Güncel Yazılar

Turgut GÜLER

Türklük mâdeni, öyle bir ocaktan çıkarılıyor ki, onun, değerinden en ufak bir zerre kaybetmesi mümkün değil. Tonyukuk Kitâbesi’nde, Türk’ün düşmanla çevrilmiş siyâsî coğrafyası anlatılırken: 

Düşman etrâfımızda bir baca idi, biz ateş olup bacadan çıktık!”

deniyor. 

Düşman yüzünden ateş olmayı unutmayan bu yüce millet, bu ateşi hep insanlık hizmetinde ve âbâd etme yolunda kullanmıştır. Bunun istisnâları varsa, adı üzerinde istisnâdır ve doku bozukluğundan meydâna gelmiştir; aslâ kaaideyi bozmaz.

Tıbbî mânâda doku bozukluğu, tabâbet ehlinin işi. Fakat sosyolojik mânâda böyle bir bozukluğun nelere yol açabileceğini tahmîn etmek, zor değil… Anatomik yapıda, doku bozukluğundan nasıl türlü türlü kanser illeti çıkıyorsa, topluluk hayâtımızda da tedâvisi imkânsız rahatsızlıklar beliriyor.

En küçüğünden başlayarak, kademe kademe bütün insan grupları, doku bozukluğunun tehdîdi altındadır. Tabiî ki, bu husûsdaki sağlamlık veyâ zayıflığın temeli âilede atılmaktadır. Türkiye’nin ileriye dönük hesap defterlerinde hep ön plâna çıkan ve artı hânesine yazılan “âile yapısının sağlamlığı”na dâir ibâre; bâzı durumlarda bizi pohpohlamaya yarayacak şekilde telâffuz ediliyor, bâzı durumlarda da ileriyi görmemizi engelleyen bir boş avunma vesîlesi oluyor. Açıkçası, her iki durum da objektif olmaktan uzak ve aleyhimize.

Anne ve babaya saygısızlık, dinî ve millî duygulara bîgâne kalış ve bunları isyâna, küfre malzeme ediş, -ne demekse?- “birey”olmanın ilk şartı olarak gösteriliyor.

Umûmî kabûl görmüş ve cemiyetin hayrına olduğuna karar verilmiş, bu özelliklerine istinâden tekrârında fayda ümîd edilen sosyal davranışlara töre diyoruz. Dikkat edilirse, törenin içinde, devletin işlerine ve otoritesine müdâhale, ortak çıkma gibi mânâlar yoktur. Töre çadırının altına girmiş her davranış, aynı zamânda devletin de tasvîbini almıştır. Bu yüzden; hem töre etiketi taşıyan, hem de devletin tâkibâtını celb eden hareket olamaz. Türk töresi esprisi içinde piyasaya çıkarılmak istenen töre cinâyetleri sözü, ne mânâya geliyor? Türk töresinin altını oymaya çalışan mürekkebi dışarıda makûlesinin, Türk’e kasdından uydurulmuş bir söz, bir kuru bühtan! Yoksa töre ile cinâyeti, bir arada tutmanın, başka ve mantıklı îzâhı olamaz.

En eski devirlerden başlayarak, cinâyet, Türk cemiyetinde hep adlî bir başlık altında görülmüştür ve devletin buna vereceği cezâ da, mukaddes bir makâma çıkarılmıştır. Töre varsa, cinâyet yoktur. Var diyorlarsa, doku bozukluğundandır… 

            

 

Medeniyet Tasavvuru

Mehmet BULUT
Ahlak ve İktisat

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

20912866