3 Temmuz 2022

Bugün ülkemizde yüz binin üzerinde sivil toplum kuruluşu var. Hemşeri derneklerinden, çevre koruma derneklerine, iş adamları derneklerinden, dini yardımlaşma vakıflarına, meslek odalarından, sosyete club derneklerine, holdinglerin sosyal sorumluluk proje derneklerinden, birleşmiş milletler küresel sürdürülebilir kalkınma amaçları derneğine,  her konuda,  her kesime hitap eden yüz bin sivil toplum kuruluşu var.  Dernek, vakıf, oda kurmakta üstümüze yok dünyada. Sosyal medyada aktif olmada dünya da ilk beş ülkesi içindeyiz. Sosyal medya da şu anda okuduğunuz haber sitesi gibi gerçeğin sesi olanlar da var, tek başına elinde cep telefonu ile zeytin ağaçlarına sarılıp, onları sosyal medyada savunan gençler de var. Yurdum insanı da, yurdum iş insanı da çok duygusal, çok.  Ege de Akdeniz de ormanlarımız yanar, hemen üç beş fidan dikip,  cayır cayır yanan vicdanlarımıza bir bardak su serperiz. Hiç sorgulamayız, bu yangınları neden söndüremedik diye. Üç beş fidan ekersek, yanan, kesilen ormanların yerini alması kaç sene sürer diye hiç sormayız. Birlikten kuvvet doğar der atasözümüz. İmece kültürü ve hemşerilik dayanışma motivasyonuyla halkımız, ormanlarımızı korumak için bir araya geliyor. Sosyal medya iletişim hızı etkisiyle organize olarak, canla başla ormanları korumak için çalışan çevreci dernekler hukuki mücadeleyi sürdürüyor ve başarılı sonuçlar alıyor. Bir elin nesi var, iki elin sesi var atasözü sosyal medyada kısa sürede yüzbinlere ulaşıyor. İklim değişimini sosyal medyada yaygınlaşan sürdürülebilir yaşam kültürü önler.   BM sürdürülebilir kalkınma amaçlarının 17. si sivil toplum kuruluşları iş birliği ağıdır. Bağımsız internet siteleri STK lar arası işbirliğini sağlamada çok kritik rol oynuyor, doğayı savunmak için birleştiriyor. Yüz bin sivil toplum kuruluşu,  ormanları korumak için bir araya gelerek, hayat ağacına bağlanabilir mi? Bu soru egünce motivasyon kaynağımdı. Ormanları korumak paylaşılan-share- amaç olsun,  sosyal medya hesaplarında STK lar için. Sadece ağaç dikmek için para toplamayalım, yaşayan ağaçları savunacak dava masrafları için de para toplayalım, avukatsak dava açalım, değilsek köylülerin orman koruma davalarına destek olalım. Zeytin ağaçlarından geçinen köylüyü, yeniden milletin efendisi yapalım, sarıkeçelilerin ve orman köylüsünün yaşam kültürünü koruyalım. Akdeniz ve Ege ormanları yanarken, ciğerimiz de yandı. Yardım ettik. Sosyal girişimcilik ağları ülkemizin sosyal ve çevresel sorunlarına kalıcı çözüm üretiyor. 

LİNK-SİVİL TOPLUM SEKTÖRÜ

https://www.sosyalgirisimcilikagi.org/marmara-deniz-hiyari-ekolojik-dava-a-ilmasi-i-in-vekalet-verdi

Gerek ülkemizde, gerek dünyada sivil toplum kuruluşları ve sosyal medya platformları bir araya gelerek ormanları koruyor. Ekosentrik etik hukuk, ekosistemleri yaşayan bir organizma olarak kabul ettiğinden, ekokırım ve ekolojik borç hukuk kavramlarını gelişmiş ülkeler kabul ediyor. İklim değişimi önlemenin hukuki boyutu ormanları, dereleri, gölleri, denizleri önce kanunlar ile korumakla başlar. COP 26 da tüm devletler gibi bizim Çevre ve iklim değişikliği bakanlığımızda,   ormanları korumak gerek, diyor iklim değişimini 1,5 derecede tutabilmek için. Küresel dijital yeşil gençlik, iklim değişimini 1,5 derecede tutmak için, gerek iklim davaları, gerek imza kampanyaları ile ormanları ve zeytin ağaçlarını koruyor. Doğaseverler, ormanları hukuksal olarak savunuyor. Ormanların, zeytim ağaçlarının avukatı, sesi, soluğu olmalıyız, çünkü onlar yurdumuzun, gezegenimizin akciğerleridir. Nefes aldığınız her oksijen atomu ormanlardan gelir. Kendi akciğerinizden bir parça kesilir, her ağaç kesildiğinde. Yaş kesen, baş keser demiş, bu yüzden atalarımız. Hayat ağacı bizim için mitolojik bir kavramdır. 

Ekokırım fotoğrafları için; link we are the 99% for stop ecocide everywhere

İklim değişimini önlemek için, yeşil teknoloji boyutunda ki gelişmeler ve iklim finansmanında ESG gibi kriterlerin etkinleşmesi, COP 26 da tüm devletlerin paris iklim anlaşmasını uygulamaya alması ile 2050 iklim nötr hedeflerine ulaşma olasılığını artırıyor. 

Greenwashing yapabilirsiniz ama doğayı aldatamazsınız, şirket CEO ları. Sosyal medyanın gücüyle amazon ormanlarında bir kelebek kanat çırpsa kaos olur, bir dalı kırsanız sesini tüm dünya duyar. Sosyal medyada İZ mi bırakıyorsunuz, is mi bir düşünün, bir paylaşım yaparken. Sosyal medya da ormanları koruyan her paylaşım bir ağacı ya da en azından bir dalı kırılmaktan kurtarabilir. Bir ağaca sarılıp çektirdiğiniz bir fotoğraf bile ağaçları kesen şirket CEO ları etkiler ve mahkemelerde ki davalarda ormanları savunma gücünüze bağlı olarak şirket CEO ları yatırım kararlarını değiştirir. Sosyal medyanın gücü ana medyayı geçmiştir.

Ormancılık Politikası Uzmanı Prof. Dr. Erdoğan Atmış diyor ki

“Halk ormanlar konusunda duyarsız mı, duyarlı

Mesela ormanlar yandığı zaman herkes isyan ediyor.

Fakat çoğu insan şu gerçeğin farkında değil:

2012 ile 2020 arasında yılda ortalama yanan orman alanımız 9 bin 700 hektar. 2020 yılında 21 bin hektar, 2021 yılında 170 bin hektar, orman yangınları nedeniyle yok oldu.  

Yılda orman yasasının 16., 17., 18. maddeleri ile ormancılık dışı amaçlara tahsis edilen ve bir daha fiilen orman olma durumunu yitiren/yitirecek alanların miktarı 38 bin hektar. 

Yani yıllık yanan alan miktarının dört katından bahsediyorum.

Dört katı alan her yıl, kanunlarla yok ediliyor. Asıl halkımızın bunun farkına varması gerekiyor.”

Link- Ormanları korumak için imza kampanyası linki

https://t.co/x8oKZxY0zx

“1 Haftada 1 Milyon Metrekare Orman Yok Edildi: Yeni bir Orman Kanunu İstiyoruz!” diyen 48 doğa koruma kuruluşu bir araya geldi. Resmi Gazete’de 5 Ocak 2022 tarihinde yayımlanan karara göre, Kastamonu ve Manisa’da 611 bin 848 metrekare orman alanı, orman sınırları dışına çıkarıldı. 7 Ocak 2022 tarihinde yayınlanan kararda ise, Ankara ve Mersin’de 376 bin 494 metrekare büyüklüğünde orman alanı, orman statüsünden çıkarıldı. 1 Haftada 1 Milyon Metrekare Orman Yok Edildi. Bu, yaklaşık 140 futbol sahasına denk. 2021’de hepimizin canını yakan en önemli olay orman yangınları oldu. Ancak ormanların yok olmasında en önemli neden orman yangınları değil, aynı zamanda ormanları yok eden Orman Kanunu. Adı orman kanunu ama ormanları korumuyor. Çünkü Orman Kanunu’nun 16., 17 ve 18. Maddesi gereğince, ormanlık alanlar üzerinde her türlü yapıya izin verilebiliyor ve ormanlar, orman alanı dışına çıkarılabiliyor. Ormanların orman dışı amaçla kullanılmasına her geçen gün yeni bir neden ekleniyor. 

“İklim krizi ile mücadelede temel politika zorunluluklarından biri de ormanlarımızı korumak. 

Çünkü ormanlar, iklim krizine neden olan karbon emisyonlarını azaltmak için kritik öneme sahip. 

Ormanların olmadığı bir dünyada iklim krizi ile baş başayız.

Geçtiğimiz yıl Glasgow’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 26. Taraflar Konferansı’nda, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu dünya liderleri, ormanları korumak için taahhütte bulundu.

 

1973’ten günümüze 620 bin hektar orman ekosistemimizi kaybettik. Yine orman içine yapılacak bu yeni yerleşimlerin yangın riskini artıracağını göz önünde tutmak gerekir. 

Ya da artık dillerden düşmeyen iklim krizinin en önemli nedenlerinden birinin ormansızlaşma olduğunu hiç unutmamak.” Diyor. Erdoğan Atmış.

Link- Ormanlarımız yok edilirken seyirci kalabilir misiniz?

https://ekolojibirligi.org/ormanlarimiz-kanunlarla-yok-edilirken-kimse-seyirci-kalmamali-prof-dr-erdogan-atmis/

Sosyal medya da İZ de bırakabilirsiniz, is de. “Yaş kesen baş keser” ATA sözü hangi millete aittir, bilen birileri kaldı mı? Kalan birileri varsa hemen bir ağaca sarılıp onu koruyabilir mi? Ağaç fidanları ekebilirsiniz ama orman olması için kaç yıl geçer biliyor musunuz? Düzen değişmez ise iklim değişir, kuraklık gelir. Titreyip kendimize gelmek için daha kaç ağacın kesilmesi gerekir?  Kübey Hatun gibi olmak için daha ne bekliyorsunuz?

Link ormanların koruyucusu Kübey Hatun

https://stories.350.org/ikizdereli-kubey-hatun/

TUVA DOSTU Cahit GÜNAYDIN  #karezcanal2050 

Yazar Hakkında:

Cahit GÜNAYDIN

Yazarın diğer makalelerinden: