek, böyle tepetaklak olur.

KENDİ KELİMELERİMİZLE düşünmek istiklâline kavuşmadıkça, kafa karışıklığı ve şaşkınlıktan kurtulamayız.

 

Medeniyet Tasavvuru

Faruk Sümer
Oğuzlar

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

15267839