5 Aralık 2021

Sürdürülebilir ekonomiye geçiş için  tüm dünya devletleri ve küresel şirketleri yeşil anlaşma yaptı. Güneş ve rüzgar enerjisinde düşen maliyetler bu kaynakları fosil yakıtlardan daha iyi seçenekler haline getirdi. Aynı zamanda elektrikli araç teknolojilerinin gelişim hızı tahminlerin ötesine geçti. Bu kapsamda, 2030’a kadar emisyonların yüzde 70’inden sorumlu kara yolu taşımacılığı, ısıtma ve tarım dahil olmak üzere birçok sektör rekabetçi ve düşük karbonlu çözümlere yatırım yapacak.İlk olarak Birleşmiş Milletler’de dile getirilen “net sıfır emisyon” kavramı Paris İklim Anlaşması’nın ardından ülkelerin daha hızlı politika ve yasa belirlemesiyle kökten değişime uğradı.Küresel ekonomik büyüklüğün yüzde 50’sinden fazlasını oluşturan çeşitli ülke, şehir ve şirketlerin net sıfır emisyon hedefleri bulunurken, hali hazırda 121 ülke net sıfır emisyon hedefi için planlama ve uygulama çalışmaları yürütüyor.Değeri 12,5 trilyon doları bulan 1500’ün üzerinde şirketin net sıfır emisyon hedefi bulunuyor. Toplam 1,5 trilyon değerinde varlık sahibi kurum, portföylerini küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlama hedefine uygun kılmayı amaçlıyor.Bu kapsamda, gelecek 10 yılda yeşil ekonomi dönüşümüne yapılacak yatırımlarla net 35 milyon istihdam yaratılması bekleniyor. Paris anlaşması“net sıfır emisyon “ etkisi,covid19 sonrası W.E.F.“greeat reset” dalgası ile hız kazandı. A.B. green deal fonlarını hazırladı. TÜSİAD şirketleri a.b. yeşil standartlarına göre yatırım yapıyor yoksa –yeşil- karbon salınım vergisi ile karşılaşacak. Biden Paris anlaşmasına uyacağını açıklarken (trump ile greta iklim krizi) çin yeşil ekonomide liderlik yapıyor Türkiye de güneş enerjisi santrali kuruyor. BM Sürdürülebilir kalkınma hedefleri,  önümüzdeki on yıl boyunca büyüme ve dönüşüm için baskın bir güç haline gelecek. Sürdürülebilir yeşil ekonomi –degrowth economy-için sürdürülebilir yaşam kültürü –deep ecology-tasarımında ZEYTİN OKULU ekolojik okur yazarlık konusunda tüm sivil toplum kuruluşlarına doğa dostu olması için örnek oluyor.Doğa en iyi öğretmendir sözünü ve derin ekoloji felsefesini Meneviş Uzbay Pirili den öğrendim. 

Link-1 EKOLOJİK OKUR YAZAR OKULU,  ZEYTİN OKULU

http://www.zeytinokulu.net/

ZEYTİN OKULU kurucularından , Umay ananın kızı, Doğanın, Tuvanın dostu Meneviş Uzbay Pirili diyor ki”Yeşil Yeni Düzen programı, neoliberalizmin gerek geniş kitlelerin refahı ve eşitlikler üzerinde, gerekse çevrede yol açtığı tahribata karşın, ilkin 2008 yılında, İngiltere’de bir grup sosyal bilimci tarafından geliştiriliyor. Dayandığı temel argüman finansın, ekonominin ve ekosistemin birbiriyle olan karşılıklı bağlantısıdır. Ekolojik sistemlerle uyumlu ve aynı zamanda toplumsal adaleti gözeten yapıların ortaya çıkmasının ancak diğer sektörlerin ve özellikle de finans sektörünün dönüşümü ile olanaklı olabileceği tezini savunmaktadır. Günümüzde, BM organizasyonu UNCTAD’ın Başkanı, Richard Kozul-Wright küresel ekonominin herkese eşit şekilde hizmet etmediğini vurgulayarak, hâlihazırda var olan politikaların, kuralların, piyasa dinamiklerinin ve ekonomik güç odaklarının, var olan ekonomik eşitsizlikleri arttırdığını ve çevresel tahribatı derinleştirdiğini ifade etmektedir. Bu kapsamda eşitlikleri ön plana çıkaran, üretken ekonomiye dayalı ve ekolojik dengeyi gözeten “Küresel Yeşil Yeni Düzen” (Global Green New Deal”) programı önerilmektedir. Bu kritik kriz günlerinde elimizde bulunan bu program tartışmaya açılmalı ve geniş kesimlerce tartışılmalıdır diye düşünüyorum.

Yazıma dünyanın önde gelen tv, gazete ve düşünce kuruluşlarından gündem başlıklarını özellikle ingilizce yazarak dikkatinizi  çekmek isterim covid 19 sonrası kapitalizme.( çünkü ülkemizin medya ve sosyal medya gündeminde iklim krizi, gıda krizi, insanlık krizi yok) Postcovid19capitalizm , Covid 19 is global 911.E.C. green deal for W.E.F. great reset. Sustainable develement goals  -17 goals transform our world.- We are the 99%. Global green new deal. Deep ecology. Degrowth economy. VUCA. Digital governance. Universal Basic income .Blockchain.5G.6G. a.i.

LİNK-2 “Accord de Paris c’est fait!” (the Paris agreement is done!). 

https://www.sciencemag.org/news/2020/12/paris-climate-pact-5-years-old-it-working

“Meanwhile, the clock is ticking. At current rates, according to one project tracking carbon emissions, the world has 7 years before it has exhausted its budget of carbon to keep temperature increases below 1.5°C.”

Sağlık krizi, gıda krizi, iklim krizi, ekonomi krizi, siyasal kriz , insanlık krizi, yolsuzluk ve yoksulluk krizi , finans krizi …ve yaşam felsefesi krizi her şeyin birbirine bağlı olduğunu gösterdi.Ya doğanın bir parçası olduğumuzu kabul edeceğiz ( her insan ormanda sadece bir yaprak) ya da dünya çok ısınacak (tüm ormanlar yanacak, buzdağları eriyecek) son dünya savaşı çıkacak.

Sürdürülebilir yaşam felsefesini benimseyen dijital yerliler sayesinde-deep ecology- kolektif bilinç sosyal medya ile yayılarak, sürdürülebilir ekonomiye-degrowth economy- geçebilmek için global yeni yeşil bir anlaşma olasılığını güçleniyor. Dünyada  yükselen bu dalga karşısın –we are the 99%- da ;%1 ler great reset dedi. Covid19 aşısı arıyoruz ya sonra?

#tuva2040 dijital tamgası ile detaylı yazdığım tuva –TÜRK-yaşam felsefesi; doğa ile iç içe yaşamanın, destanlarımızdan  khömei doğa müziğine,  bilinçdışımızda yaşattığımız hayat ağacına bağlı olma kültürüdür. Tuva kültürü destanları  pazırık halısına dokunmuştur. Özümüze düşüp düşünürsek #tuva2040 kültürünü-sürdürülebilir yaşam felsefesini -önce Türk dünyasına sonra global yeni yeşil düzen için önerebiliriz. Zeytin okulları ve kırmızılar e-hareketi  gibi milyonlarca sivil toplum kuruluşları, sanal düşünce ağları çözümler üretiyor, insanın doğal imece duygusu ile. Kişilik için Könilik şart. Uzluk ile Tüzlük sağlanır.

Sürdürülebilir yeşil ekonomi geliştirmek için; dijital AKI ağında, binlerce yıllık törüg ilkeleri-KÖNİ,UZ,TÜZ,KİŞİ etrafında dijital kümelenme organizasyonu kuran “siad/giad” lar  Türk iş dünyasını R.C.E.P ve A.S.E.A.N entegre edebilir. T.C. ab ye green deal ile entegre olmuştur. 1933 T.C. planlı karma ekonomi deneyimini, tarihinden gelen AKI TEŞKİLATINI güncelleyerek, dijital kümelenme ağı ile sentezleyen Türk iş adamı ve sanayici dernekleri; Merkezi Asya için yeni yeşil ekonomi düzeni kurabilir. Bu motivasyon için Ceren Türmenoğlu dan ilham alabilirler. Önce yaşam kültürümüzü doğanın ayarlarına –deep ecology-çevirmek gerekir. Ormanlarımıza, nehirlerimize, topraklarımıza ve havamıza sahip çıkmalıyız. AVM markaları  olmadan yaşanabilir ama gıdasız, havasız, sağlıksız asla.

“Türk Kemancının ABD den TUVA uzanan yolculuğu” adını taşıyan A.A.haberi ile devam edelim  yazımıza. ABD’de Boston Filarmoni Orkestrası’nın yanı sıra çeşitli orkestralarda çalan CEREN TÜRKMENOĞLU, Türk müziği üzerine çalışmalarını ilerleterek bu alanda araştırmalar yapmaya ve konserler düzenlemeye başladı.Geleneksel yaylı çalgılara yönelik ilgisi, Türkmenoğlu’nu Türk kültürünün yaylı çalgılarına yönlendirdi. Rebap çalmaya ve konserlerinde rebaba yer vermeye başlayan Türkmenoğlu, bu enstrümanın köklerini araştırırken Tuvaların “igil” adı verilen iki telli yaylı çalgısına ulaştı. Kendi imkanlarıyla Tuvaca öğrenmeye başlayarak, Tuva Cumhuriyeti’ne bir araştırma seyahati düzenlemeyi hedefledi ve bunu Boston’da elde ettiği seyahat bursu ile gerçekleştirdi. Orda bir tıva var uzakta, gitmesek de görmesek de o tıva bizim tıvamızdır. #tuva2040 Zihinsel dönüşüm metaforudur. Yazılarımda #tuva2040 Global New Green Deal dijital tamgasıdır.

LİNK-3 CEREN TÜRKMENOĞLU TUVA YOLCULUĞU

“Tuva müziği çok benzersiz bir tür”

Tuva müziği dünyanın geleneksel müzik türleri arasında çok benzersiz bir müzik türü. 

Bu da doğayla olan yakın bağlantılarından ileri geliyor.

Efsaneleri, çalgıları, şarkıları ve khöömei adı verilen gırtlaktan şarkı söyleme stilleri hep doğa ile ilgili ve doğayı betimleme üzerine.

 Çok dikkatli bir dinleme yetisine ve bu dinlemenin kazandırdığı ayrıntılı bir ses kütüphanesine sahipler. 

Doğayı bu denli dikkatli dinlemeleri sadece müzikal nedenler için değil, aynı zamanda Sibirya’nın sert iklim koşullarında hayatlarını sürdürebilmek için.

“Daha önce deneyimlemediğim bir birlik duygusuna şahit oldum”

Bir müzisyenin kendi kültürünü tanımasının ve bilmesinin sanatsal kimliğini bulmasında önemli bir etken olduğunu düşündüğünü belirten Ceren Türkmenoğlu, “Özellikle Türkiye’den uzakta bulunduğum süre zarfında önemini fark ettiğim bu nokta, yaptığım işlere derinlik getirmeme ve hem kendi toplumuma hem de başka toplumlara hizmet edecek çalışmalar yapmama fırsat verdi.” Diyor Ceren Türkmenoğlu. Türk müziğinin derinliği Türklerin doğa ile iç içe yaşaması sürdürülebilir yaşam felsefesi için tüm dünya ile yeşil anlaşma olabilir #tuva2040 ile dijital tamgaladığım. Zeytin Okulundan geçmesi gerek tüm gençlerin. 

Tarih bilincine sahip olmadan ve Türk kültür kodlarını anlamadan geleceği şekillendirme olasılığı düşüktür. Bilim kurgu öyküler ile gelecek şekillendirilebilir. İGİL adlı Bilim kurgu öykümüz ile yazımızı tamamlayalım.

#TUVA2040 BİLİM KURGU ÖYKÜLER-2 (İGİL)

Zamanının ruhunu yansıtan “ hız” a uygun bir form oluştu sonunda. Herkes bir tür bilinç gibi “personal algoritma” olarak internete bağlandı.Bedene gerek yok.Herkes ne isterse düşüncesini yazıya dönüştürebilir, müziğini yapabilir , herhangi bir sosyal medyaya kanalında.Yazmak , saz çalmak zor gelirse emo kullanır. Düşüncenin , bestenin bilinmesini istersen yayınla diye düşünüyorsun o kadar.İnternet kullanıcısı olmak herkesi eşitliyor ve kollektif bir yazar, müzisyen oluyoruz ve istesek de istemesek de bağlanıyoruz ve “big algoritma “ile sürekli uyutuluyoruz.Dezonformasyon o kadar büyük ki “bot” ları insan sanabilirsin ya da insanları bot. Karıncalar gibi yazıyoruz, ağustos böcekleri gibi müzik yapıyoruz ve saçma sapan kolonilerin işçileri oluyoruz. Bazıları arılar gibi her blogdan bal izleri topluyor, bir kovanda eritiyor. Tek bir organizmaya dönüşüyoruz, sürüye katılıyoruz, tipleşiyoruz, sosyal medya morfinleri ile uyuşturuluyoruz ve neogangam style videosunu 333 milyar insansı seyrediyor, bayılıyor.Herkes bir birinden bir şeyler alıyor, bir şeyler katıyor . Her şeyi 1 dakikada unutup, yeni bir şeyi arıyoruz gooogle da ; ya da aradığımızı sanıp yeni bir şeylere yönlendiriliyoruz, devasa bir bilincin içinde sürekli yeni bağlantılar ile uyuşturuluyoruz.Sürekli yeni nicname ler ile kendi kendimizi yeniden biçimlendiriyoruz, sanal alemlere akıyoruz.Fast food gibi popüler kültürün “yüzeysel derinlik”lerin de buluşuyoruz.Biraz “like” biraz “ share” ile orgazm oluyoruz.İnsanlıktan çıkıp, zombi müziğinde dans ediyoruz.Artık ne Mozart kaldı , ne de DEDE EFENDİ.

Yıl 2040. 

Karbon emisyonu sıfırlandı. Doğa dengesine kovuştu. Herkes tıva dostu oldu. Uyandı tüm dünya. Yeşillendi. Hayat ağacına bağlandı. Doğa en bilge öğretmen oldu, yeniden.

Mеn — Tıva mеn

Möñgе harlıg dagnıñ оglu mеn.

Mеn — Tıva mеn,

Möñgün suglug çurttuñ tölu mеn.

Ögbеlеrim çurtunda

Ölçеy tarıp ijеngеn,

Ötküt höömеy ırınga

Öörüp talaan Tıva mеn.

#tuva2040 > friends of tuva like Richard Feynman, Global New Green Deal <  #tuva2040 


21.12.2021-izmir.

Bu yazarın diğer makaleleri

Bu kategorideki Makalelerden