Güncel Yazılar

Yazar Hakkında

Fazlı KÖKSAL

 

İnsanoğlu hayal kurar. Hayal kurmak güzeldir. Daha iyiyi, daha güzeli arzulamaktır hayal kurmak. 

Her “Ütopya”  büyük bir hayaldir. Thomas More’ın “Ütopya”sı da, Campala’nın “Güneş Ülke”si de, Peyami Safa’nın Yalnızız’da tanımladığı “Simerenya” da. Ziya Gökalp’in “Vatan” şiirinde bahsettiği ülke de…  Cahit Sıtkı’nın “Memleket İsterim” şiirinde özlediği memleket muhtemelen hepimizin hayali…

Masallar bir ayağı geçmişte, bir ayağı imkânsız düşlerde olan hayallerdir.

İdeolojiler de hayaldir.

Paulo Coelho “Bir hayalin başarılmasını imkânsız kılan tek bir şey vardır: başarısızlık korkusu.” Der. Doğrudur ama eksik. Hayalleri hayata geçirmek için ilk yapılması gereken o hayalleri gerçekleştirmek için çalışmak, çabalamaktır.

İşte doğu ile batıyı ayıran farklardan birisi budur. Hayali hayata geçirme iradesi. Doğuda güzel masallar anlatılır, o masallara dayalı hayaller kurulur. Ama o hayalin gerçekleşmesi için çabalanmaz, o hayalin sihirle, büyüyle veya kendiliğinden gerçekleşmesi beklenir. Batıda da hayaller kurulur, o hayalleri gerçekleştirmek için ter dökülür,  kararlılık gösterilir ve çok sıkı çalışılır. 

Evet, bireysel hayallere ulaşmak için de toplumsal ve sosyal hedeflere ulaşmak için de çok çok çalışmak gerekiyor. Ne duayla, ne sloganla, ne de sokak eylemleriyle hayallere ulaşılmıyor…

Uzun Uzun yazmaya gerek yok… Hayallere ulaşmanın üç olmazsa olmazı var; okumak, bilime önem vermek ve çok çalışmak. 

Oysa biz;

1-OKUMUYORUZ

Aşağıdaki listede Dünyadaki en büyük 10 kütüphanenin isimleri ve kayıtlı (katolaglanmış) yayın sayıları ve yıllık bütçeleri var... Sayılar genelde 2012 yılı ve öncesine ait

1 Library of Congress Washington- 170 milyon yayın

2 British Library Londra- 170 milyon 

3 New York Halk Kütüphanesi- New York 53,1 milyon 

4 Rusya Devlet Kütüphanesi-Moskova 44,4 milyon 

5 Rusya Ulusal Kütüphanesi -San Peterburg 36,5 milyon 

6 Ulusal Diet Kütüphanesi-Tokyo, Kyoto 35,6 milyon

7 Bibliothèque nationale de France - Paris 31 milyon

8 Danimarka Kraliyet Kütüphanesi- Kopenhag 30,2 milyon

9 Çin Ulusal Kütüphanesi -Pekin 29 milyon 5,2 milyon

ABD'deki Kongre Kütüphanesinin bütçesi 696 Milyon Dolar... 3105 Çalışanı var... Kaynaklardan 70 milyonu el yazması kitap... Türkiye'de Millet Kütüphanesinde bile bulamayacağınız Türkçe kitapları orada bulmanız mümkün...

Mesela Atatürk ile ilgili farklı 1888 Kitabı, Nazım Hikmet ile ilgili 228 Kitabı, Atsız ile ilgili 36 kitabı bulabilirsiniz. 

Pekiyi Türkiye'deki durum ne; 

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile bağlı ve ilgili kurumların toplam 6 milyar 826 milyon 518 bin lira.. Yani Kongre Kütüphanesinin bütçesi Kültür ve Turizm Bakanlığı ile bağlı ve ilgili kurumların bütçesine yakın. Ki bu bütçenin yaklaşık %60’ı Turizm işlerine ayrıldığına göre Türkiye’nin Kültür için ayırdığı tüm kaynak Kongre Kütüphanesi bütçesinin en fazla yarısı kadar…

1121 Halk Kütüphanesinde toplam 20 milyon 742 bin 540 o yayın var... Yani tamamı New York Halk Kütüphanesinin 1/3'ünden az..

En Büyük Kütüphanemiz 2020 yılında Açılan Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi. Millet kütüphanesinin internet sitesinde konuya ilgili geniş bilgi yok. Yalnızca 2.000.000 basılı kitap olduğunu görüyoruz. Yani Kongre Kütüphanesinin 1/85’i.

Türkiye’deki en büyük yazma eserleri kütüphanesi olan Süleymaniye Kütüphanesindeki yazma eserlerin sayısı 70 bin. Yani, Kongre Kütüphanesinde bulunan 70 milyon yazma kitabın yalnızca 1/1000'i

Üniversite Kütüphanelerinde durum daha vahim... Harvard Üniversitesi Kütüphanesinde 16,6 milyon kitap var. 15. Yüzyılda kurulmuş İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi de dâhil Türkiye'deki 198 Üniversitedeki 610 kütüphanedeki toplam materyal sayısı bütün üniversitelerdeki kitapların toplam sayısı 17 Milyon. Yani ancak Harward kadar... Mesela En zengin kütüphaneye sahip Boğaziçi Üniversitesindeki materyal sayısı dahi 500.000'in altında...

Benim kaleme aldığım “Posta ve Telekomünikasyon Tarihinden Portreler”i Stanford Üniversitesi temin etmiş. Katalog taramasında görülüyor. Ama Türkiye’deki hiçbir üniversite kütüphanesinde yok. 

Etrafıma bakıyorum... Bireysel kütüphanesi olanlar çok az... Bırakın haftada bir kaç kitap okuyanı, ayda, hatta yılda bir kitap okuyan sayısı parmakla sayılacak kadar az...

Kitap ve gazete satışlarında daha kötüyüz. Allahtan cenazelerde kimse okumasa da “Yasin-i Şerifler”, “Dua Mecmuları” dağıtılıyor, üniversiteye hazırlık kitapları oldukça iyi satılıyor, öğrenci sayımızın fazlalığı nedeni ile ders kitabı basımında rekorlar kırıyoruz,  kamu kuruluşları hiç okunmasa da kitap basıp dağıtıyor da -evi taşırken, kütüphanemi tasnif ettim; 4 Mesnevi, 5 Safahat, 3 Nutuk çıktı. Tamamı kamu kuruluşlarının veya şirketlerin hediyesi-  kitap satış rakamlarımızla rezil olmaktan kurtarıyoruz.

Okuyanlar da, peşin hükmün kurbanı, tek renkli okuyorlar... Hatta bir rengin bir tonunda...

2-BİLİMSEL ARAŞTIRMA YAPMIYORUZ.

UNESCO tarafından 2018 yılında, farklı ülkelerde Ar-Ge çalışmalarına ayrılan bütçe, satın alma gücü paritesine göre ayarlanarak incelenmiş. Ortaya çıkan verilere göre dünyada Ar-Ge çalışmalarına en çok bütçe ayıran 10 ülke aşağıdaki gibi: Amerika Birleşik Devletleri: 476,5 milyar Dolar, Çin: 370,6 milyar Dolar, Japonya: 170,5 milyar Dolar, Almanya: 109,8 milyar Dolar, Güney Kore: 73,2 milyar Dolar, Fransa: 60,8 milyar Dolar, Hindistan: 48,1 milyar Dolar, Birleşik Krallık: 44,2 milyar Dolar, Brezilya: 42,1 milyar Dolar, Rusya: 39,8 milyar Dolar. 

Türkiye 15 Milyar Dolar ile 16. Sırada.  Aslında fena değil gibi gözüküyor. Ama ilk 10’daki ülkelerin araştırmalara ayırdığı bütçeye bakınca aradaki uçurumun sürekli artacağı kesin.

 Tablodaki ilk iki ülke olan Amerika ve Çin’in Ar-Ge bütçeleri bütün ilkelerin Ar-Ge bütçelerinin yüzde 47’sine denk geliyor. İlk dört ülkenin toplam bütçesine bakılınca da bu rakam yüzde 62,5 olarak karşımıza çıkıyor. İlk on ülkenin dışındaki ülkelerin tamamının Ar-Ge çalışmalarına ayırdığı bütçe, tüm dünyada harcananın %15’ine bile ulaşmıyor…

Uluslararası patent sıralamasında Türkiye'nin adı yok gibidir...

EPO (Avrupa Patent Enstittüsü) 2018 raporuna göre Türkiye’den yapılan Avrupa patent başvurularında bir önceki yıla göre gerileme yaşanması ise dikkat çekti. Türkiye’nin patent başvuru sayısı 2017 yılında 911 iken bu sayı 2018’de 572’ye düştü. Türkiye bu sayıyla 50 ülke arasında 23. oldu. Ülkelerin nüfusuna oranla yapılan sıralamada ise Türkiye ancak 37. sırada yer bulabildi. 2018’de Türkiye’den 1 milyon kişi başına sadece 7 patent başvurusu yapılırken, ilk sırada yer alan İsviçre’de 1 milyon kişi başına 966 patent başvurusu yapıldı.

3- ÇALIŞMIYORUZ-ÇALIŞTIRMIYORUZ

Çalışmadığımızı anlatmaya gerek yok. Çalışmadığımızı zaten biliyoruz. İş beğenmiyoruz. Rahat, emek sarf etmeden çok para kazanabilecek işler peşindeyiz. Bir işte çalışanların çoğu, mecbur olduğu için çalışıyor... Çoğumuz yaptığımız işi sevmiyor, işimize saygı duymuyoruz.

Şans oyunları bayilerinin önünde kuyruklar oluşturuyoruz... Çalışmadan, köşeyi dönebilmek için.

Ve en kötüsü, her türüyle adam kayırmacılık (nepotizm, kronizm, patronaj, klientelizm) hâkim olunca vasıflı iş gücü, daha doğrusu beyin gücü yurt dışına kaçıyor… 

FETÖ soruşturmalarıyla iyice anlaşıldı ki; Uzun yıllar boyunca her sınavda usulsüzlük yapılmış. Hele 2007’den 2015 arası bu yolsuzluklar pik yapmış. Ve vasıfsız tarikatçılar, hakkı olmadan üniversitelere öğrenci olarak girmişler. Başta hâkim, subay, polis olmuşlar. Böyle olunca vasıfsız insan vasıflı insanı kovmuş… Ve hem bireysel, hem toplumsal hayallerimizi çalmışlar.

Ve daha başka Örnekler;

Gazete tirajları...

Tiyatro salon sayıları... Sahnelenen oyunlar...

Uluslararası hakemli dergilerde yayınlanan makale sayıları...

Hepsinde dökülüyoruz...

Kısacası;

Okumuyoruz...

Araştırmıyoruz...

Çalışmıyor, çalıştırmıyoruz…

Kendimizi yetiştirmiyoruz...

Böyle olunca, dualar da, efelenmeler de, büyük devlet rüyaları da bir işe yaramıyor...

Sürekli hayaller kuruyoruz ama ülkeler liginde hayallerimize uygun bir yer bulamıyoruz...

Fazlı KÖKSAL

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

43465271