28 Kasım 2021

“Din” ve “ Bilim” konusuna girerken, her ikisinin mahiyet yani ne olduğunu anladığım kadar açıklamaya çalışacağım.

Din, insanın varoluş amacı ve gayesiyle ortaya çıkan ilahi tertibin adıdır. Çünkü yaratılış, hilkat insan amaçlıdır. Allah, kendi bilinmekliğini dilemiş ve insanı kendi bilinmekliğini gerçekleştirmek için yarattığını beyan etmiştir.

Zariyat Suresi 56 ayette yaratılışın amacıı şöyle açıklanır: “ Ben insanları ve diğer varlıkları beni bilsinler diye yarattım.” Evet! Allah insanları kendi için, insanların dışındaki  tüm varlıkları da insanlara hizmet etsin diye yaratmıştır.

Din, Allah’ın bilinmesi meselesidir. Dinin asıl fonksiyonu buradadır. Şu bir gerçektir ki insan bir şeyi ona yaklaşarak bilebilir. Bu bağlamda Allah’ı bilmek ancak O’na yaklaşarak mümkündür. Kur’an’ bakınız ayetlerde sürekli “ Allah’a yaklaşın!” sözü geçer. Allah’a yaklaşmak ise din kuralları olan ibadet ve ahlaki hükümlere uymakla mümkün olur. İnanan ve bu inancına göre ahlak ve ruh disiplinine göre ihlasla yaşayan kimseyi Allah, kendi sıfatlarını onun ruhunda tecelli ettirerek, olgun ve kamil bir kişi haline getirir. Kul böylece Allah’ın sıfatlarını mistik tecrübe  yoluyla tecrübe ederek idrak eder. Şu kadar ki Allah’ı bilmek O’nun sıfatlarını tecrübe ile müşahede ederek gerçekleşir. Sonuç ta din, Allah’ı bilmektir.

Bilim ise Allah’ın yarattıklarını bilmektir. İnsanlık tarihinde en köklü değişim ve kırılma Avrupa’da ortaya çıkmıştır. Modernizm diye tesmiye edilen bu dönem, başta Avrupa olmak üzere tüm dünyayı köklü bir biçimde etkilemiştir. Yaklaşık üçyüz yıldır modernizmin ontolojisi ve epistemolojisi eğemen durumdadır. Nedir modernizmin epistemolojisi, ontolojisi ? diye sorarsak. Ve bu soruya cevabı bir batılı olan Habermas’a bırakırsak, bu konuda Habermas: “Batı’da bilim, Bacon’un  katkılarıyla ampirik gözlem ve deneye dayalı pozitif bir bilgi yapısı olarak tebarüz etmiştir. Duyu organlarımızla algılayamadığımız ve teste tabi tutamadığımız bilgi bir şekilde fikir yürütülemeyen ve bilinemeyen bir bilgidir. Bilinemeyen ve teste tabi tutulamayan bilgi mekanik evreni ve muhtevasını açıklamakta işe yaramayacaktır. Descartes’in kartezyen felsefesi ontolojik yapıyı ikiye ayırarak varlık alanında parçalanma oluşturmuştur. Bu parçalanma modern bilimin akıl ve madde anlayışının temellrini atmıştır.”

Kartezyen felsefe, varlığın nesnel tarafının, maddi olanların bilinebileceğinin kabulüdür. Doğa bilimlerinde kabul edilen bu yol, daha sonra  sosyal  ve beşeri bilimler alanında da, onların bilgi yapılarında kabul edildi. Modernizm zamanla son asrın bir söylemi haline geldi. Daha sonra dini sollayarak din haline geldi. Şu kadar ki modern insanın dini modernizmdir. Sonuçta bilim, Allah’ın yarattığı nesnelerin bilinmesinden ibarettir. Modernizm söylemi bilimin hakikat iddiasında bulunmasıdır sorunların kaynağı. Oysa hakikat, bilimin sınırlı alanını aşkındır. Ne bilim dinin yerine konulabilir, ne de din bilimin yerine konulabilir. Din ve bilim birlikte olmak durumundadır.

Bu yazarın diğer makaleleri

Bu kategorideki Makalelerden