25 Haziran 2022

İklim Davası İle Marmara Gölünü Kurtarmak İçin Ahmet Bican ERCİLASUN’nun “Ülkenin Varlıkları” Makalesini Milliyetçiler Baş Tacı Etmelidir.

Yeniçağ Gazetesinde yayınlanan AHMET BİCAN ERCİLASUN un “ÜLKENİN VARLIKLARI” adlı makalesi hayati bir önem taşıyor, ormanlarımız, zeytinliklerimiz, göllerimiz, denizlerimiz için. AHMET ERCİLASUN DİYOR Kİ; “Milliyetçilik, zeytini sevmek demektir. Milliyetçilik, zeytini korumak ve geliştirmek demektir. Üzerinde yaşadığımız, kültürümüzü oluşturduğumuz toprak elbette sadece maddi ve fizikî anlamdaki toprak parçası değildir. Toprak, altındakilerle ve üstündekilerle bir bütündür. Toprağın içinde ve üzerinde bulunan bütün organik ve organik olmayan varlıklar vatanın parçasıdır, ülkenin varlıklarıdır. Daha somut olarak anlaşılsın diye sayalım: Toprağın altındaki altın, gümüş, bakır, demir, kömür… Solucan, karınca, börtü böcek… Toprağın içindeki ve üstündeki mağaralar, tepeler, vadiler… Ağaçlar, çiçekler, çalılıklar… Keçiler, koyunlar, inekler… Tavşanlar, tilkiler, kurtlar… Saksağanlar, turnalar, leylekler… Buğday, arpa, çavdar… Zeytin ağaçları, elmalar, alıçlar… Toprağın altındaki, üstündeki ve çevresindeki sular, ırmaklar, göller, denizler ve hava…  İşte bunların tümü topraktır ve ülkenin varlıklarıdır.

Link-AHMET ECİLASUN MAKALESİ 

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/ulkenin-varliklari-522193h.htm

Ekosentrik etik hukuk anlayışı ekosistemleri yaşayan bir organizma ve tüzel bir varlık olarak kabul ettiğinden iklim davaları Paris İklim anlaşması, COP26 referans alınarak gelişmiş ülkelerde iklim değişikliğini önleyen en etkili hukuk mücadelesidir, doğayı yok eden şirketler ile halklar arasında. Göller, ormanlar ÜLKE VARLIKLARIDIR. T.C. Paris iklim anlaşmasını imzalamış ve 2053 yılında iklim nötr hedefi vermiştir. AB yeşil mutabakat döngüsel eylem planını yapmıştır. Marmara Gölü’nün, Türkiye’nin BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nden ve Paris İklim Anlaşması’ndan kaynaklı taahhütlerine tamamen aykırı politikaları sonucunda kuruduğunun ve bu kurumadan kamu idarelerinin sorumlu olduğunun tespiti için, Manisa İdare Mahkemesi’nde Doğa Derneği’nin desteğiyle Türkiye’nin ilk iklim davasını açılmıştır.

Avukat ÖZLEM ALTIPARMAK diyor ki “Ekim 2021’de onaylanan Paris İklim Anlaşması’yla birlikte, iklim değişikliği ile mücadelede 2053 yılında sıfır karbon taahhüdünde bulunan Türkiye’nin, bu taahhütlerine uyabilmesi için sadece fosil tabanlı gazların atmosfere salımını sınırlaması yetmiyor. Aynı zamanda, karbon yutak alanları olarak kabul edilen ve küresel ısınmaya yol açan gazları tutan alanları korumak, bozulanları rehabilite etmek ve hatta sayılarını çoğaltmak zorundaKarbon yutak alanları olarak kabul edilen alanların başında sulak alanlar geliyor. Marmara Gölü, 2017 yılında ulusal öneme haiz sulak alan ilan edilmiştir ve bu özelliği ile korunması gereken bir karbon yutak alanıdır. Ancak kamu idaresinin iklim değişikliği ile mücadele taahhütlerine aykırı politikaları, Marmara Gölü’nde tahribata yol açmış ve bir sulak alanı yok etmiştir.

Link-ÖZLEM ALTIPARMAK İKLİM DAVASI DETAY

https://www.instagram.com/p/CbdBOhogbsF/

Marmara gölünü sevmek milliyetçidir. Doğaseverler milliyetçidir. AHMET BİCAN ERCİLASUN ülkenin varlıkları makalesi ile milliyetçileri; gölleri, ormanları, iklim davası ile korumak için hareket geçirecek tarihi bir adımdır. Davamız ülke varlıklarını korumaktır. Aklın yolu bir...

Stop ecocide ewerywhere for climate justice. 

Link ecocide 

TUVA DOSTU CAHİT GÜNAYDIN  #karezCanal2050 

Yazar Hakkında:

Cahit GÜNAYDIN

Yazarın diğer makalelerinden: