Güncel Yazılar

Kenan EROĞLU

Odgurmuş: Bazen çok öfkeli davranır sağa, sola ve herkese  kızarız.. Bu normal bir davranış ve durum mudur?

Ögdülmüş:Evet haklısın, bazen dışımızdaki İnsanlara,  her şeye, her duruma kızar. Siyaseten karşısında olduklarımıza, fikirlerine katılmadığımız insanlara terbiye sınırını daaşarak tahkir eder ve öfkeile sözler sarf ederiz.

En ufak bir meseleden dolayı problem çıkartır, sinirlenir insanların ve karşı olduğumuz gurubun rezilliğinden, ihanetinden söz eder olmadık şekilde davranır ve nedenlerine de bakmayız. Bu durumda sanki herkes ihanet içindedir, devlete ve millete düşmanlık ederler ve sadece devleti ve milleti düşünen biz gibiyizdir.  Herkesi devletine ihanet eder görünce de onlara öfkelenmekte, gerekirse küfretmekte de kendimizi tabii ki haklı görürüz.

Odgurmuş:Şöyle bir etrafımıza göz gezdirdiğimizde, kimi insanların diğer insanlara göre daha çok asabi bir şekilde davrandığını,  durduk yere karşı olduğu kişi ve guruplara saldırdıklarını görmekteyiz. Bunlara ne demeli.

Ögdülmüş:Çevremizde böylesine davranan insanlar vardır. Bu gibi öfkeli davranan insanlar,  genellikle bir fikir hareketine katılmış bilgi seviyesi düşük,  ya da bildiği şeyleri özümsememiş,  katıldığı radikal fikir hareketinin bir başarı elde etme imkânı ne geçmişte ne günümüzde ne de kısa vadede görünmeyen, katıldığı fikir hareketi konusunda derinlemesine bilgisi olmayan kişilerdir.

Bu gibi insanlar, haklı veya haksız, ‘şu partinin taraftarıyız’, ‘bu partinin taraftarıyız’ düşüncesindedirler.

“Ufku küçük”olan insanların,  ufkunun küçüklüğü ile ters orantılı olarak “öfkeleri büyük” oluyor.

Siyasi tecrübesi yeterli olmayan, olaylara “objektif” ve “Milletin menfaatleri”açısından bakamayan, dar bir ufka saplanan ve bu dar görüş alanının dışına çıkamayan insanların, karşısındaki muhatabına söyleyeceği iki çift tutarlı söz de sınırlı oluyor ve dar çerçevelerde kalıyor. Muhatabı hakkında makul ve mantıklı eleştiriler getiremeyenler,  öfke ile suçlama yolunu tercih ediyorlar.

Karşısındaki insanlara makul ve mantıklı bir şekilde eletiri getiremeyenler muhatabına “hain” damgası vurmakta bir beis görmezler. Makul ve mantıklı eleştirel izahat zahmet gerektiren bir iştir. Hâlbuki “hain” damgası vurmak çok kolay ve zahmet gerektirmeyen bir yoldur

………..

Herhangi bir konuda yeteri kadar bilgi ve kültürümüz olmadığı halde bile şiddetli öfke gösterdiğimiz bu yolla insanların fikirlerini etkileyeceğimizi sanıyoruz.

Odgurmuş:Bu şekilde öfke ile etrafa saldırmanın ne gibi bir faydası vardır ki?

            Ögdülmüş: Haklısın, bu şekilde bir yere varma imkanı da faydası da elbette yok..Öfke ile hiçbir şekilde karşıda bulunan kimseyi etkileme imkânı da yoktur. Bu güne kadar öfke ile hiçbir sorunun çözüldüğü görülmemiştir. Bağırarak çağırarak karşıdakini kısa bir süre susturabilirsiniz ama uzun vadede kimseyi susturma imkânı yoktur. Meseleler konuşarak yumuşaklıkla, izah edilerek, tatlı dille çözülür.

            En şiddetli fırtınalar ve rüzgârların dahi sırtınızdaki paltoyu çıkarmaya gücü yetmez, fırtına ne kadar şiddetli olursa olsun biz paltomuza daha sıkı sarılırız. Fakat güneş o gülen yüzünü gösterdiği takdirde biz paltomuzu kendiliğimizden kolaylıkla çıkartırız.

            Öfke, öfkeyi doğurur. Öfkeli davranışımız karşıda bulunan insanın fikirlerine daha çok sarılmasına ve sahip çıkmasına sebep olur.

            Bilmek lazımdır ki; “Öfke ile kalkan zararla oturur”.

            “Öfke baldan tatlıdır” mantığı elbette olumlu bir mantık değildir.

Sözün özü:

            “Kuvvetli kimse (gerçek pehlivan)) hasmını yenen değil, öfkelendiği zaman nefsini yenen kimsedir.” Buhârî, Edep, 76

            “Öfke şeytandandır, Şeytan ateşten yaratılmıştır. Ateş, su ile söndürülür. Öfkelenince abdest alın” Ebû Dâvud, Edep, Hadis NU: 4784

Medeniyet Tasavvuru

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

18573230