14 Ağustos 2022
(Sayın Can Öztürk'ün Facebook paylaşımından alınmıştır)
Doğan Cüceloğlu:
“Ben Amerika'da 25 yıl kalmış bir insan olarak şöyle bir gözlem yapıyorum. Amerika'da hiç eğitim görmemiş bir insanla aynı odada kalmaktan korkarım. Beş dolar için gırtlağını kesebilir. Eğitim orada gerçekten bir fark yaratıyor. Eğitim düzeyi yükseldikçe, uygar, olgun, sorumluluk sahibi, verdiği sözü tutan, kişisel bütünlüğü olan bir insan olma yolunda ilerliyor. İstisnalar kesinlikle olabilir ama genellikle böyle.
Türkiye'ye gelip baktığımda iki faktör görüyorum:
 -Şehirleşme ve
 -Eğitim
Türkiye'de şehirleşmiş ve eğitim görmüş insandan korkuyorum. 
Kesinlikle insafsız, kendinden ve kendi yakınlarının çıkarından başka bir şey düşünmüyor. Bu son derece kuvvetli bir duygu bende. İliğini sömürür bitirir, hiç acıma duygusu yoktur.
Ama şehirleşmemiş, okumamış, saf köylü olarak kalmışsa, onda değerler bilinci çok yüksektir. Sanki eğitilmiş Amerikalı.... 
Burada çok önemli bir gözlem var. Bunun üzerine düşünmek lâzım.
Benim analığım yörüktü. Annem öldükten sonra babam yeniden evlendi. Biz ona anne demedik, Ayşe teyze dedik. Ben daha on yaşındayım, sapanla vicik dediğimiz küçücük bir kuşu vurmaya çalışıyorum. 'Vurma oğlum' dedi. Ben, sen ne bilirsin Yörük karısı tavrı içinde,  'Ne var parmak gibi küp küçücük kuş' dedim.
Analığımın cevabı: 
'Yavrum! Canın küçüğü büyüğü olur mu? Allah her birine bir can vermiş. Vurma yavrum günah.' dedi.
Şu derinliğe bakın. Okuma yazması yok bu kadının. Yıllar Sonra bunun anlamını anladım. Anladığım zaman ağlamaya başladım.
Konferanstayım, böyle gözyaşı dökerek ağlıyorum. Yanımdaki Amerikalı kadın, ne oluyor bu adama diye meraklanmaya başladı. Ne oluyor dedi. O kadar mutluydum ki, 'çok mutluyum' dedim ağlayarak. Kendi kendime 'Ya Rabbi! Çok şükür. Sağken bunun farkına vardım.
Biz bütün insanlar kardeştir deyince sanki çok şey söylüyoruz. Kadın bunları aşmış. Canlardan oluşan bir aile, büyük küçük yok. Hepsi birbirine eşit. Onur eşitliği var. Canın büyüğü küçüğü olur mu? Allah hepsine can vermiş. Şu bilinci görüyor musunuz? Nereden geliyor bu?
Bu, tasavvuf kültüründen geliyor. Bu yayılmış. Eğer şehirleşme ve eğitim ele geçirmemişse, hâlâ bu mayamızda var. Ben zamanım olsa, hiç şehir yüzü görmemiş hiç okumamış köylülerin, özellikle yaşlı kadınların arasında zaman geçirip, onlardan bilgelikler öğrenmek isterim.
Bu topraklarda neler birikmiş. Ne insanlık deneyimleri var. Bir de doğadan kopmamış. Sürekli doğayla haşır-neşir içerisinde o bilgelikler bilenmiş. Kitap bilgisi değil. Farkına varmış ve bir yere oturtmuş.”
Doğan Cüceloğlundan geriye kalan sözler: 
 
Yalan insanın ruhunu öldürür.
Ayrılıktır aslında ölümü acı kılan.
Ön yargı; arı soktu diye bal yememektir.
İnsanın gerçek gücü sevgisinde açığa çıkar.
İki insan birbirinin farkına varınca iletişim başlar.
Mutlu olmak istiyorsan, mutlu etmesini bilmelisin.
Mükemmel değil, iyi insan yetiştirmeyi hedefleyin.
Kendisi olmaktan korkmayan insan güler yüzlüdür.
İnsanın kaçamayacağı en büyük otorite kendi vicdanıdır.
Ruhu öldürmek, bedeni öldürmekten daha büyük bir cinayettir.
Dil ne kadar yetersiz kalıyor insanın düşündüklerini anlatmada.
Her çocuğun kalbinde kendinden daha büyük bir çocuk vardır.
Aklını gönlünün değerleriyle yöneten insan yaşamının efendisidir.
Mutluluk aramakla bulunacak bir şey değildir, onu inşa etmek gerekir.
Kendi özüyle ilişkisi olmayanın gerçek anlamda kimseyle ilişkisi olamaz.
Sanırım çocuğun aklını hiçe saymak ona yapılabilecek en büyük zulüm.
Etrafında kimseyi bulamamak zor, içinde kimseyi bulamamak ise daha zor.
Çocukluğunu doya doya yaşayamamış bir insanın  mutlu olması çok zordur.
Düğün bir maddi güç gösterisi olmamalı. Evlenme olgunluğuna gelmemiş olanlar düğünü çok önemser.
Bence siz, hangi soruları soracağınızı bilmeden, soramadığınız soruların cevaplarını arıyorsunuz.
Hayır demesini bilmeyen kişi güçsüz kişidir. Hayır demesini bilmeyen kişinin evetinin de anlamı yoktur.
Hiç hata yapmayan insan, hicbir şey yapmayan insandır. Ve hayatta en büyük hata, kendini hatasız sanmaktır.

Yazar Hakkında:

Kırmızılar

Yazarın diğer makalelerinden: