14 Haziran 2021

Din, Allah’ın ahlakı ile ahlaklanmaktır. Dinin gerçek yönü, özü ve insandan istenen budur. Fakat llah’ın yarattığı insan doğasında bir de nefs boyutu vardır ki insanın bütün işlerini bozan ve onu yolda koyan nefsidir. Böylece insanda iki tür ahlak ortaya çıkmaktadır. Bunlar Allah’ın istediği “ ilahi ahlak”, diğeri de nefsin kendi aleminde ortaya çıkan “ nefsani beşeri ahlak” tır. Dünyada bütün olaylar ve  olgular bu iki ahlak sistemininin mücadelesinde zuhura çıkmaktadır.

İslam’da sufi yolu tutanar bu varoluş gerçeğini şu şekilde anlatmışlardır: “ Daralmanın( karanlığın) nedeni, nefsin kötü sıfatlarının kalbe ( ruha) galip gelmesidir. Genişlemenin ( aydınlığın) nedeni de kalbin sıfatlarının (ruhun) ortaya çıkıp, nefse galip gelmesindendir.:

Karanlık ve aydınlık metaforu ile anlatılmak istenen “ nur “ ve “ zulmet” tir. “ nur” ruh’a, “ zulmet” nefse aittir. Dinin özü nur ve zulmete dayanır. Hz. Muhammed, Allah’ın nurunu getirmiş ve insanlığı zulmetten kurtarmaya çalışmıştır. 33/43: “ Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için üzerinize rahmetini gönderen Allah’tır.” Ve 33/44: “ Allah’ın izniyle bir davetçi, ve nur saçan bir kandil olarak gönderdik.”

Şu kadar ki Allah’ın insanlığı kurtarması; hidayet ve rahmeti, nur ile gerçekleştirmektedir. İslam, insanı nefsinin sıfatlarından hicret ederek, ruha ulaşmasını ve böylece hakikata göre yaşamasının formülünü vererek kılavuzlamaktadır.

Hakikat şu hadisle belirtilir: “ Kendinizi, sizin için size hizmet etsin diyerek yaratılanların seviyesine indirmeyin!.” İnsanın dünya hayatındaki serüveni, Allah’ın kendisi için yarattıklarına yakayı kaptırıp savrulmasıdır. İşte insanı bu açmaza düşüren kendi nefsidir. İnsan nefsine yakayı kaptırınca ruhtan uzaklaşır. Hz. Mevlana : “ İnsan bu dünya’ya tenezzül edip kapıldı mı? Bala kapılmış sineğe benzer hale düşer.” Diye açıklamıştır. Modern insan dünya’da ruhunun yolunu kaybetti. Modern toplum, ruhsuz insan tipini üretti. Mülk aleminin ayartıcı cazibesiyle labirentlerde kayboldu.( Yusuf Kaplan) Modernizm varlığı gördüklerinden ibaret saymaktadır. Modernizm, sonuçta modern insana cehennemin kapılarını da kendi elleriyle bir bir açtırdı.

İslam’da sufi yolu tutanların bir sözü vardır: Nefsine muhalif ol. Nefsine muhalif olan, Allah tarafında olur. Senin Allah tarafında olmana engel olan her şeye muhalif ol.” Modern insan, Allah tarafında değil, kendi nefsinin tarafında yerini almıştır. Yani bunu kendi tercih etmiştir. Böylece iki tür ahlak ortaya çıkmıştır. Allah’ın istediği “ dini ahlak”, nefsin istediği “ nefsani ahlak”...Dünya hayatına bakınız, iki tür ahlak mücadele halindedir.

Dini ahlakın sekiz kapısı vardır. Bunlara Türk kültüründe sekiz uçmak, sekiz cennet kapısı denilir. Bu kapıların her biri güzel huy ve sıfatlardır. Bu sıfatlar hakikatin ışıkları, neşe, huzur ve mutluluğun kaynaklarıdır. Bunlar; merhamet, şefkat, doğruluk, sadakat, cömertlik, sabretmek, sır tutmak, acizliği bilmek, rabbine şükretmektir.

Bi de bunların karşıtı olan cehennemin yedi kapısı vardır ki nefsi tarafında olanların kötü huylarıdır. Bunlara Türk kültüründa “ yedi tamu” denilir. Bunlar da “ nefsani ahlak” tır. Kur!an 15/44: “ Cehennemin yedi kapısı vardır.”  14/43: “ Cehennem şeytana uyanların buluşma yeridir”. Diye bu konuya işaret etmektedir. Dünyada ne kadar insandan zuhur eden kötü huylar, sıfatlar , kötü ahlak varsa, bunlar insan cehenneme götüren huylardır. Bu huylar; Gurur, hırs, kıskançlık, bölücülük, dedikodu, haram şehvet, öfke..

Kur’an derki 12/53 : “ Nefs, aşırı şekilde kötülüğü emreder...” Allah ise asla kötülüğü emretmez. Bu huylar iblisin huylarıdır ve insanı direk cehenneme götürür.

Bu gün moder insanın geldiği noktada modern insan iblisin tüm sıfatlarının zuhur mahali olmuştur. Modern insan insani değerleri taşımıyor artık. İblisin atına binmiş gidiyor. İblisin atı insanı cennete götürmez, doğru cehenneme götürür...

Bu yazarın diğer makaleleri

Bu kategorideki Makalelerden