19 Ağustos 2022

Sarıkeçeliler Yardımlaşma Derneği’nin başkanı Pervin Çoban Savran namı diğer Kübey hatun diyor ki “İnsanın doğaya etmediği kötülük kalmadı. Toprağa basarken maalesef anlamlı değil, celâlli basıyoruz. Topraktan izin alıyor muyuz? O da candır. Toprak Ana’ya biraz daha nazlı, biraz daha anlayışlı basmış olsaydık, bu topraklar bugün bize kahır püskürtmez, bize karşı alev topu yaratmazdı. Bazen toplantılarla ilgili şehirlere, yerleşim alanlarına inerim. Şöyle bir bakarım, insanlar suyun kıymetini hiç bilmiyor. Sanki su sadece onlara aitmiş gibi davranıyorlar. Ama biz göçerler öyle değiliz. Elimizi ağacın dibinde yıkarız. Bir çocuğumuzu yıkasak, suyunu bir ağacın dibine dökeriz ki, o ağaç da yararlansın. Çünkü o ağaç da su istiyor. Ama binalardaki kullanım o kadar fazla ki, sanki herşey onların emrine verilmiş gibi düşünülüyor.”

LİNK-1 Sarıkeçeliler yardımlaşma dernek başkanı diyor ki

https://birartibir.org/yagmur-dedi-ki-sistem-bizi-yutacak/

Pervin anadan sürdürülebilir yaşam kültürü dersi almak isterseniz bir süre yaşamlarını inceleyin ya da konuk olup sürdürülebilir yaşam sırlarını öğrenin. Pervin ana sözlerine bir kulak verin,dinleyin .” Oysa tarih boyunca, yüzyıllardır hiçbir çobanın, Yörükün, Sarıkeçilinin konakladığı yerde yangın çıkmadı. Hodri meydan diyorum, aksini ispat eden varsa buyursun gelsin! Biz ormanda yaşıyoruz, ormanda ateşimizi yakıyoruz ve evimiz olan bu ormanları gözümüzden daha iyi koruyoruz. Çobanların, köylünün uzaklaştığı bir ormanda, yaşam biçimlerimiz değiştiği sürece yangına davetiye çıkarıyoruz….Kapalı mekânlarda sanayi tipi hayvancılık, üretim çiftlikleri iklim değişikliğine, orman yangınlarına davetiye çıkarıyor. Biz iklime, mevsime ve yoldaşımız olan keçilere bağlı olarak sürekli göç ederiz. Bizim keçilerimiz çiçekleri, kekikleri, ağaçların altındaki yaprakları yiyerek dip temizlik yapar. Bunun ağaçlara ve doğaya faydası var. Ağaçların diplerinde hastalık, böceklenme, kurtlanma olmaz. Ayrıca, tırnaklarıyla adeta çapa yapar bizim keçilerimiz. Keçilerimizin tırnaklarıyla çapaladığı, dışkılarıyla gübrelediği alanlar suyla buluştuğunda canlanır. Keçilerimiz oğlaklarıyla meleşirken önce gökten yağmur ve bereket dilerler. Doğa anadan ot, çiçek dilerler. Biz göçe başlayınca yağmurlar başlar… Dünyaya gelen her yavru oğlak bize bir umut veriyor, anne sütünü emeyim, ayaklanayım, yürüyeyim diye. Dünyaya gelen her bebek bize gelecek vaat ediyor. Diyor ki, yetişeyim, bilinçleneyim, bu düzeni şekillendireceğim. Her tohum çatlıyor, bitki örtüsü olarak dünyaya geliyor, yaşam alanında bize moral veriyor. Akşam olup havanın kararmasını dünyanın sonu olarak düşünmemeliyiz. Sınırlı da olsa beynimizin bir köşesinde bu güzelliklerin yer bulmasını sağlamalıyız… 

Sarıkeçeli sürdürülebilir yaşam sırlarını ekoçiftliklere, ekoköylere uygulayabiliriz. Doğa ile iç içe yaşamak gerek. Yoksa ormanlarımız yanar, kentlerimizi seller basar, korona salgınları insanları hasta eder, iklim değişim kuraklık da yaratır, susuzluk da. Ekosistemler tüzel bir varlıktır. Ekosentrik etik yaklaşımla ekolojik hukuk, ekolojik borç kavramını kabul etmiştir. The green new deal, iklim değişimini 1.5 derecede tutmak için AB den ABD ye tüm devletlerin, şirketlerin döngüsel ekonomiye geçmesini teşvik ediyor. İki milyona yaklaşan imza ile Fransız halkı, Fransa hükümetini ,  Fransız mahkemesinde Paris iklim anlaşmasına uymadığı için 1 euro ya mahkum ettirdi. Shell de race to zero ya uymaya mahkum edildi, Hollanda mahkemesi tarafından, binlerce Hollanda vatandaşlarının açtığı dava ile. EY dev şirketler “greenwashing “yapabilirsiniz ama doğayı kandıramazsınız ve ekolojik borcunuzu ödemeden dükkanı kapatamazsınız…

Tunçer Şengöz Türk dünyasının en önemli düşünürlerinden biri. Blogundan bir alıntı ile düşünmenizi öneriyorum.

Link-2 Tunçer Şengöz  diyor ki

https://sosyonomiblog.wordpress.com/2021/06/11/sosyonomik-gorunum-haziran-2021/

“Türkiye dünyadaki trendlere paralel olarak, ancak dünyadan çok daha hızlı bir şekilde 20. yüzyılın başına dönüyor. Bu dönemi 20. yüzyılın başına göre daha dramatik kılan, öncekilere ilave olarak çevresel sorunların vekitleleri tehdit eden büyük felaketlerin yaratığı risklerle dolu bir dönem olması.

Bu dönemin belki de tek olumlu yanı, doğanın kendisini onarma ve toparlanma dönemi olması olacak

Belki, geleceğe dönük hiç bir planı, programı, vizyonu olmayan, 50 sene içinde kendisine ait bir denizi öldürmeyi başarabilmiş Türkiye gibi ülkelerde müsilaj ve benzeri çevresel atıklar ortadan kalkmayacak, ancak dünya aşırı tüketim döngüsünden çıkma şansı bulacak ve bu da eninde sonunda Türkiye’yi de etkileyecek

Korona dünyaya yeni bir yaşam, yeni bir kültür getirecek gibi görünüyor.”

Sürdürülebilir yaşam kültürü, 35 yaş altı tüm dünya gençliğinde hızla yayılıyor. Demet Lüküslü 35 yaş altı gençlik için umudun yeşertilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

“Genç kuşağın yaşadığı belirsizlikler ve yetişkinliğe bir türlü geçememe ve geleceğe umutla bakamama noktalarında çözüm vatandaşlık geliri olabilir mi sorusunu sorarak konuyu daha geniş bir katılımla ve farklı açılardan tartışmalıyız. Eğer geleceğe umutsuz bir şekilde bakan bir genç kuşak var ise umudu hem onlar hem de tüm toplum için yeniden yeşertmeye ihtiyacımız var. 

Ernst Bloch’un da önemle belirttiği gibi umut, saf bir iyimserlikten farklıdır ve üzerinde aktif bir şekilde çalışılması, yeşertilmesi gerekir.”

Link-3 DEMET LÜKÜSLÜ diyor ki

https://fikirturu.com/toplum/genclerin-umutsuzlugunun-bedeli/

Kırmızılar “digital think tank” umudu yeşertiyor, yıllardır hem Türk dünyası için hem de tüm dünya için. Sürdürülebilir yaşam kültürünün kaynağının KorKut ATA boylarında, soylarında olduğunu yazdım e-güncelerimde. Allı Turna türküsü söylemek sizi “kolektif bilinçdışında” yatan, yaşam enerjisine götürür kolayca. Sarıkeçeliler sürdürülebilir yaşam kültürünü kısaca tuva dostu olmak diye adlandırdım, çünkü algılar sözcükler ile yönetilir. Sözümü pişirdim, yaramazı ayırdım, sözü us ile düşürdüm, demedim çagata bir söz, bilim kurgu öyküler yazarken. Richard Feynman gibi tuva dostu olmak hem doğa bilimini rehber almak, hem de tuva müziği ile doğanın sesini duymak demektir. Doğrusal ekonomiden, döngüsel ekonomiye geçmek bir kültür meselesidir. Doğa ile uyumlu yaşamak bizim için özümüze dönmek demektir. Gaia&deep ecology gibi bilimsel referansları bilmeden, doğayı savunan Sarıkeçeli Kübey hatun sosyal medyada izlediğimiz videolarda dedi ki “ ağacın, derenin, dağın, canı vardır. Ben doğal keçilerin yaşam hakkını savunuyorum” Yaş kesen, baş keser. Özüne dönen herkes ekosistemleri tüzel bir varlık olarak kabul eder, ekolojik hukuka göre derenin, gölün, ormanın, keçilerin, denizin hakkını savunmak için dava açar. Ekolojik okur yazar bir genç ise, allı turna yavrularının kanatlanması için bir avuç su ile koşar gider tuz gölüne ve allı turna yavruları da gelecek için umut kanatları takar, onlara… 

Allı turnalar gençlerin umut kanatlarıdır. Dünyada ki tüm ekolojik okuryazarlar-tuva dostları- türkü söyler ise cennet olur, tuz gölü. Allı turnaların soyu tükenmesin diyor WWF . 

LİNK-4 ALLI TURNAM – WWF-BrisaTurnalar Hep Uçsun kampanya türküsü-6.103.789 görüntüleme.

#karezcanal2050 race to zero foresight- iklim nötr uzgörüsü - ise “Biruni-Akı Evren” ekosisteminden esinlenen, Birleşmiş milletler sürdürülebilir kalkınma amaçlarını referans alan, Avrupa birliği yeşil mutabakat döngüsel eylem planına paralel açık bir sosyal yenileşim ağıdır. Kırmızılar digital tink tank –sanal düşünce ağı- nın bir parçası olarak tasarlanmıştır, Muzaffer Metintaş ve Mustafa Tezel düşünce bozkurtlarının yönlendirmesiyle. Tasası olanın tasarımı olur. Bir puzzle parçasıdır. Birleştirin diğer parçalar ile geleceği şekillendirin. Bu kadar basit. Ülkemizde kırmızılar derneği gibi yüzbinin üzerinde sivil toplum kuruluşu var. Sosyal medya sayesinde milyonlarca doğayı savunan dijital platformlar var dünyada. Birleşmiş milletler sürdürülebilir kalkınma amaçlarının en az birinde bu sivil toplum oluşumları bir araya geliyor artık. www.eeb.org gibi kurumlar raporları ile dünyayı uyarıyor, sürekli. IPCC raporlarından alıntı yapmıştım daha önceki güncelerimde. (The EEB is Europe’s largest network of environmental citizens' organisations. We bring together over 170 civil society organisations from more than 35 European countries. We stand for sustainable development, environmental justice & participatory democracy ) EEB gibi STK lar, İklim değişimini önlemek için şirketleri 2050 yılında karbon emisyonlarını sıfırlamaya teşvik ediyor. Yoksa şirketleri yok olacak. Bu kadar basit bir gerçek.  İklim değişimini  bir buçuk derece tutmak için dünyadaki ekolojik okur yazar gençlik birleşiyor. Altıncı yok oluş çağında su ve gıda savaşları başladı, zaman kalmadı iklimi değişimini 1.5 derece de tutmak için.  AB yeşil mutabakat döngüsel eylem planına göre şirketlerimiz yapılanmaya başladı. İş adamları ve sanayicilerimiz yeniden gümrük birliğinde olduğu gibi yeşil teknoloji rekabet savaşının içinde. Bu ekonomik  bir zorunluluk. Yeni dünya düzenin adı;the green new deal. 

Kırmızılar -digital think tank – sanal düşünce ağında; yüzlerce yazar, binlerce makale ve referans verdiği onbinlerce kitap ile çağımızın  “Divanı Lügatit Türk ve Kutadgu Bilig “ i olarak gençlere umut veriyor.  Kırmızılarda Korkut ATA izinde giden o kadar ozan var ki. Ey dünya gençliği!!! Allı Turna türküsü dinle. Onlar seni bulur, umut kanatlarını takar sana, sosyal medya sayesinde. Okumak yaydır, yazmak ise ok. Ok ve yay birleşiyor… Dünyanın neresinde yaşıyor olurlar olsun, 35 yaş altı ekolojik okur yazar gençler ,   allı turna yavruları için önce tuz gölünü cennete çevirecek. Sonra diğer gölleri, nehirleri ve Müsilaj kaplamış Marmara denizini… Okyanuslar plastik atıklarından temizlenecek. Başka gezegen yok. Ekolojik okur yazar gençlik, umutla geliyor. Loading.

 LİNK-5 OBSERVERS FRANCE 24

https://observers.france24.com/en/middle-east/20210716-turkey-thousands-of-flamingos-die-shrinking-lake-tuz

Umut yeşeriyor. Dünya da tüm şirketler 2050 yılına kadar karbon emisyonlarını sıfırlamak zorunda.  Zaman Daralıyor. Dünya ekosistemleri kendini onarmaya mecbur. Şirketler kullan, tüket at doğrusal ekonomiyi bırakıp, döngüsel ekonomiye geçmeye mecbur. Küresel şirketlerin çoğu “race to zero” katılıp, karbon ve su ayak izlerini hesaplamaya başladı. Trilyonlarca yatırım fonu sadece ESG –çevre,sosyal,yönetişim- ilkelerine göre yatırım yapıyor. TİM den TOBB a, tusiad, dan müsiad a tüm iş adamları “the green new deal” dedi, mecburen… Türkiye de yeşillenecek, dünya gibi. Allı turna yavrularının fotoğrafını çekmeye 35 yaş altı tüm tuva dostları gelecek, tuz gölüne… Umut yeşeriyor. 35 yaş altı ekolojik okur yazar gençlik, dünyayı yeşertiyor, buna ister Greta Thunberg etkisi de ister kelebek etkisi. Bir mıh nal kurtarır, bir nal bir at atasözü gibi bir fotoğraf allı turna yavrularını kanatlandırır. Yeşil gelecek allı turna yavrularının kanatlarının altında. Allı turnalar yeşil geleceğin simgesidir. 15 yaşında ki iklim aktivistleri bile biliyor; iklim değişimi orman yangın riskini artırır. İspanyol pilotlar yangın uçakları ile gelirse orman yangınları erken söndürülebilir. İklim değişimi hakkında ki tüm raporlara ulaşmak çok kolay.  Greenwashing ile  ekolojik okur yazar gençleri kandırmazsınız, onlar ekosistemleri savunur, dünyanın her yerinde. 15 yaşında ki iklim aktivistleri biliyor, başka bir gezegen yok. Düzen değişmez ise iklim değişir. Sarıkeçelilerden bu doğa gerçeğini öğrenebilirsiniz. Sürdürülebilir yaşam kültürünün sırlarını birde onlardan dinleyin,okuyun

İklim adaleti için mücadele eden genç iklim aktivistleri diyor ki “İklim değişmez, Düzen değişir.”

LİNK-6 Türkiye'de iklim adaleti için mücadele eden genç iklim aktivistlerinden oluşan bir topluluk

https://www.instagram.com/fridaysforfuture_tr/

(key words; Great reset, climate change, the green new deal, circular economy, SDG17 sustainable development goals, race to zero 2050, postcovid19capitalism loading)

 

Yazar Hakkında:

Cahit GÜNAYDIN

Yazarın diğer makalelerinden: