22 Haziran 2021

Odgurmuş: Günümüzde neredeyse herkes sıkıştıkça “Ben de Milliyetçiyim” diyor. Milliyetçiyim demekle milliyetçi olunuyor mu? Yoksa bunun bazı kıstasları mı var. 

Ögdülmüş: Elbette “ben milliyetçiyim” demek çok önemli. Fakat bu çok da yeterli bir durum değildir. İnsanlar “ben milliyetçiyim” demeden de vatanını ve milletini severler, Milliyetçi olurlar. Ama esasında milliyetçilik “ben milliyetçi oldum” diye olunmaz. Milleti sadece sevmek tek başına yeterli bir durum değildir. Hele her duruma bir eleştirir getirerek her icraata bir kulp takarak hiç milliyetçi olunmaz. Milliyetçi olmak sözde kalmamalı düşünceden işe geçmelidir. Bu yüzden; araştırmak, incelemek, bilmek ve milliyetçi olmanın gereği neyse onu yapmak, milleti için çalışmak ve milletin değerlerini yüceltme yolunda gayret içinde olmak gerekir. Bu yüzden Milliyetçiliğin en iyi yolu milleti tanımaktan geçer, milletini tanımayan ama onu kuru kuru seven insanın milliyetçiliği eksik olur. Bunun için de milliyetçilik, Milliyetçi yazarların kitaplarına başvurarak, onları okumak özümsemektir. Milletin milli değerlerini yani dilini, dinini, kültürünü, sanatını, büyüklerini, müesseselerini, tarihini, coğrafyasını, toprağını, şarkısını, türküsünü, bilmecesini, masalını bilmekten ve bunları sevmekten geçer. 

Milliyetçilikte esas olan biraz da kitabi olandır. Bu Milliyetçilik, kitaplardan ve büyüklerin yazılarından öğrenilen bilgilere dayanır. Kalıcı olan budur. Çünkü söz uçar yazı kalır. Bu kalan yazılardan faydalanmak elbette milliyetçilik için olması gereken bir davranıştır. 

Kitabi olan Milliyetçilik; dolayısı ile olması gerekendir. Çerçevesi çizilmiş, sınırları belirlenmiş, işlenmiş, tarihe ve tecrübelere dayandırılmış ve kayda geçmiştir. 

Bazı kimseler Milliyetçiliği kulaktan dolma bilgilerle,  seminer ve konferanslarla sohbetlerden öğrenilen şekliyle alırlar. Bu şekil de elbette önemlidir fakat bu durum tek başına yetersiz olur. 

Bu şekilde Milliyetçiliğin ruhuna nüfuz edilemediği için konular çoğu kez kuru ve sloganlarda kalır içi doldurulamaz. Sloganların arka planı ise o kişinin, kendi yetersiz bilgisine ve ailesinden çevresinden gelen bilgilere dayanır ki;  Bu da büyük eksiklik doğurur. 

Odgurmuş: Pek çok insan belki de kitap okuyamaz, alamaz o zaman Milliyetçiliği sohbetlerden öğrenemez mi? 

Ögdülmüş: Elbette sohbet ve seminerlerde pek çok şey öğrenilebilir. Bu yüzden sohbet ve seminerlere de çok önem verilmeli İhmal edilmemelidir. Hz. Mevlana ne diyor; “Ben ne öğrendimse sohbetlerde öğrendim” diyor. 

Sohbet ve seminerlerde öğrenilen bilgiler, kitaplarla bütünleştirilmeli, tamamlanmalıdır. 

Kitaba, kitap okumaya ve dergilere önem verilmeli. Konu derinlemesine öğrenilmeli Milliyetçiliğin doğuşu, geçirdiği aşamalar ve milli meseleler tetkik edilmelidir. 

Hele de ben milliyetçiyim diyen birisinin Prof. Dr. Osman Turan’ı, Dündar Taşer’i, Erol Güngör, Galip Erdem, Nevzat Kösoğlu vb. kitapları en azından okumuş olması gerekir. Türk tarihinden bihaber olarak konuşmak bir milliyetçiye yakışmaz. 

Sonra, zamanla insan öğrendiklerini unutabilir, kitap yoluyla ve yeni kitapları ve yayınları takip ederek bilgilerin tazelenmesi gerekir. Çünkü Türk Milliyetçiliği esas kalmak üzere bazı bilgiler değişebiliyor bazı görüşler yeniden gözden geçirilebiliyor. 

Kitaplardan öğrenilen Milliyetçilik olması gerekendi. İncelenmiş, işlenmiş, tahlil edilmiş, tarihin bakış açısına yerleştirilmiş, bilgi ve deneyimlere dayanmış tarihi birikimi yansıtır. 

 

Bu yazarın diğer makaleleri

Bu kategorideki Makalelerden