25 Mayıs 2022

Nilgün DAĞ

İtalyan ekonomi tarihçisi Carlo M. Cipolla, 1976 yılında insanlığın en büyük varoluşsal tehdidi olarak algıladığı bir gücün temel yasalarını özetleyen bir makale yayınladı: “Aptallık”! Ve bu makalede, aptal insanları toplumsal refahın önündeki en büyük engellerden biri olarak tanımladı.

Cipolla’ya göre aptallar, herhangi bir manifestoları olmadan da inanılmaz bir koordinasyonla çalışmayı başarabilen; fikir ve bilgiden yoksun irrasyonel insanlardan oluşan kalabalık bir topluluktur. Aptal insanlar, kendilerine bir faydaları olmadığı gibi başkaları için de sorun yaratırlar ve toplumu bir bütün olarak aşağı çekerler. Ve yazık ki bir gücü temsil ederler.

Cipolla, aptallığının beş temel yasası [“The Basic Laws of Human Stupidity”] olduğunu söyler. İlk yasa, “Herkes, her zaman ve kaçınılmaz olarak dolaşımdaki aptal bireylerin sayısını hafife alır.”. Bu yasa, aptal insanların toplam nüfus içindeki oranına belirli bir sayısal değer atfetmenin ya da herhangi bir sayısal tahminde bulunmanın doğru olmayacağını ve bunun meseleyi hafife almak olacağını anlatır.

İkinci yasa, “Bir kişinin aptal olma olasılığı, o kişinin diğer özelliklerinden bağımsızdır.”. Kadın veya erkek, entelektüel veya cahil, arkadaş veya meslektaş, komşu veya akraba, mavi veya beyaz yakalı... Herkes aptal olabilir. Ve aptallık, toplumun her düzeyinde kabaca eşit oranlarda varlığını sürdürür. İş dünyasında, finans sektöründe, diplomaside, politikada... Hiçbir sınıf, ırk, cinsiyet, meslek, siyasi bağlantı, ülke veya servet derecesi aptallık üzerinde bir tekele sahip değildir. Ve bir kimsede var olabilecek aptallık miktarında bir üst sınır yoktur!

Cipolla’ya göre en önemli yasa üçüncü yasadır: “Aptal bir kişi, başka bir kişiye veya bir grup insana zarar veren, kendisi adına bir kazanç elde etmeyen ve hatta muhtemelen de zarar eden kişidir.”. Bu yasa, aptal insanların sadece kendileri için değil; herkes için bir tehlike olduğunu özetler.

Dördüncü yasa, “Aptal olmayan insanlar, aptal olanların zarar verme gücünü her zaman hafife alırlar ve onlarla her yerde ve her koşulda, her zaman başa çıkmanın ve[ya] ilişki kurmanın büyük bir hata olduğunu sürekli olarak unuturlar.”. Ne yazık ki aptal olmayan insanlar, aptal insanlarca sık sık pusuya düşürülür ve büyük bedeller öderler.

Beşinci ve son yasa ise, “Aptal bir insan, en tehlikeli kişidir.”. Öyle ki, Cipolla’ya göre aptal bir kişi bir hayduttan dahi daha tehlikelidir. Çünkü haydut, aptala göre daha rasyonel davranan, ne yapmaya çalıştığı anlaşılabilen ve eylemleri öngörülebilen kişidir. Oysa aptal insanın eylemleri bir bütünlük ve süreklilik arz etmez. Bu nedenle her zaman her şeyi yapmaya yatkındır. 

Cipolla’ya göre, “Her toplumdaki aptal oranı aynıdır. Farkı yaratan bunlara verilen pozisyonlardır.”. Yani, aptalları insanlığın en tehlikeli kategorisine dahil eden şey, onların toplumda yukarıdan aşağıya doğru ne tür pozisyonları-hangi düzeyde işgal ettikleridir. İşgal ne kadar fazlaysa toplumsal tahribat o kadar büyüktür. Çünkü aptallık, vahşi bir yolculuktur! Ve çoğu zaman vahşetle birlikte gelen bir felakettir...

Ve ne yazık ki düzeltilemez!...

İyi haftalar...

Felç

“Güven” ve “sevgi” gibi kıymetleri öğrenemeden yetişkin yaşa ulaşmış hayli insan var!

Her tartışmayı kazanmak isteyen, hep domine etme arzusunda olan, kendi canı azıcık yandı mı veryansın edip yaygarayı basan, türlü hilelerle ahlâkî yapısını gizleyen, yönetilmeksizin kendini yönetemeyen, kendisini bir başkasıymış gibi yaşayan, dünyadaki tüm mevcudiyetleri birer pazarlık unsuru olarak gören, başkasının hayatından ve düşünden gün aşıran, benperest ve kinik çok insan var!

Mecbur kalmadıkça harekete geçmeyen, sorunların üstüne gitmeyen, hiçbir sorunu -vaktinde- çözmeyen, sorunlara dair herhangi bir mesuliyet ve inisiyatif taşımayan, sorunlar büyüse de adım atmayan, hatta uğraşmadığı takdirde sorunların zaman içinde kendiliğinden yok olacağını düşünen umarsız ve kayıtsız epeyce insan var!

Kırık dökük ve yıkıklar!

Defo aynı!

Hakkını almamış bir çocukluk, gençliğin kaygısız günleri, yaşlılığa hazırlanmamış bir yetişkinlik dönemi... Sonraya bırakılmış bir hayat, israf edilmiş büyük bir zaman...

Bu kategorideki Makalelerden