Güncel Yazılar

Alanya kalesine çıkıyorum. Burada denize taş fırlatılan bir yer vardı. Rivayete göre eski zamanlarda mahkûmlar buradan taş fırlatarak denize düşürürse özgürlüğüne kavuşurmuş.

Sinead O’Connor Nothing Compares 2U’yu söylüyor. Allah hidayet nasip etti mi ediyor diyorum.

Bizim zamanımızda hür olmak daha karmaşık iş aslında. Başta esaretin ne olduğunu bilmeyi gerekiyor. 

Mesele Vernon Howard'ın işaret ettiği şeye dayanıyor. İçinde olduğunuzu bilmiyorsanız bir hapishaneden kaçamazsınız.

Bizim özgürlüğümüz sözde bir özgürlük. Çünkü kültürel özgürlüğümüz yok. Taklit etmeye mahkûm hissediyoruz sanki. 

Ormanda ayı var düşüncesi size zarar vermez ama ormanda ayı var diye yürüyüşe çıkmazsanız bu size zarar verebilir. Sorun kültürle ilgili fazla bir düşünüşümüzün olmaması. Oysa kültür özgürlükle ilgili bir şey. Değer verdiğiniz şeylerin mahkûm olmasına izin vermemeli, onları özgürleştirmeye çalışmalısınız.

Mesela Orman Dede, zikzaklı takkesiyle, eşeğiyle aynı Nasreddin Hoca gibi bir folk kahramanı olarak ele alınabilir. Bir belediye Orman Dede festivali tasarlayabilir, böylelikle ağaç dikilmesini teşvik edebilir. 

Özgürlük kökleşmeyle ilgili. Öyleyse mesele kökleşme meselesi ve kökleşmeden hayatta kalmak mümkün değil. Zehra Saka’nın dediği gibi kavak gibi boy atacağına çınar gibi kök salmak gerek.

Belki ormanda ayıyla karşılaşırsınız. Belki, Devlet Düşmanı’nı izlemişsinizdir, Kanada kazlarının göç alışkanlıklarını takip etmenin daha tehlikeli olabileceğini biliyorsunuzdur.

Benim bildiğim Nazım Hikmet adına Ankara’da ve İstanbul’da üç kültür sanat merkezi var. İzmir, Antalya, Kadıköy, Bursa’da da var. İyi de başka kültür adamı yok mu? Birini Erdal Alova veya Tuğrul Tanyol olarak değiştirin mesela.

İznik surlarında Arap saldırılarında büyük zararlar meydana gelince, surlardaki deliklere Roma mezar taşları ve antik tiyatronun mermerlerinden dolgu yapılması gibi bu tür bir siyasi pratik de kültürü farklı bir amaç için kullanıyor. 

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

37096371