Güncel Yazılar

Fatih AKMAN

Türkiye’de özel eğitime yönelik farkındalık kademeli olarak yükseliyor. Ancak mevcut farkındalık birikiminin özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin toplumsal hayata katılımına yönelik katkısının ne denli yeterli olup olmadığı ise bir tartışma konusu. 

Geçtiğimiz aylarda bir okulda otizm spektrum bozukluğu bulunan öğrencilerin, normal gelişim gösteren çocukların aileleri tarafından okulda istenmemesiyle başlayan tartışmaların ekseninde düşündüğümüzde, kat edilmesi gereken yolun ne kadar uzun olduğu görülecektir. Yine yakın zamanda bir iş yerinde çalışan zihin yetersizliğine sahip bireye iş arkadaşları tarafından “şaka” adı altında yapılan cinsel taciz ve şiddet eylemi görüntüleri hafızamızdaki yerini koruyor. Bütün bu menfi örnekler içerisinde elbette özel eğitim ve özel eğitim ihtiyacı bulunan bireylere yönelik farkındalığı artırmaya dair çalışmalar da mevcut. Ancak daha evvel ifade ettiğimiz gibi henüz bu yolun başında sayılırız. 

Özel eğitimin temel amaçlarından biri özel eğitim ihtiyacı bulunan bireylere bağımsız yaşam becerilerini kazandırmaktır. Bağımsız yaşam becerileri, bilhassa toplumsal hayatın içerisinde en basitten en karmaşık becerilere değin uzanan bir ağı ifade eder. Bireyin öz bakım becerilerinden günlük yaşam becerilerine, sosyal hayat becerilerinden temel akademik becerilerine kadar pek çok farklı becerinin yer yer girift bir yapı içerisinde kullanılmasını ön gören bir alan. Özel eğitimin, özel eğitim ihtiyacı bulunan bireyler için ne denli önemli olduğu da bu becerilerin günlük hayatımızı nasıl şekillendirdiğini hatırlamaktan geçiyor.

Örneğin Kızılay’dan Batıkent’e gitmek istiyorsunuz ama okuma yazma becerisine sahip değilsiniz ve kullanacağınız ulaşım araçlarına yönelik yönlendirme yazılarını takip edemiyorsunuz. Ne yapabilirsiniz? Muhakkak bir başkasının yardımına ihtiyaç duyarsınız değil mi? Yahut eve giderken iki ekmek almak istediniz. Ancak temel sayı bilgisine sahip olmadığınız için cebinizdeki paraların maddi değerinden de haberdar değilsiniz? Paralarınızı avucunuza alıp “hangisi ekmek almaya yeter” sorusunu bir başkasına sormaktan başka çareniz var mı?

İşte bütün mesele bu becerilerin özel eğitime ihtiyacı olan bireylere kazandırılması ve onların toplumsal hayata en büyük rahatlıkla katılabilmeleri, kendilerini toplumun bir ferdi olarak görmelerinin sağlanmasından geçiyor.

Elimizde bulunan ve Tahir Mete Artar, Atilla Cavkaytar imzası taşıyan “Zihin Yetersizliği Olan Bireyler İçin İş ve Meslek Eğitimi”başlıklı eser, girizgâhta bahsettiğimiz bağımsız yaşam becerilerinin kazanımı hususunda zihinlerimizde önemli bir yol haritası çizmesi bakımından oldukça ilgi çekici ve değerli. 

Eser, zihin yetersizliği olan bireylerin iş ve meslek hayatına katılımı çerçevesinde hem aileye yahut başka bireylere olan bağımlılığın azaltılması hem de bu bireylerin sorumluluk alma, kendini ifade edebilme gibi becerilerinin arttırılması noktasında verilecek eğitim ve yapılacak uygulama faaliyetleri noktasında akademik verilerin eşliğinde önemli bir perspektif kazandırma potansiyeline sahip.  

Temelde şu on bölümden oluşuyor eser; Zihin Yetersizliği Olan Yetişkinler, Zihin Yetersizliği Olan Bireyleri Başarılı Bir Yetişkinlik Dönemine Hazırlamak, Genel Mesleki Eğitim: Tarihçe, Temel Kavramlar ve Dünyadan Uygulamalar, Zihin Yetersizliği Olan Bireylerin Mesleki Eğitimi ve Türkiye’de Okul Dönemi Mesleki Eğitim, Okul Sonrası Eğitime Katılım, Zihin Yetersizliği Olan Bireylerin Mesleki Yeterliklerinin Geliştirilmesinde Kariyer Eğitimi, Zihin Yetersizliği Olan Bireyler İçin İstihdam Modelleri, Sürdürülebilir Çalışma Yaşamı ve İstihdam Edilebilirlik Becerileri, İşe Yerleştirme ve Çalışma Sürecinde Zihin Yetersizliği Olan Bireyler, İş ve Meslek Eğitiminde Araştırma Temelli Uygulamalar. 

Sayılan başlıkların içerisinde örnek tablolar, çizelgeler ve beceri basamaklarını içeren şemalarla beraber hem zihin yetersizliği olan bireyler için iş ve meslek eğitiminin teorik ve akademik yönünün temelleri çizilirken hem de uygulamalar ve istihdam modelleri yoluyla bu hususta yapılabilecek ve yapılmış çalışmaların varlığına dikkat çekiliyor. 

Eser, özel eğitim alanı içerisinde zihinsel yetersizliğe sahip bireylerin okul çağından başlayarak okul sonrası döneme hazırlıklı olarak geçiş yapmalarının onların hayatın içerisinde mümkün olan en az engelle ve en yüksek bağımsız becerilerle donatılması, daha mutlu, daha güçlü ve daha özgür bireyler olabilmelerinin önünü açacak çalışmaların varlığına işaret etmesi bakımından başta yöneticiler, eğitmenler ve veliler açısından önemli bir rehber kitap olarak literatüre kazandırılmış bulunuyor. 

Medeniyet Tasavvuru

Necati ÖNER
Niçin Felsefe?
Mehmet BULUT
Ahlak ve İktisat

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

22657983