5 Aralık 2021

“Çadır düzeninden; yerleşik konut düzenine geçen çok ülke insanı halen sağlıklı ve düzenli bir mimari yerleşime geçemedi.”

Hayli görkemli cıcılı, bıcılı sözde lüx konutlar inşa ediyoruz ama bunları yaparken çevre faktörlerini hiç dikkate almıyoruz. İştahları kabartan imar rantları, vatandaşın bilinçsiz tercihleri ve zaman, zaman çıkan imar afları sonucu ortaya ucube bir şehir yaratılmaktadır.

Örnek mi istiyorsunuz?

Başta; İstanbul, Ankara, Bursa, Mersin ve daha niceleri.

1985 yılından bu yana her sene Ekim ayının ilk Pazartesi günü, BM Dünya Konut Günü'ne paralel olarak kutlanıyor. 

Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA) tarafından bu seneki tema “Sağlıklı bir dünya için temiz çevre”olarak belirlendi. Mimarlık Günü bu sene 4 Ekim 2021'de kutlanacak.

UIA, bu temayla üç temel alana odaklanarak 2030 küresel kalkınma gündemine katkıda bulunmayı umuyor: “Barınma, kamusal alanlar ve bunların iklim değişikliğiyle ilişkisi.”

Barınma: UIA, tüm insanların yeterli barınma hakkına sahip olması gerektiğine inanıyor. UNHabitat’a göre, dünya çapında 1,8 milyardan fazla insan yeterli barınma hakkından yoksun. 2030 yılına kadar, dünya nüfusunun yüzde 40’ının, istihdam, eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlere erişim için bir ön koşul olan yeterli konut erişimine ihtiyacı olacağı tahmin ediliyor.

Kamusal Alanlar: Devam eden COVID-19 salgını, kamu binalarının ve açık alanların geleceğini nasıl gördüğümüzü şekillendirmede önemli bir etkiye sahip oldu.

İklim Değişikliği: Birleşmiş Milletler Çevre Programı, şehirlerin küresel CO2 emisyonlarının yüzde 75’inden sorumlu olduğunu; ulaşım ve binaların bunun en büyük sorumlusu olduğu tahmin ediyor. 

Mimarlar, yapılı çevrenin karmaşık zorluklarına yanıt verecek donanıma sahip. UIA SDG Komisyonu, BM girişimleri ile dünyadaki mimarların uygulamaları arasında bir köprü oluşturmak için çalışıyor. Mimarların sadece yeni Sürdürülebilir Kalkınma Gündemine duyarlı olmalarını değil, aynı zamanda uygulanması ve evriminde aracı olmalarını sağlamayı amaçlıyor.

Amaç güzel; gel gelelim niyet yok uygulama yok. Varsa, varsa böyle gün etkinliklerde klişe ve süslü laflarla sadece temenniler var; ta ki gelecek yıl anma gününe kadar.

 

                                                                                         

Bu yazarın diğer makaleleri

Bu kategorideki Makalelerden