7 Temmuz 2022

 

Odgurmuş: Milli ve manevi değerlere önem veren ve bu konularda hassas olduğundan şüphe etmediğiniz insanlar, çeşitli yerlerde, sohbetlerde söz dönüp dolaşıp günlük politikalara, kısır siyasi mülahazalara geliyor. Bu konuda neler söyleyebiliriz. 

Ögdülmüş: Evet kardeşim, gördüğümüz kadarıyla, konuşan kişiler arasında,  siz de çoğu kez fark edersiniz, bilgiye dayalı, kültürel birikim sonucu fikir ileri sürenlerin sayısı oldukça azdır.  Konuşmalar arasında fark edersiniz ki,  karşısında oldukları siyasi parti ve yine muhalif oldukları mevcut iktidarı veya gurubu, partiyi eleştirirken bile orta yerde dolaşan ucuz fikirleri veya sol basında çıkan eleştiri ve tenkitleri dile getirirler. 

Herhangi bir kitaptan örnek vermek, bir kitaptan alıntı yapmak, bir dergide çıkan bir yazıyı misal göstermek, ya da bir yerde yapılan bilimsel bir toplantıda edinilen bilgileri ihtiva eden sözler sarf edebilen insan sayısı hemen hemen yok gibidir. 

Günlük siyaset konusunda ileri geri konuşabilen insanlar, konulu bir sohbette genellikle ya susmayı tercih ediyorlar ya da o konulu sohbeti yine günlük siyasetle ilişkilendirerek o konunun siyasi cephesinden görüş bildirmeyi tercih ediyorlar. 

Odgurmuş: Peki insanımız neden böyle davranır, neden bu günlük siyasetin girdabından kurtulamazlar? 

Ögdülmüş: Esasında, Milli değerlere önem veren ve bu konuda oldukça hassasiyet göstermesi gereken bu insanlar kendilerini yenilemedikleri, herhangi bir konuda bilgilerini geliştirmek amacıyla pek fazla kitap karıştırmadıkları, her hangi bir iki yayını sürekli takip etmedikleri gibi sebepleri söyleyebiliriz. Pek çoğunun bilgileri 1980’li yıllardan kalma fikirler üzerine pek bir şey ilave etmedikleri bilinen bir gerçek.   

Yeni fikirler, yeni düşünceler elde edemeyince, geçmişimiz konusunda derinlikli bilgilere sahip olamama gibi durumlar bu insanları gri propagandanı toz duman olmuş ortamından etkilenmelerine sebep olmaktadır. Eğer öyle olmasaydı yıllardır karşılarında mücadele ettikleri,  karşıyım dedikleri ve memleketin hayrına kayda değer bir fikir ileri süremeyen, bir kalkınma programı geliştiremeyen, eleştiriden başka bir iş bilmeyen sol ile aynı paralelde olmak ve onların görüşlerini de yer yer savunmaktan biraz imtina ederlerdi. 

Kaldı ki, milli ve manevi değerlere önem veren bir harekete mensubiyet duyan insanların, çeşitli konularda, kendine has ve tarihi birikiminizle,  Milli hafızaya dayanan tenkid ve görüşler ortaya koymaları gerekir. Ucuz tenkitlerle netice alınamayacağı ve bir yere varılamayacağı açıktır. 

Siz, Milli ve manevi değerlere önem veren o değerleri yüceltmek için çalışan bir fikirlerin sahibi ve mensubu olarak sıradan insanlar gibi, olayları değerlendirmemelidirler. En az bin yıllık Devlet,  düzen, nizam,  adalet,  askerlik deneyiminize göre, coğrafi şartlarımız nedeniyle pek çok ve önemli avantajlarımızı da düşünerek. Tarihte hiçbir millete nasip olmayan, çeşitli coğrafyalarda imparatorluklar, devletler ve medeniyetler kurduk, medeniyet eserleri verdiğimizi akıldan çıkarmadan. Yeryüzünde hala bizi ve bizim idaremizi hasretle anan insanlar ve devlet adamları vardır. Bunu unutmamalı ve o’na göre konuşmalı, ona göre davranmak gerekir diye düşünmeli ona göre konuşulmalıdır. 

Ama görüyoruz ki bu şekilde düşünüp değerlendirme yapanların sayısı pek azdır. 

Sadece tenkid etmeye dayanan ucuz politika yapmak elbette en kolay yoldur. Bilgisiz ve seviyesiz insanlar bu yolu kendileri için en iyi yoldur diye tercih edebilirler. Fakat iddia sahibi insanların bu yolu seçmesi abesle iştigal olur. Birisini eleştirisiniz ama tutarlı ve gerçekçi davranmak gerekir. Yeni şeyler üretmek ve yeni şeyler söylemek lazımdır. Milli şuur sahibi insanlar günlük kısır politika ile uğraşmamalıdır, onlar milletin geleceği üzerinde durmalı. Onlar için gelecek endişesi ve geleceği yeniden inşa etme düşüncesi her türlü fikir ve düşüncenin üstündedir. 

Unutulmamalıdır ki millî şuur ve siyâset, tarihin gölgesinde gelişir ve şekillenir, eğer onu sâdece günlük politikanın kısır döngüsüne teslim ederseniz hayat damarlarını kurutmuş olursunuz. Ve bu durum kısır bir döngü içine girilmesine sebep olur. 

… 

Odgurmış (1): Kanaat - Akıbet- Afiyet 

Ögdülmiş (2): Akıl - Ululuk 

Yazar Hakkında:

Kenan EROĞLU

Yazarın diğer makalelerinden: