Güncel Yazılar

Cahit GÜNAYDIN

Düşünce Bozkurtları Kırmızılar diyor ki “Türkler, tarihlerinin en sıkıntılı günlerini yaşıyor; milli ve ahlaki değerleri tahrip ediliyor, maddi ve insani yoksulluk gittikçe yayılırken, toplumun engin bir geçmiş ve birikimle inşa ettiği değerleri toplum hayatından özenle ve kararlılıkla siliniyor; egemen güçlerin istediği genel bir sıradanlaşma yaygınlaşıyor. Ancak, bugünkü günde yaşananlara, sosyal medyadaki hareketliliğin yönüne bakarsak; Türk toplumunun, henüz içselleştirilmemiş olsa da, köklü milli kültürü sayesinde, bilerek ya da bilmeyerek haksızlık, zulüm ve zorlanan sıradanlaşmaya karşı milli duyarlılığını diriltilmeyi ve yeniden inşayı hararetli bir şekilde beklediğini gözlüyoruz. Doğru okunan toplum yapı ve dinamiklerinin doğru yöntemlerle kurgulanması durumunda inanılmaz bir başarı ve “tarihin önemli fırsatlarından birisi” nin yeniden tasarlanması ve hayata geçirilmesi imkânları vardır.”

https://www.kirmizilar.com/tr/index.php/guncel-yazilar3/822-bir-t%C3%BCrk-felsefesi-ya-da-milli-felsefe-ihtiyac%C4%B1-tam-da-zaman%C4%B1-m%C4%B1

Düşünce bozkurutu Metin Savaş ı google ararken sosyal medyada kırmızılar sitesi ile karşılaştım. Kırmızılar sitesinde ki 200 yazarın, 2500 ün üzerinde ki yazıların çoğunu okudum ve onlardan etkilenerek özüme düştüm, düşündüm, burada okuduğunuz yazıları yazdım, elimden geldiğince…Yazmak çok zor bir iş, anladım. Muzaffer Metintaş hocadan bir çok ikaz aldım ama daha çok çalışmam gerek çok. Mühendisten yazar olan çok az. İş dünyasın da OĞUZ TÖRÜG 4 DEĞİŞMEZ İLKESİ –KÖNİ,UZ,TÜZ,KİŞİ- nden uzaklaşmanın iş dünyasında ki yolsuzluğun ana nedeni olduğunu çok açıkca gördüm. OECD corparate govarnence 4 ilkesinden beş bin yıl önce konulmuştu bu ilkeler. İliğ tutup TÖRÜG itmiş der Bilge Kağan Orhun taş kitaplarında. 

Nasıl yenileşim iklimi yaratılır diye bilim tarihini araştırırken kendimi Horasan da hezarfen Biruni, İbn-Sina, Kaşgarlı Mahmut, Yusuf Has Hacip, Elharezmi,  Ömer Hayyam, Ali Şir Nevai, Ahi Evran ı okurken buldum. Gazneliler Sultanı Mahmut ve Selçuklular Sultanı Melikşah’ın bilim ve sanat insanlarına verdiği değeri görünce  bugün neden bu duruma düştüğümüzü çok daha iyi anladım. Dördüncü sanayi devrimi, dijital dönüşüm, inovasyon gibi bilim ve teknik konularının dünya gündeminde birinci madde olduğu halde; ülkemizde mühendislerimiz, hekimlerimiz yurt dışına gidiyor… ABD nin desteklediği AZİZ SANCAR Nobel aldı diye seviniyoruz. Bienal, Contempary ist. gibi sanat festivallerinde  dünyanın  her yerinden gelen kolleksiyonerler Türk sanatçılarının eserlerine paha biçemiyor. Yazarlarımızın eserleri dünyanın birçok diline çevrilirken  halkımız okumuyor, uyuyor. Nasıl halkımıza ulaşabiliriz sorusuna Durmuş Hocaoğlu’nun yanıtını ile başlayabilir ve sonra kendi önerilerimi yazabilirim.

Düşünce bozkurtu DURMUŞ HOCAOĞLU diyor ki“Şimdi burada iki yeni terim kullanmak istemekteyim: "Entellektüel Pazar (Entellektüel Piyasa)" ve "Entellektüel Alım (İştirâ) Gücü)". Bu terimler ile kastetmekte olduğum mânâ şudur: Nasıl ki iktisadî faaliyetlerde iktisadî metâların dolaşıma girdiği bir pazar ve bu pazarda üretici ve tüketici var ise, benzer şekilde, entellektüel faaliyetlerin de bir pazarı vardır. Entellektüel Pazar adını verdiğim bu pazarda, entellektüel metâlar tedâvüle sürülür.Nasıl ki İktisadî Pazar'a giren alıcıların bir iktisadî alım gücü var ise, benzer şekilde Entellektüel Pazar'a giren alıcıların da bir entellektüel alım gücü'nün varlığından söz edebiliriz. İşbu Entellektüel Pazar da, o pazara giren üreticiler ve tüketiciler arasındaki karşılıklı münâsebetlere göre bir kuvvet, zenginlik ve canlılık kazanır. Entellektüel Pazar'ın bu kuvvet, zenginlik ve canlılığı, ülkeye, ortama, insan kalitesine v.b. parametrelere bağlı olarak değişik şekillerde tezâhür eder. Bu pazara giren üreticilerin ve tüketicilerin bu parametrelere bağlı olarak oluşturdukları Entellektüel Pazar'da tedâvüldeki entellektüel metâ, her zaman için Avâm Pazarı'ndan daha yüksek kalitelidir ve Avâm'ın hem entellektüel emtia beğeni kriterlerinin ve hem de entellektüel alım (iştirâ) gücünün üstündedir.Entellektüel Pazar (Entellektüel Piyasa), bir yandan, bu piyasaya uygun emtia beğenisi yüksek bir seviyede gelişmişliğe, ve, hem de bu piyasadan emtia alabilmeye kifayet edebilecek bir entellektüel satın alma (iştirâ) gücüne sahip bulunan müşterilere hitap eder; bu sebeple de, bu vasıfları hâiz olmayan Avâm için bu piyasa câzip bir piyasa değildir. Bütün virtüoz - yüksek kaliteli, rafine - medeniyet ve kültür eserleri Havass ve hattâ Havassü'l-Havass tarafından üretilir ve tüketilir. Ama aynı ürünlerin muhtelif şekillerdeki benzerleri Halk için de bir ihtiyaç olarak görülebilir ve çoğu kere de öyledir. İşte, bu gibi durumlarda, Avâm için de gerekli olan,poüler emtiaların dolaşıma sürüldüğü bir "Halk Pazarı" gerekmektedir. Avâm'ın, bu konulardaki ihtiyaçları, Entellektüel Pazar'daki emtiaların, daha düşük bir zihnî alım gücü ile sahip olunabilecek poüler ürünlerin dolaşıma sürüldüğü bu halk pazarlarında karşılanır.” Yani halkımız Nuri Bilge Ceylan ın filimlerini izlemiyor, Recep İvedik i izliyor. Batsın bu dünya mı diyeceğiz şimdi. HAYIR.

SANAL BİR DÜŞÜNCE AĞI-DIGITAL THINK TANK- olarak KIRMIZILAR e-HAREKETİ gerek www.kırmızılar.comsitesi gerek http://www.sahitler.org/  akademik e-dergisi ve gerek https://www.edebiyatdunyamiz.com/  sitesi ile Düşünce bozkurtu olarak sanal alemde gezmektedir. SOSYAL MEDYA yı çok iyi kullanan ve zaman geçiren gençlerimize burada çok iş var. Fenomen bile olabilirler. Popüler kültüre bir şekilde kırmızılar e-hareketini ulaştırmak gerek. Gençler sosyal medyada bu dev kaynaktan içerikler üretebilir, videolar, twetler, instagram hesaplarından grafikler, resimler, bloglar, paylaşımlar ile ” Kırmızılar e-hareketi ” dezonformasyona ve post truth “ karşı Divanı Lütatit TÜRKü yeniden yazmaktadır , iki yüzün üzerinde Kaşgarlı Mahmut ile. Aslında bir DURMUŞ HOCAOĞLU nun tek sözü yeter, durumu tesbit için.” Türkiye ya Endülüs olacak ya da Ergenekon “

https://kirmizilaryayincilik.com/   Türk Düşünce Dünyasında kitapları ile varlığını sürdürmesi tekelleşen yayın dünyasında bir alternatif olarak durmaktadır. Kitapları sivil toplum kuruluşları tarafından toptan satın alınıp, üyelerine dağıtılması SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ olarak desteklenebilir. Türk Sanayici ve İş adamları burada size görev düşüyor. Her il ve ilçede ,her organize sanayi bölgesinde yer alan ülkemizin en organize ve varlıklı STK ları olan  sanayici ve iş adamları dernekleri (SİAD&GİAD) gerek dergilerinde gerekse websitelerinde kırmızılar yayınlarını paylaşabilir ve telif olarak kırmızılar derneğine bağış yapabilirler. Zirvelerde konuşmaları için kaynak olarak değerlendirebilirler.Ey Patronlar, “Hezarfen Mir Ali Şir i örnek alırsanız medici etkisi yaratabilirsiniz.” Bakınız  Link ALİ ŞİR SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİ

http://www.tarihistan.org/ali-sir-nevaide-sosyal-sorumluluk-projeleri/15022/

 

Medeniyet Tasavvuru

Necati ÖNER
Niçin Felsefe?
Mehmet BULUT
Ahlak ve İktisat

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

22023005