“Grekya” Tuttuğun Yol, Yanlış!

Esat ARSLAN

Yerinde görmesem, şahit olmasam, inanmazdım, hadi ya derdim. Ama şunu peşinen söyleyeyim, yaz aylarını Balkanlarda geçirdiğimden, bu nedenle yakından izleme fırsatı buldum ve buluyorum. Bu “Makedonya Cumhuriyeti”nin “Kuzey Makedonya”isim değiştirme meselesi Yunanlıların bir oyunudur. Bu bir en hafifinden Vardar Makedonyası’nın bir ilhak sorunudur. Hani Mübadeleye tabi olan Karamanlı Rumların söyledikleri gibi “Karamanın koyunu sonra çıkar oyunu”,der gibi bir şeydir. Evet, Sevgili okurlar, bu yaz, bunun sokak jargonunu Yunanistan’da, Selanik’te, Halkidiki’de duvarlara yazılmış olarak bizzat gördüm. Duvar yazılarının herhangi bir silinme gayreti olmadığı gibi, hatta yerel resmî görevlilerce bile destekleniyordu, sanıyorum.  Neler yazıyordu, duvarlarda? “Makedonya Yunandır” (Macedonia is Greek), “Yıkıl git Üsküp” (Fuck off Skopje)yazıyordu. Bu propaganda yazıları, tüm ören yerlerini doldurmuştu. Sadece bununla kalsa iyi, esnafın bile Makedonya’dan günübirlik Halkidiki kıyılarına gelen Makedonya yurttaşlarına ettiklerini, en hafifinden sorguya çekildiklerine yakinen tanıklık ettim. Hele biri hâla gözümün önünde, kayık kiralamak isteyen bir aileye “Makedonya’dan geldim” dedikleri için sandalı vermediler. Kayıkçısı böyle ise^, gerisini siz düşünün. Kısaca şunu söylemeye çalışıyorum.   “Makedonya’dan geldim”, diyenlere hiçbir hizmet sunmadıkları gibi, lokantalarda yemek bile vermediklerini gördüm, bizzat şahit oldum.  Eziyete bakar mısınız. Ne diyeyim. “Abe, Grekya; Tuttuğun Yol, (H)epten Yanlış! (H)epten aykırı !”

Evet, sevgili okurlar, gerçekten de Grekya’nın Türkiye’ye karşı DNA moleküllerine kadar sinmiş, Türk ve Türkiye nefreti bunu yaptırmaktadır. “Yunanistan”yerine, neden “Grekya”kullandığımı saygıdeğer okuyucularım yakinen bilirler. “Yakinen”sözcüğü özellikle kullandım, yakından değil, “yakinen” “bir şeyi kesin, sağlam ve doğru bir biçimde bilmek, sağlam verilere göre konuşmak”anlamında olduğu için böyle bir ifadeyi dillendirdim. Maalesef bu bile biz de çok yanlış kullanılıyor. Hani bilirsiniz, dillere pelesenk olmuştur, torpil yapmak için kullanılır, bu ifade. “Hamil-i kart  “yakinim”dir” diye, genelde bu ifadenin anlamını” “kartı taşıyan(size getiren kişi) benim yakınımdır.”derler, ama yanlıştır. Doğrusu” sağlam verilere göre söylüyorum ki, kartımı getiren kişi tarafımdan iyi bilinmektedir, anlamı taşır.  Buraya başlıkta neden ‘Grekya’kullandığımdan geldik. “Yunanve Yunanistan”sözcükleri, “İyonya”’nın bozulmuş biçiminden gelmektedir. “İyonya”,  Batı Anadolu’da bugünkü İzmir ve Aydın illerinin sahil şeridine Antik Çağ’da verilen addır. Balkan Yarımadası’nın güneyindeki topraklarından kaçarak gelen “İyon”kabileleri bu bölgede “Efes ve Milet”gibi şehirler kurmuşlardı. Bu kavram “Helenleri ve Grekleri”içermemektedir. Diğer yandan Adriyatik güneyinde Akdeniz’in uzantısı niteliğindeki denize de “İyonya Denizi ya da İyon Denizi veya Yanya Denizi”adı verilmiştir. Osmanlı daha çok bu denizin kuzeyinde yaşayan halkı ifade edebilmek için “Yunan ve Yunanistan”sözcüklerini yeğlemiş olduğu düşünülmektedir. 

Bizim ısrarla “Yunan”dediğimiz halk ise, kendilerini “Helen, Elen ya da Elias”olarak tanımlamaktadır. Ancak bu sözcük de bugün sadece kendileri tarafından kullanılmaktadır.  “Helen, Elen ya da Elias”kısaca “Helen”,Balkan Yarımadasının en güneyinde yaşayan kavimler ve onların kurduğu eski devlet ve uygarlıktır. Örneğin, Bizans döneminde “Selanik ile Atina arasında kalan bölge”için kullanılmıştır. Anımsayalım, 7. yüzyılda bu bölgede oluşturulan eyaletin adı da, “Hellas”idi.

“Grek” kelimesiise aynen “Slav”(Slave)sözcüğü gibi “Köle” anlamındadır. Yalnız bir farkla, “Slav”köleliğin genel bir ifadesiyken “Grek”sözcüğü ondan kapsam olarak farklıdır. Örneğin, Romalılar,  “Grek”sözcüğünü “Latinlerin hizmetkârı, Latinlerin kölesi” anlamında kullanmışlardır.  Bu nedenle bizim büyük bir yanlışla ifade ettiğimiz, “Yunanistan”ın Batı’daki adları “Grecia, Grèce, Greece”şeklindedir. Bizde de “Grek”olarak kullananlar var mıdır? Vardır. Bana sorarsanız, Türkçede de kullanılması gereken sözcük, “Yunan”yerine “Grek”, “Yunanistan”yerine “Grekya”olmalıdır. 

Efendim, Büyük İskender’den Osmanlıya miras Makedonya malum, üç ilden oluşmaktaydı. Osmanlı dönemindeki adıyla “Vilayet-i Selase”,başkent Selanik, Manastır ve il merkezi Üsküp olan Kosova ilinden oluşmaktaydı. 1913 Balkan Savaşından sonra Makedonya eski Osmanlı uyruğu Balkan ulusları tarafından lime lime edilerek, maalesef parçalanmıştır. Vardar bölgesi, Sırp Makedonya’sı; Ege bölgesi Yunan Makedonya’sı ve Pirin bölgesi de Bulgar Makedonya’sı adlarını alarak bu siyasi coğrafyalara hapsedilmiştir. Şimdi Kuzey Makedonya’sı ismi alan Sırp Makedonyası’dır. Yugoslavya zamanında “Makedonya Cumhuriyeti” olarak Yugoslavya’nın 6 cumhuriyetinden biri olarak hayatiyetini sürdürmüştür. 

Hiç öyle uzun boylu düşünmeye gerek yok, geçmişten gelen karakteristik vasıflarıyla, komşularının zayıf zamanlarından yararlanan Yunanistan komşularının mallarını hukuka aykırı olarak ona buna satan kötü komşu görünümündedir. Ekonomik bakımdan AB’ye girmeyi bir kurtuluş olarak gören “FYROM (Former Yugoslav Republic of Macedonia)”, yani  “Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti”de bundan nasibini almış, yeni Yunan yayılmacılığının bir göstergesi olarak devletin adını “Kuzey Makedonya”olarak değiştirmek zorunda bırakılmıştır. Bu proje “Zoran Zaev” ve “Aleksis Tsipras” liderliğindeki “sol”hükümetlerin uzlaşması Balkanlar’da uygulamaya sokulan bir NATO projesidir.Makedonya ve Yunanistan arasında “Makedonya”ismi üzerindeki uzlaşı kesinlikle acil olarak çözümlenmesi gereken bir sorun değildir, ortada bu kadar yaşamsal sorun varken. Bu sorun, hem Yunanistan’da hem de Makedonya’daki aşırı milliyetçilerden başka kimsenin siyasi gündeminde var olan bir sorun değildir. Madalyonun bir de öteki tarafına bakmak lazım değil mi? Üsküp’teki yapılan sloganlara, taraftarlar tarafından söylenilen zafer şarkılarına bakıldığında bu açıkça görülmektedir. “Vardar Makedonski, So Solon So Pirin” Anlamı şu, “Vardar Makedonyası Selanik’le, Pirin’le Makedonya’dır.” Ey Yunanistan milliyetçiliği körüklüyorsun, Ateşi benzinle söndürmeye kalkıyorsun  

Makedonya’yı“Makedonya Cumhuriyeti”ismiyle tanıyan 125’den fazla ülke içinde ABD, Türkiye ve Rusya gibi önemli devletler olmasına karşın uluslararası kuruluşlarda bu isimle kabul edilmesi Yunanistan tarafından hep engellenmiştir. Birleşmiş Milletlerdeki yerini “Eski Yugoslavya Cumhuriyeti Makedonya”  ismiyle alan Makedonya, Yunanistan’ın sahip olduğu veto yetkisini kullanmasından ötürü NATO ve AB üyesi olamamıştır. Danimarkalı NATO Başkanı Anders Fogh Rasmussen yaptığı açıklamada, “Makedonya isim sorununu çözmedikçe bu birliğe dâhil olamayacaktır”diyerek Yunanistan’ın uluslararası platformdaki elini güçlendirmesine de katkıda bulunmuştur.

Bütün bunlardan sonra, söylemem odur ki, Makedonya Cumhuriyeti adının Kuzey Makedonya Cumhuriyetine evrilme meselesi, Yunanistan’ın bütünüyle eski Vardar Makedonya’sını kendi sınırları içerisine alma projesidir. “Makedonya Cumhuriyeti”adı halkın hür iradesi ile ortaya konulan, gücünü Makedonya Anayasasından alan bir isimdir.Unutulmamalıdır ki, dünyada bir milletin hür iradesinin önüne geçenler bunu bir gün vicdan muhasebesi yaparak öderler sevgili okurlar. 

Yazar
Esat ARSLAN

Esat Arslan, İstanbul’da 15 Nisan 1947 tarihinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da; yükseköğrenimini Ankara’da tamamlayan Esat Arslan, Savunma Bilimleri, Kamu Yönetimi dallarında yüksek lisans; Türkiye Cumhuriyeti Tarihi da... devamı

Bu websitesinde farkı kaynaklardan derlenen içerikler yayınlanmakta olup tüm hakları sahiplerinindir. Sitedeki içerikler atıf gösterilerek kaynak olarak kullanlabilir. Yazıların yasal sorumluluğu yazara aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kırmızlar® 2010 - 2024

medyagen